Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930
E-Dergi
Yasin Aykanat Tarafından Yapılan Yorumlar
Samiri’nin Buzağısı, Kur’an’daki Samiri kıssasından hareketle yalnızca tarihsel bir olayı değil, her çağda yeniden üretilen zihinsel ve toplumsal sapmaları ele alan çarpıcı bir eserdir. Yasin Meral, buzağıyı sadece altından yapılmış bir put olarak değil; iktidar, çıkar, kör itaat ve kutsallaştırılan yanlışlar olarak yorumlar. Böylece kitap, modern dünyada putlaştırılan değerlerin izini sürer. Eserde Samiri tipi, kitleleri yönlendiren, hakikati tahrif eden ve dini araçsallaştıran bir figür olarak okunur. Yazar, Kur’an merkezli bir bakışla okuyucuyu pasif bir inanç anlayışından sorgulayıcı bir bilinç düzeyine çağırır. Dil sade fakat sarsıcıdır; örnekler güncel ve düşündürücüdür. Samiri’nin Buzağısı, inancı sadece ritüellerle sınırlamayan, ahlak ve sorumluluk boyutunu öne çıkaran bir uyarı metni niteliğindedir. Dini metinleri çağdaş hayatla ilişkilendirmek isteyen okuyucular için güçlü ve ufuk açıcı bir çalışmadır.
Teʾvîlâtü’l-Kurʾân’ın 13. kitabı, İmam Mâturîdî’nin tefsirde benimsediği akıl ve nakli birlikte değerlendiren yaklaşımını güçlü biçimde yansıtır. Bu bölümde ayetler yalnızca lafzî anlamlarıyla ele alınmaz; bağlam, dil yapısı ve itikadî sonuçları da dikkate alınarak yorumlanır. Mâturîdî, özellikle insanın iradesi, sorumluluğu ve ilahî adalet gibi konularda dengeli bir çizgi izler; cebr ve aşırı akılcılık arasında mutedil bir yol benimser. 13. kitapta yer alan açıklamalarda, farklı görüşler aktarılırken okuyucu tek bir yoruma mahkûm edilmez. Müellif, tercih ettiği görüşü hem Kur’an bütünlüğü hem de aklî tutarlılık üzerinden temellendirir. Bu yönüyle eser, yalnızca bir tefsir değil, aynı zamanda erken dönem Ehl-i Sünnet kelâmının önemli kaynaklarından biridir. Dil ve mana ilişkisine verilen önem, metni dikkatle okumayı gerekli kılar. Bu kitap, klasik tefsir geleneğini derinlemesine kavramak isteyenler için kıymetli bir başvuru niteliğindedir.
Mian Muhammed Şerif’in yazdığı İslam Düşüncesi Tarihi 1, İslam düşüncesinin doğuşunu ve ilk şekillenme sürecini ele alan önemli bir eserdir. Kitap, İslam öncesi düşünce sistemlerinden başlayarak İslam’ın ortaya çıkışını, Kur’an’ın temel öğretilerini ve ilk dönem tasavvuf anlayışlarını incelemektedir. Bu yaklaşım, İslam düşüncesinin tarihsel bir zemin üzerinde geliştiğini göstermesi açısından dikkat çekicidir.
Eserde düşünce, yalnızca felsefi boyutuyla değil; inanç, ahlak ve insan anlayışıyla birlikte ele alınır. Kur’an merkezli düşünce sisteminin özgünlüğü vurgulanırken, önceki medeniyetlerin etkileri de dengeli bir biçimde değerlendirilir. Dilinin akademik ve yer yer yoğun olması dikkat gerektirse de, kitap İslam düşüncesinin temellerini anlamak isteyenler için önemli ve öğretici bir kaynaktır.
Derin Tarih dergisinin Aralık 2025 sayısını oldukça nitelikli buldum. Bu sayı, tarihî olayları sadece kronolojik bilgi olarak sunmak yerine arka planlarıyla, sebepleri ve sonuçlarıyla ele alıyor. Yazılar akademik bir titizlik taşısa da, dil genel okur için anlaşılır ve akıcı.
Özellikle Osmanlı dönemi ve İslam tarihine dair dosya yazıları dikkat çekici. Tarihi şahsiyetler idealleştirilmeden, ama hakkı da teslim edilerek anlatılmış. Bu yaklaşım dergiyi benzerlerinden ayıran en güçlü yönlerinden biri. Belgeler ve kaynaklara dayalı anlatım, okurken güven duygusu oluşturuyor.
Derginin baskı kalitesi, görselleri ve arşiv fotoğrafları da oldukça başarılı. Hem okumalık hem de saklanacak, dönüp tekrar bakılacak bir sayı olduğunu düşünüyorum. Tarihe ilgi duyan, yüzeysel anlatımlardan sıkılmış okurlar için kesinlikle tavsiye ederim.
Cins dergisinin Aralık sayısını dikkatle okudum ve genel olarak oldukça doyurucu buldum. Bu sayıda özellikle modern insanın iç dünyası, özlem, zaman ve hafıza kavramları etrafında kurulan metinler dikkat çekiyor. Yazılar aceleci değil; okuru yavaşlamaya, düşünmeye ve metnin içine girmeye davet ediyor.
Derginin dili yer yer ağır ama bu ağırlık rahatsız edici değil, aksine metinlere derinlik kazandırıyor. Günümüzün hızlı ve yüzeysel içeriklerine alışmış okur için bu sayı bir duraklama hissi veriyor. Özellikle deneme yazıları, modern hayatın insanı nasıl duygusal olarak eksilttiğini iyi bir şekilde tartışıyor.
Baskı kalitesi ve kağıt seçimi de derginin ruhuna uygun. Koleksiyonluk sayılardan biri olduğunu düşünüyorum. Kültür, edebiyat ve düşünce dergilerini takip edenler için kesinlikle kaçırılmaması gereken bir sayı. Cins’i düzenli okuyanlar bu sayıda da aradıklarını bulacaktır.