Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
Ümmühan İrem DERTLİ Tarafından Yapılan Yorumlar
Çok beğendim. Yazarın hayatından kısımlar da içeriyor. Bir kadının hayatının anlam arayışı, sevdikleri uğruna kendisi için önemli şeylerden ve kişilerden vazgeçişini anlatıyor.
•Şimdiye kadar ona hiç hiçbir zaman insani anlamda, halden anlayarak, bu denli yakın olmamıştım; fakat aynı zamanda bir kadın olarak ondan hiç bu kadar uzak olmamış, bu kadar uzaklaşmamıştım.
•"..bize ait olan birlikte gelir, bizimle beraber yürümeyeninse, burada durdu ve derin bir nefes aldı- bizi durdurmasına izin vermemeliyiz."
Okuduktan sonra kitap değil de film bitirdiğimi hissettim. Betimlemeler, tasvirler, detaylar, karakterler yerli yerindeydi. Baştakilerin kitabın sonuyla birleşmesi, bir bütün oluşturması çok hoştu. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı.
"Ben Samiralı Sara. Cevizler Vadisi'nin masalını ben anlattım ve oğlum Celo da Şahmeran derisine yazdı." Böyle başlar Amar ve Sara'nın masalı. Hakkında çeşitli rivayetler bulunan atın tayının başına gelenleri okuruz. Ta ki atın Samira kentine kaçıp Mir'in atı "Ba" olana kadar. Mir'in kızı Sara ve uzaklarda yaşayan Amar aynı günün gecesi aynı rüyayı görürler.Sara onu beklemeye, Amar Sara'yı bulmaya çalışır.Birbirlerine kavuştuktan sonra çeşitli zorluklar yaşadıklarından Amar Dağı'nın ardındaki Ceviz Vadisi'ne yola çıkarlar. Bu masalın motifleriyle işlenen duvar halısının bulunduğu evde yaşayan Eyüp ve Peyruze'den olma çocuk ve torunların, Amar Dağı'ndan koşarak köylerine gelenlerin şehri yakıp yıkacaklarını bildiklerinden köyde saklanmalarını anlatır.
•Yıllaaar yıllar öncesinden gelen bir ağıtın, bir mektubun, bir bekleyişin çağrısı! Hatti İmparatorluğu'ndaki soylu ailelerden birinin kızı olan Ninatta'nın, Nuvanza'ya olan karşılıksız aşkıyla başlayan mektubumuz ilerleyen zamanlarda yasak aşka dönüşür. Sonucunda bazı canlar verilir, bazı bedeller ödenir. Uzun sürgün yıllarının ve uzun bekleyişlerin ardından tanrılar tarafından lânetlerinin kaldırılması için işaretler beklenir. Kentin şehirlerine on iki bilezik saklanır Nuvanza tarafından, ilk bileziği Ninatta'ya verir. Çünkü tanrılar sonlarını müjdelemiştir ikisine de ve bilezikleri bulup takan kişiyle mutluluğa kavuşacaklardır.
• Aşırı akıcı, gerçekçi ve masalsı bir dille yazılmış olan bu kitabı okumak çok güzeldi. Şiirsel bir anlatımı da olduğu için nasıl bittiğini anlayamadım. Herkese tavsiye ederim, iyi okumalar!
• Sadık Hidayet'in "Kör Baykuş"unu okuduktan sonra tüm kitaplarını okumaya karar vermiştim. "Diri Gömülen" ve "Aylak Köpek"in devamında okuduğum bu kitabın içinde 7 öykü var. Sadık Hidayet yine kendi tarzında kendi işlediği konularda yazmış ancak üzülerek söylemeliyim ki önceki okuduğum öykülerinden aldığım lezzeti bu sefer her öyküsünde alamadım.
Hakkında upuzun konuştuğum, üst ego ve vicdanın insanda nasıl yansıdığının ve hazzın yanında kötülüğünde mutluluğa ulaşmak için amaç olarak kullanıldığında nasıl sonuçlandığını gördüğüm bu roman tam anlamıyla harika bir klasikti. Film izlercesine yapılan betimlemeler beni benden aldı. Okumamın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen hala daha aklıma geldikçe düşünürüm. Oscar Wilde gibi bir yazarın ilk ve tek romanı olması bu işi zirvede bıraktığını gösterir nitelikte.
Keyifli Okumalar...
"Bunu gece günlüğüme yazacağım."
"Neyi?"
"Ateşten yananın ateşe doymadığını."