Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

efesane Tarafından Yapılan Yorumlar

23.04.2018

Her mü’minin özellikle “La ilahe illallah” davasını ve davetini yüklenen İslam davetçilerinin, her konuda karşılarına çıkabilecek sorunlara cevap verebilmeleri için, sahih kaynaklara yönelip inanç yapılarını olduğu kadar hareket ve cemaat yapılarını da bu sahih kaynaklara göre şekillendirmeleri mutlaka gereklidir.
Bu kitap; hadislerin fıkhi yönlerini ve İslam alimlerinin o hususlardaki ihtilaflarını ele almadan direkt olarak davet ve inanç problemlerine cevap olacak bir yaklaşımla yazılmıştır.
Bu derece önemli olan bu kitabı okumakta geç kalmayınız.
23.04.2018

Bu kitap, kişinin dünyası ve ahireti için son derece önemli olan bu büyük meseleyi, sade ve anlaşılır bir üslub, Kuran ve sünnetten kaynaklanan sağlam delillerle güzel bir şekilde ortaya koyuyor.
23.04.2018

Cemaleddin Afganî, pek çok tartışmalar barındıran hayat hikayesi, ortaya attığı görüşleri ve siyasal faaliyetleriyle İslam dünyasında en çok tartışılan kişilerden biri olmuştur. Kimilerine göre büyük İslam mücahidi, kimilerine göre büyük din tahripçisi olan Afganî'nin özellikle siyasal hayatı ve siyasi görüşleri gerçekten araştırılmaya değer bir nitelik gösterir. Bu çalışmada Cemaleddin Afganî'nin, yaşadığı dönemde mücadele ettiği Hıristiyan Batı dünyasının emperyalizmine karşı görüşlerini göreceksiniz.
23.04.2018

Önemli bir müfessir olan Abduh’a göre tefsirler iki grupta incelenebilir: Biri, kuru ve yavan üslupla kaleme alınmış, sadece lafızların tahlili, cümlelerin i‘râbı ve buna benzer sanatsal özelliklerin öne çıkarıldığı tefsirdir. Ona göre bu tür tefsirler, insanı Allah ve Kitabı’ndan uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramaz. İkinci grupta ise müfessirin; sözü söyleyenin muradını, akaid, ahlâk ve ahkâmındaki teşrî‘inin hikmetini ruhları cezb edecek, insanları amel ve hidayete sevk edecek şekilde yazdığı tefsirler yer alır. Kendisi de tefsirlerinde bu ikinci gayeye hizmet etmeye gayret etmiştir.
23.04.2018

Reşid Rıza, bu eserinde geçmiş ulemanın hilafetle ilgili fikir ve düşüncelerini değerlendirmiş, bu görüşleri derinliğine müzakere etmiştir. İslâm tarihinde örnek hilafetin, Raşid Halifelerin hilafeti olduğunu açıklamış, “sahih hilafeti” bu şekilde nitelemiştir. Saltanatın veya zorla ele geçirilmiş emirliğin kesinlikle hilafet olamayacağını delilleriyle ortaya koymuştur. Hatta meşhur sosyolog İbn Haldun’un kabul ettiği “mütagallibe asabiyet” kavramını ve yönetim şeklini de geniş bir şekilde eleştirmiştir. Ayrıca Osmanlı hilafetini, elde ediliş biçimini ve 20. yy. başındaki uygulamaları ilmî olarak konu edinmiş, o günün şartlarına uygun çok ciddi öneriler getirmiştir. Osmanlı’daki hilafeti devre dışı bırakarak, yeni hilafet arayışlarına ve hilafet tesis etmek isteyen siyasî otoritelere de çok ciddi tenkitler getirmiştir.