Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Murat GÖKÇEK
Okumak, varoluşsal yolculukta hayatıma anlam katan yegane aktivite olmuştur. Belki de hayatı daha yaşanılır kılmak, tıpkı bir enstrüman çalmak gibi. Bendeki dönüşümün temel kaynağı oldu kitaplar. Eminim ki toplumların dönüşümünde de büyük bir etkendir okumak. Bu dönüşüm Gregor Samsa gibi bir gecede ve hiç bir neden olmadan değil sebep sonuç ilişkisi düzeyinde kitapların eseridir.
Murat GÖKÇEK Tarafından Yapılan Yorumlar
William Shakespeare'in yaklaşık 400 yıl önce yazdığı oyunu. Bir tragedya. Bir hırsın yok ettiği hayatlar. Kıskançlığın getirdiği acılar. Saf dürüstlüğün yalan ve düzen dünyasına yenilişi. Hırsın ve kötülüğün sembolü Iago, masumiyetin ve saf sevginin timsali, iftiraya ugrayan Destemona ve kıskanç savaşçı Othello. Yazgiların örgüsü içinde efsanevi Shakespeare cümleleriyle bir oyun. Keyifle okunacak bir klasik.
Kitap, büyük bir acının özünü, kelimelere ve cümlelere sığdırmış. Yakılan bir ağıt, bir sagu olmuş. Aşk, yalnızlık ve ölüm, şiirin estetiğinde duygulara dönüşmüş, oradan cümlelere ve biz okuyuculara hissiyat olarak geçmiş. " Ölüm değil büyük ceza. Her zerresi yalnızlık. Bir dünyayı sevmek hala." diyerek, belki de bir isyan olmuş ölüme karşı.
Neler var bu kitapta. Kol kırılmış, yen içinde kalmamış bu kitapta. Hastasının kalbini dinlemeyi unutup sayfa sayfa tetkik ve tahlil yazan doktor var, hastasını sermayeye dönüştüren tıp ekonomisi var, liseleşen tıp fakülteleri, kan görmezse çıldıran hekimler var, performans puanları, önü arkası, gerekli gereksiz ilaçlarla dolu reçeteler var, her boynu ağrıyana boyun fıtığı teşhisi, her bel fitığına ameliyat teşhisi koyan doktorlar var. Birazda sanat var, Itriler var, Yunuslar var, Prof. Dr. Aleddin Yavaşca var. Felsefe var, bilim var, Tasavvuf var. Lakin az biraz Ego var, tüm mesleklerin en üstünü tıp bilimi var ki, onlar tanrının yeryüzündeki temsilcileridir. Ve son olarak; tıp okuyanların seçkin, özel ve toplumun en zekileri olduğunu söyleyen Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın var.
George Orwell'in 1936-1952 yılları arasında çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanmış yazıları arasından seçilmiş yedi adet denemesi.
Hikayelerin hepsi Orwell'in mutsuz çocukluk yıllarından. Mutsuz, yoksul, ezik, küf kokulu ve şiddet dolu yatılı okul günlerinden ve yoksullukla geçen gençlik yıllarından kalan anılar. Orwell, bir sahafçıda çalışırken, dükkana gelen müşterilerin tuhaf isteklerinin arkasında yatan olguyu anlamaya çalışırken, edebiyat, düşünce ve entelektüel özgürlük, vatanperverlik gibi konulardaki düşüncelerini de samimi bir üslupla yazıyor. Kitabın çevirisi guzel, keyifle okunabilecek bir eser.
Fizikçi ve yazar Paul Davies'in evrenin nihai kaderi ile ilgili, bilimsel temellere dayanan düşüncelerini içeren bir kitap. Kitabı farklı kılan evrenin sonu geldiğinde insanların neler hissedebileceği ile ilgili senaryoları da içermesi.
Kitabı okurken yıldızların sönüşünü izleyecek, kara delikler içerisine girecek, paralel evrenlere geçecek, atom altı fizikten, kuantum fiziğine, oradan evrenin büzülerek yok oluşuna tanık olacaksınız. Acaba evren, sıcaklığın atom çekirdeklerini bile çözecek kadar yükseleceği büyük büzülüşle mi sona erecek? Yoksa yakin bir gelecekte, ani ve beklenmedik bir kozmik felaketle mi? Evren sonsuza kadar sürmeyecekse torunlarımız hayatta kalmanın bir yolunu bulacaklar mı?
Sıkılmadan okunabilecek (Bu tarz bilimsel kitapları sevenler için) ufuk açıcı ve sorgulatıcı bir kitap.