Toplam yorum: 3.099.664
Bu ayki yorum: 4.200

E-Dergi

Murat GÖKÇEK

Okumak, varoluşsal yolculukta hayatıma anlam katan yegane aktivite olmuştur. Belki de hayatı daha yaşanılır kılmak, tıpkı bir enstrüman çalmak gibi. Bendeki dönüşümün temel kaynağı oldu kitaplar. Eminim ki toplumların dönüşümünde de büyük bir etkendir okumak. Bu dönüşüm Gregor Samsa gibi bir gecede ve hiç bir neden olmadan değil sebep sonuç ilişkisi düzeyinde kitapların eseridir.

Murat GÖKÇEK Tarafından Yapılan Yorumlar

10.07.2024

Bir Borsa Spekülatörünün Anıları" ilk kez yüzbir yıl önce basılmış olsa da, sürü psikolojisi ve borsada zamanlama konularındaki saptamaları günümüz piyasalarını da açıklayacak kadar güncel. Yatırım konusunda bugüne kadar yazılan en eğlenceli kitaplardan biri bence. Kitap, borsalar ve menkul değerler alım satımı ile ilgili gözlemlerle, deneyimlerle ve spekulasyonlarla dolu. Kitabın kahramanı Larry Livingston'un deneyimlerini ve düşüncelerini son derece canlı bir anı-hikaye tarzında okuyacak, okurken de 1900'lu yıllardaki Bucket Shop'lardan başlayan o donemin Amerikan borsa tarihine tanık olacaksınız. Borsayla ilgilenen her yatırımcının okuması gereken bu kült eser, bence yatırımcılara çok sey katacaktır.
28.06.2024

Seyahat etmek öğretir, ufuk açar, değiştirir ve her şeyden önemlisi hayata anlam katar. O zaman gezin ama gezmeden önce bu kitabı da mutlaka okuyun derim. Şayet Avrupa'ya seyahat edecekseniz bu kitap size yol gösterecek ve seyahat etmenin keyifli yanlarını anlatacak. Sadece bunlar mı? Kesinlikle hayır! Tek başınıza seyahat etmenin motivasyonunu alacak, Avrupa'da hangi şehirlere gitmeniz gerektiğini öğrenecek, bu şehirlerdeki gezilecek, görülecek, yemek yenilecek ve dahi oturulacak kafeleri tanıyacak, hap bilgilere ulaşacaksınız. Bir seyyah'ın amatör deneyimlerini okurken belki de seyahat çantanızı hazırlayacaksınız. Sanmayın pahalıya gezeceksiniz kitapta gezmenin ucuz yollarına da öğreneceksiniz.

Emile Zola'nın dediği gibi "Hiç bir şey zekâyı seyahat etmek kadar geliştiremez." Şayet seyahat'a çıkamıyorsanız da çıkanları okuyarak o hissi yaşayacaksınız.
21.06.2024

Umut Tayan'ın ilk kitabı Ambrosia'nın devam kitabı. Macera kaldığı yerden devam ediyor. Tetikçi Pinhole yeni adıyla Kuzey yakın arkadaşı Aras ile birlikte geçmişini arıyor. Peki kim bu Denek 3.8.3. İstanbul'da başlayan macera, kadim dinlerin beşiği Mardin'de, Mor Gabriel Manastır'ında son buluyor. Sır perdesi bu kitapla açığa çıkıyor, genetik kodlar çözülüyor. Kovalamaca sahneleriyle bir macera filmi konseptinde ki roman heyecanı, gizemi ve tarihi seven okuyucular için keyifli bir eser. Ayrıca şunu da belirtmek isterim ki, hikayelerde mutlu sonları seviyorum.
17.06.2024

Ambrosia; "Tanrıların yiyeceği" sonsuz hayatın kaynağı. Bilimkurgu modunda, Dan Brown tadında bir roman. Belçika'nın Brugg kasabasından, Hierapolis antik kentine uzanan, tarihin, teolojinin, mitolojinin, genetiğin ve bilimin iç içe geçtiği macera dolu bir eser.

Sizce insanoğlu ölümsüzlük iksirini bulabilir mi? peki Brugg bazilikasında ki kutsal kandan, İsa'nın DNA'sı elde edilip, klonlama ile mesihin yeniden dünyaya gelmesi sağlanabilir mi? Peki neden, amaç ne, kimler yapacak. Tanrıyı kıyamete mi zorlamak tüm bu yapılanlar. Yoksa????

Gizli genetik çalışmalar yürüten bir profesör, profesör için çalışan Aras ve onun yıllar öncesinden gelen sevgilisi İris, geçmişi silinen tetikçi Pinhole ve uluslararası bir şirket.

Ancak macera böyle bitmemeliydi ama biliyorum ki 518 sayfalık bu heyecanın bir devamı olmalıydı. Denek 3.8.3 ve ben Umut TAYAN'ın bu yeni devam kitabına keyifle başlıyorum.

Bu tarz kitapları sevenler için bir çırpıda okunacak bir eser.
12.05.2024

Hıfzı Topuz'un bu kitabı bir biyografi değil, belgesel ve tarihsel bir kurgu. Kitapta, Fikriye'nin hayatta kalan yakınlarına göre Mustafa Kemal kendisini sınırsız bir aşkla seven bu kadınla, geleneksel bir biçimde evlenmiş, ama olay gizli tutulmuştur. Onurlu, duygulu ve içine kapalı olan Fikriye'de verdiği söze bağlı kalarak nikah olayını hiç açıklamamıştır. Lakin Mustafa Kemalin çevresindekiler bu evlenme olayını hiç duymadıklarını belirtmişlerdir. Yazar, kesin bir yargıya varmadan romanını bu ikilem üzerine oturmuştur ve bu kurgu Milli Mücadeleyle birlikte işlenmiştir. Ortada bir gerçek varsa, o da Fikriye'nin onu ölüme götüren dramıdır. Mustafa Kemal'i delicesine seven ve onun Latife Hanım'la evlendiğini duyduğu andan itibaren derin bunalımlar yaşayan Fikriye, Köşk'te aşağılanınca, direnme gücünü yitiren ve düşünmeden yaptığı bir davranışla canına kıyan Fikriye. Hiç bir belge bırakmadan bu dünyadan göçüp giden nikah şahitleri. Ve Milli Mücadele yılları. Keyifle okunacak bir roman.