Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Murat GÖKÇEK
Okumak, varoluşsal yolculukta hayatıma anlam katan yegane aktivite olmuştur. Belki de hayatı daha yaşanılır kılmak, tıpkı bir enstrüman çalmak gibi. Bendeki dönüşümün temel kaynağı oldu kitaplar. Eminim ki toplumların dönüşümünde de büyük bir etkendir okumak. Bu dönüşüm Gregor Samsa gibi bir gecede ve hiç bir neden olmadan değil sebep sonuç ilişkisi düzeyinde kitapların eseridir.
Murat GÖKÇEK Tarafından Yapılan Yorumlar
"Neden sevinçler değil de acılar gidip gidip geçmişten karşılık bulur kendine? Ve neden insan, ne kadar acı geçerse geçsin, çocukluğunu okşar durur yaşlandıkça" düşündünüz mü hiç? İnsanin acısını gerçekten insan alıyor mu? Bu nasil bir imgelem gücüdür, nasil bir şiirsel olarak yaşamı sorgulamaktır. Şiir kitabı gibi yazılır mı hiç bir düz yazı? yazılırmış işte. "Köylüleri Neden Öldürmeliyiz" şiiriyle tanıdığım edebiyatın güçlü kalemi Şükrü Erbaş'ın şiir tadında, imgelerle dolu bir deneme kitabı. Doksanlı ve ikibinli yılların başında yazılmış ve o donemin siyasi ve toplumsal konjukturun de kaleme alınmış yürek kasırgaları. Okurken hayatinizdan, toprağınızdan, çevrenizden ve yüreğinizden nağmeler bulacağınız bu kitapda şiire gönül vermiş, Orhan Veli'leri, Şükran Kurdakul'ları, Cahit Külebi'leri, Metin Altıok'ları ve diğerlerini de bulacaksınız.
Bir masal anlatıcısından büyüklere masallar. Bu masallar hayalbazlar, oyunbazlar bir de yolcular için. Tılsımlı ve simgesel bir yolculuk var kitapta. Masallar dünyasından dünyaya bakmak, korkularla yüzleşmek ve onları gözden geçirmek. Bu masalsı yolda, yaşantılarda olagelen değişimleri görmek ve içsel bir yolculuk yapmak. Evet 40 masal ve 40 içsel yolculuk. Masallarla süslü bir kişisel gelişim kitabı.
"Kimdir başkaldıran insan? Hayır diyen biri" diye başlıyor kitap. Çokta uzun olmayan bir süreçte okuduğum Camus'un denemelerini içeren bu kitabının ne kadarını anladığımı sorarsanız, %40 derim.
Bir isyandır gidiyor kitap, çeviriden mi yoksa benim yetersizliğimden mi az biraz dili ağır geldi. Bir çok felsefecinin ve bir çok yazarın ve dahi bir çok devrimcinin fikirlerini ve eylemlerini irdeleyen, eleştiren, savunan Camus, sağlam bir Rus sosyalizmi ve devrimi eleştirisi de yapiyor hani. Aslında başkaldırının temeli ve aslı Tanrıya ve onun dünyasına başkaldirıdır. Sanati dahi göksel yazgıya başkaldırı bağlamında değerlendiren Camus, Nietzsche'nin yoksayıcılığını, Hegel'in diyalektiğini, Marx'ın sosyal duzenini, stalin ve Lenin'in devrimciliğini, Sade'nin ahlak felsefesini ve diğerlerini, hep başkaldırı temelinde irdelemeştir. 1789 Fransız devrimi ile tanrısal düzene başkaldıran insan, insanlik dinini oluşturmuş Tanrı kanunlarinın yıkılmasıyla, Tanrılığa soyunmuştur.
Genç adam, az şekerli bir kahve istedi kahveciden. İhtiyar kahveci, gözlüklerinin üstünden gence baktı. "Az şekerli kahve içecek beye bak" dedi içinden....
Sait Faik'in son öyküleri ve eski öykülerinden oluşan sıcacık bir kitap. "Gümüş Saat" bende hüzün bırakan hikayesi olmuştur, lakin kitaba adını veren "Az Şekerli" nedense havada kalan bir hikaye etkisi yaratmıştır.
"içimizde şüphe olmasa, kelimelerin yarısını sözlüklerden çıkarmak gerekir." diyen "Battaniye" hikayesi de ayrı bir naiflik içermektedir.
Kitabın başında iyi ve akılda kalan hikayeler varken sonundaki hikayeler için aynısını söyleyemem. Lakin yinede, hüzün ve sıcaklıkla okunacak bir Sait Faik hikayeleri kitabı.
Tarih boyunca tartışılan Kader konusu bu kitabın da konusu olmuştur. İlahi bir boyutu olan bir şey, insani ve maddesel boyutuyla açıklanmaya çalışılmıştır.
Kitap, Kader konusunu Kur'an açısından değerlendirmeye almış olsa da sadece Kurani açıdan değil, diğer dinler, Hristiyanlık ve Yahudilik temelinde de bakmıştır. Ayrıca Kader konusuna mezheplerin görüşlerine ayrıntıya yer vermeden girilmiştir. Yanlış bir kader algısının İslam toplumlarının nasıl bir olumsuzluğa götürdüğünün altı çizilmiş ve şu anda toplumun algıladığı kader algısının Kuran kaynaklı olmadığı da belirtilmiştir. Yine ecel ve dua kavramları da farklı bir boyuttan ele alınmıştır.
Kader kavramını anlamak adına, Ahmet Rifat Sağlam'ın akademik düzeyde hazırlanan yüksek lisans tezinin kitaplaştırılmış bu eseri, okuyucuyu tatmin edecektir diye düşünüyorum.