Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Murat GÖKÇEK

Okumak, varoluşsal yolculukta hayatıma anlam katan yegane aktivite olmuştur. Belki de hayatı daha yaşanılır kılmak, tıpkı bir enstrüman çalmak gibi. Bendeki dönüşümün temel kaynağı oldu kitaplar. Eminim ki toplumların dönüşümünde de büyük bir etkendir okumak. Bu dönüşüm Gregor Samsa gibi bir gecede ve hiç bir neden olmadan değil sebep sonuç ilişkisi düzeyinde kitapların eseridir.

Murat GÖKÇEK Tarafından Yapılan Yorumlar

02.01.2021

Okumakta geciktiğim ve ne büyük hata ettiğimi okuduğumda anladığım, yakın tarihi ayrıntılarıyla anlatan, iyi kurgulanmış bir eser. Bir varoluş mücadelesi olan Milli Mücadelemizi, sanırım bu kadar ayrıntılı ve sıkmadan anlatacak kitap oldukça azdır. Her sayfasında ayri bir heyecan duyacağınız, göz yaşlarıyla ve minnetle okuyacağiňiz bu eser dört bölümden oluşuyor.
Birinci başlangıç bölümü; 28 Haziran 1914 ve 1 Nisan 1921 yıllarını kısaca özetliyor.
İkinci bölüm ise Yunan büyük taarruzu, Kütahya Eskişehir Savaşı ve Sakarya Savaşını, sizleri de içinde yaşatarak anlatıyor.
Asil vurucu kısım olan üçüncü bölüm Büyük Taarruzda ise oturduğunuz yerden İzmir Marşını söylerken kendinizi bulacağınızdan hiç şüpheniz olmasın.
Son bölümde ise 19 Eylül 1922 ve 27 Ekim 1922 de yaşanan olaylar kısaca özetlenmiş. Emperyalizme ve sömürgeciliğe baş kaldırışımızı okuyun, okutun.
"Ölüm bilinci bizi daha yoğun yaşamaya yöneltir." Sanırım 213 sayfalık bu kitabın özeti bu cümlede.
Yaşamı rutinin içerisinde anlamsızlaşan, anlam arayışında varlığını sorgulayan bir genç kadın Veronika. Başarısız bir intihar ve her dakika ölümü bekleyerek geçirilen Slovenya'da Village adlı bir deliler hastanesi. Kırılgan yaşamların kişilikleriydi bu hastanedekiler ve her biri ayrı bir hikayeydi.
Hastanenin başhekimi ve bütün kurgunun oyuncusu Dr. İdgor, eşini ve işini kaybetmiş panik atak sanrıları yaşayan Avukat Mari, gençliğin bunalımlarıyla bir arayış içindeki Eduard ve düzenli bir evlilik hayatının rutininde, geçmişin günahlarını hatırlayıp depresyon ve bunalımlardaki Zedka. Onlar mı hastaydı yoksa Village'nin dışındaki normal denen yaşamlar mı? Neydi bu normal? Delilik normalin neresinde oluşuyordu? Kim oluşturdu yaşamın normallerini?
Kitap, ilk yurt gezim (iş dolayısıyla) Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da geçiyor olması beni içine çekti farketmeden. Ljubljana'ya indiğimde şehrin sokaklarındaki o mistik ve ortaçağ havası beni kitaba bağladı sanırım, meydandaki şair Prešeren heykelini hatırlamasamda. Belki bu sebeple sardı bu kitap beni, kişisel gelişim kitaplarına karşı olmama rağmen okuttu kendini veya Village tımarhanesinin o sıcak, yaşanır ve tüm sorunlardan uzak hali. Böyle bir tımarhanede yaşamayı ilk defa istedim, yoksa hep var mıydı içimde kendimden ve hayattan kaçmak adına. Akvaryumda balık gibi yaşamak mıydı benim özlemim, korunaklı ve seyirci şeklinde.
Dili ve okuması bu tarz sevenler için güzel gelecek ve keyifle okunacak bir kitap.
20.12.2020

Kitap güzel anekdotlarla, muallakta kalmış bir çok konuya ışık tutuyor.
Örneğin; Atatürk, İttihat ve Terakki Partisi Mensubu muydu?
Rejimin değişeceğini Meclis'e ilk defa nasıl haber verdi?
Ticarete girip niçin battı?
Gazete çıkarma macerasına nasıl girdi?
Şapka inkılabını neden muhafazakar bir şehirde ilk defa duyurdu? gibi daha bir çok merak edilen konuyu anekdotlarla birlikte, zevkle okuyacaksıniz.
13.12.2020

1923'ten 1938'e kadar Atatürk'ün bizzat yanında ve sohbet meclislerinde bulunmuş, Falih Rıfkı Atay'ın yaklaşık 700 sayfalık eseri.
Çankaya kitabı Atatürk'ü doğumundan okul yıllarına, savaştığı cephelerden, yaptığı inkılaplara, tartışma sofralarından, insani yönlerine ve korkularına kadar detaylı bir şekilde ve ilginç anekdotlarla anlatan muthiş bir eser.
Kitap Rıfkı Atay'in bizzat şahit oldukları yanında, M. Kemal den dinledikler hatıralardan oluşuyor. Ayrıca kitap yazılırken Atatürk'ün Nutuk'u, Rauf Orbay'ın, Ali Fuat Cebesoy'un, Afet İnan'ın, Çerkez Ethem'in, Damar Ariklıoğlu'nun hatıraları ve Tevfik Bıyıklı'nın yazılarından faydalanildığı yazar tarafından da belirtilmiş. Atatürk'ü ve düşüncelerini, Türkiye'nin kuruluşunu ve dönüşümünü her yönüyle anlamak ve algılamak için okunacak guzel ve etkili bir eser. Şunu da belirtmek gerekir ki kitap yıllardır, yakın tarihle ilgili onemli bir kaynak olmuştur.
29.11.2020

Falih Rıfkı'nın son eseri . Birinci dünya savaşında 4. Ordu komutanı Cemal Paşanın yaveri olarak, savaşın Filistin cephesinde yaşadığı anıları. O coğrafyada yaşanan ve insanı üzüntülere gark eden bir gerçeklik. Bir imparatorluğun çöküşü. Kitabın ismi Kudüs'e hakim komuta karargahının bulunduğu tepenin isminden geliyor.
Behcet Kemal Çağlar bu kitap için "Bu kitabı okumak bir borçtur ve vazifedir" demiştir. Yakup Kadri ise " Falih Rıfkı'nın bize hatırlattığı devir, Türk milletinin geçirdiği ve geçirebileceği felaket devirlerinin en facialısı, en dehşetlisi ve ruha en çok bezginlik verenidir." diyerek kitabın önemini güzel vurgulamıştır.