Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Murat GÖKÇEK

Okumak, varoluşsal yolculukta hayatıma anlam katan yegane aktivite olmuştur. Belki de hayatı daha yaşanılır kılmak, tıpkı bir enstrüman çalmak gibi. Bendeki dönüşümün temel kaynağı oldu kitaplar. Eminim ki toplumların dönüşümünde de büyük bir etkendir okumak. Bu dönüşüm Gregor Samsa gibi bir gecede ve hiç bir neden olmadan değil sebep sonuç ilişkisi düzeyinde kitapların eseridir.

Murat GÖKÇEK Tarafından Yapılan Yorumlar

13.01.2020

Evlenene kadar her seyi bildigimi zannediyordum. Karım sayesinde hicbir sey bilmedigimi ögrendim. Bir konferanstan sonra herkes gelmiş " cok guzel konustunuz hocam," diye tebrik ediyor. Karım geldi, "yine boş boş konustun," diyen bir felsefe profesörünün, toplumun ve Türk insanının hıyarlaşmasına karşı yazılmış bir hiciv kitabı.
Kitabın özü bence şu satırlarda; "Tek tek insanlar olarak hıyarlaşıyoruz. Sen hıyar, ben hıyar nasıl yaşayacağız bu hayatı birlikte? Değerler hıyar, kurumlar hıyar: Yavan, kaba, duyarsız, üstünkörü, eleştirisiz, mizahsız, yoz. İçki alemleri hıyarlaşmış, dostluklar, manevi değerler çıkara dayanıyor. Cennete gitmek için, Allah'tan ve günahtan korktuğumuzdan, bir sigorta şirketi gibi bağlanıyoruz manevi değerlere. Manevi değerleri en maddi, en çıkarcı biçimde, sorumsuz, duyarsız biçimde yaşıyoruz.
12.01.2020

Düşüncenin bile suç görüldüğü totaliter sistemlerin bir gelecek öngörüsü. Bir distopya. Bir nevi kabus bir sosyalizm veya kapitalizm.(Stalinizm karşıtı demek daha doğru sanırım.)
Bir arkadaşım bu kitabi okuduğunda karamsarlığa gömüldüm demişti.
Kitap bireyselliğin, kişisel hak ve özgürlüklerin bertaraf edildiği; büyük birader adlı bir diktatör ve herkesi sindirip robotlaştıran bir parti tarafından yönetilen okyanusyayı, doğruluk bakanlığında çalışan winston smith üzerinden anlatır.
İngsos (İngiliz Sosyalizmi) yani ülkeyi yöneten parti, insanların her hareketini tele ekran ile naklen takip eder. Mevcut rejime tehdit oluşturanlar düşünce polisi tarafından tutuklanır ve her türlü fiziksel ve ruhsal işkencelere maruz bırakılırlar.
Güç ve iktidarın uygulandığı, belleğin, düşüncenin, dilin ve aşkın iğdiş edildiği özgürlüklerin tümden kaldırıldığı bir ülke.
08.01.2020

Kitapta İllch, kapitalist toplumun ortaya çıkardığı kurumların ( Eğitim, Sağlık, Politika v.s) insan yaratıcılığını öldürerek insanları kendine bağımlı kıldığını belirtmiş ve toplum üzerindeki etkilerini gözler önüne sermiştir. Büyümenin ve sanayinin üretım/tüketim çılgınlığını yaratarak insanları makinelerin kolesi yaptığını savunmuş ve bu sebeple gerekirse büyümeden ve sanayileşmeden vazgeçilebileceğini belirmiştir. Seri üretim teknolojilerinin, insanları bürokrasinin ve makinaların aksesuvarları haline nasıl getirdiğini göstererek modern sanayi toplumlarını sorgulamıştır. İnsanların çalışırken zevk almaları, sevinç duymaları için araçlara hükmetmeleri gerektiğini belirterek araçların insanlara hükmetmeye başladıkları noktada büyümeye ve bilimsel gelişmeye karşı çıkmıştır.
04.01.2020

İllich bu eserinde okulun, statükonun korunmasına vesile olan araçlardan biri olduğundan dolayı bu prestije sahip olduğu yolundaki tezini kanıtlamaya çalışmaktadır. İllich'e gore okullar sadece egemen sinifin baski araclaridirlar ve ozgur iradeyi egemen kılmak icin mutlaka kapatilmasi gerekir. illich egitime degil ama egitim sistemine tamamem karsi bir kimsedir. İnsanlar bu gün diplomaya tapıyorlar. Çocuklarının o diplomaları almaları için servet ödemeye daha dünden razılar diyerek eğitim sistemine sert bir eleştiri getirmiştir. Yine bu eserde zorunlu eğitimin ve okulların toplumun yararına değil aksine sürekli zararına olduğunu belirtir.Zorunlu eğitim yerine insanların ilgi alanlarına giren konuları, etkinlikleri veya kazanımları şehirlerin farklı ortamlarına kurulmuş standlarda ya da rekreasyon yöntemiyle öğrenmelerinin daha faydalı olduğunu belirtir. Yani bir nevi gönüllülük esasına dayalı paydaşlar vasıtasıyla eğitimde amaçların gerçekleştirilebileceğini savunur.
01.01.2020

Dilbilimci ve bir müzmin muhalif Noam Chomsky'nin; medya, politika ve rant ilişkilerini, Amerikanın özellikle Ortadoğu, Filistin, İsrail ve Nikaragua politikaları üzerinden anlattığı ve örneklendirdiği eseri.
Kitap Amerikanın, latin amerika ülkeleri üzerinden gerceklestirdiği gerilla savaşlarını, nikaraguadaki sandanistlerin iktidarını düşürme çabalarını ve politikasını ve bu noktalarda Amerikadaki sarı basına yansımalarını bol orneklerle islemiş ve eleştirmiştir. Kitabı okuyan için özellikle 1970 ve 1980 li yıllardaki dünya ve Amerikan siyaseti ve siyasi aktörleri konusunda az biraz bilgi sahibi olması gerekmektedir. Aksi halde kitabı yorumlamakta ve anlamakta zorlanabilir.