Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

rohanian Tarafından Yapılan Yorumlar

27.10.2005

Doğu!
Son zamanlarda -fena halde- meftun olur oldum bu kelimeye.
Bu kitapta 'Doğu'nun Kadınları', Doğu'nun ibret-i alem feryad eden ufacık bir kara parçasını anlatmışlar.
Kimi istatistik demiş, kimi ufacık bir hikaye anlatmış, kimi de sadece ağlamış.
Ama hepsinin ortak bir tarafı olduğu kesin: Hepsi 'kalbi olanlar'dan...
Okuyalım, hayran kalalım, hayret edelim.
Kalbimiz var mı yok mu bir bakalım...
27.10.2005

Elif Şafak'a 'merhaba' dediğim kitap.
Açığını söylemek gerekirse bir tercüme kitapla karşı karşıyayız ama yine de kelime zenginliği ve Metis'in kusursuz tashihleriyle ayakta durabilen bir kitap.
Kurgu açısındansa Elif Şafak'a hayran kaldığımı itiraf etmek durumundayım. Zira konu derinleştirmede ve derinleştiği boşluktan müthiş kıvrak hareketlerle olaya dönüşü açısından takdire şayan olduğunu düşünüyorum.
'Okuyun' derim. Farklı farklı renlerde bir sürü penceresi olan bir ev, eminim herkesi hazlandıracaktır.
14.09.2005

Müthiş bir kitap. Sayısız insanın, herhangi bir neden göstermeksizin öldüğü/öldürüldüğü bir dönemin arkaplanında neler olup bittiğini kendi penceresinden aktarmış İsmet Özel. Şu an edebiyat ve siyaset sahnesindeki bir çok ismin o dönemde İsmet Özel'le hemhal olduğu da düşünülürse, kitabın şimdiye olan yansıması daha iyi anlaşılacaktır sanırım.
Çok basit bir örnek: Tıpkı bir zamanlar Osmanlı'nın geleceğini aydınlatmak için Kanun-i Esasi'yi hararetle savunan zevat'ın %85-90'ının daha Kanun-i Esasi'yi hiç okumamış olması gibi, bir taraftan emperyalizme karşı fikirler yürütülürken, diğer taraftan da bu işi yapan komüsnist şahısların bir kısmında var olan, "komünizm Türkiye'de tıpkı Rusya'dakinin aynısı olsun" yaklaşımları da her devirde gördüğümüz "kul yapısı yollar"ın nasıl çıkmaza girdiğinin bir göstergesi.
Netice itibarıyle, defaten okunması ve son kelimesine kadar hazmedilmesi gereken "yarayışlı" bir kitap.
14.09.2005

Yüzüklerin Efendisi'ni, Metis'in enfes çevirisiyle okuduktan sonra merak saldım Orta Dünya kavramına. Silmarillion'u bu merakın bir uzantısı olarak ihtişamlı bir iştahla okumaya başladım. Lakin esaslı bir hayal kırıklığına uğradım.
Kitabın her cümlesi bilgi yüklü. Hafızanızı bir hayli yoruyor. Oğul Tolkien tarafından hazırlanan bu 'derleme' kitap, belki bu özelliğinden dolayı hiç de akıcı değil. "gitmiş, denir ki, vurdu, kaçmıştı" gibi dümdüz kelimelerle biten cümleler. Bu belki oğul Tolkien'in babasına ithaf ettiği bir saygı gösterisidir, belki de AltıKırkbeş'in çevirilerde yaptığı hatalardan/eksikliklerdendir. Hasılı, okurken çok yoruldum. Anlamaya çalışırken de.
Ama şu da var: Zaten yayınevi kitabın başına bir uyarı koymuş, okurken başka bir şeye konsantre olmayın, karşı cinsten uzak durun mealinde.
Ne olursa olsun, bu kitap yüzünden çok yorgunum...
14.09.2005

Bu kitap direkt insanoğlunun zihnine odaklanan, oradaki çarklara çomak sokan, "bu iş bildiğiniz gibi"yi ezberleten, hiç abartmadan "başucu kitabı" denilebilecek enfes bir kitap.
Müslümanların kendilerini tarif ederken dahi, Batı'nın öyle veya böyle zihnimize soktuğu kavramları kullanmamıza dair bir ikaz. Müslümanlar kendine çeki düzen verecek, ama kendisi kendisine çeki düzen verecek. Başkasının ağzıyla konuşmadan, başkasına dublaj yapmadan haykıracak. Tekrar tekrar, hiç bıkmadan, usanmadan okunması gereken bir kitap...

Not: Yalnız halen kavrayamadığım bir şey var. Sıkı kapitalizm eleştirilerini ihtiva eden bu kitabın adı neden "1"? Yani bu kitap piyasaya çıktığında 2.sinin de çıkacağı aşikardı. Neden iki kitap tek bir kitap altında toplanmadı? Zira öyle hacimli filan da değil. Konu bütünlüğü filan bence yetersiz açıklamalar olacaktır. Neden tek kitap halinde çıkarılmadı? Budur...