Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Mevlüt DEMİRASLAN Tarafından Yapılan Yorumlar

14.06.2007

Cemal Paşa, Atatürk, İnönü ve Menderes'in en yakınındaki başyazar. Osmalının çöküşünü, Milli mücadeleyi, birinci ve ikinci dünya savaşlarını, çok partili hayata geçişi en yakından gören ve tanık olan bir isim. Çankaya'yı anlatırken bize bir Atatürk portresi çiziyor. Yaşadığı dönemlerin tecrübelerinden yararlanarak harukulade bir anlatımı kullanıyor. Çok önemli bir döneme ışık tutuyor. Hakkında ne kadar okumuş olsakta Atatürk'ü bir defa da Falih Rıfkı'dan okumalıyız. Bütün birikimini aktardığı bir eser olduğunu hemen farkediyorsunuz.
14.06.2007

Bu eser Ahmet Haşim'in bir şair olduğu kadar çok iyi bir düzyazı ustası olduğunu gösteriyor. Bu yazılarını defalarca gözden geçirdikten sonra yayınlıyordu. Bunlar basit köşe yazılarına hiç benzemiyor. Okurken zevk aldığımız edebiyat yazılarından oluşuyor. Yazı yazmak isteyenler öncelikle Ahmet Haşim'den bu eserde Türkçe'yi kullanmayı öğrenmelidir.
14.06.2007

Bu eser sayesinde büyük Türk filozofu İbn Sina'nın yeni risalelerini okuma fırsatı elde ediyoruz. En önemliside risalelerinden birinde kendi hayatını (otobiyoğrafi) anlatıyor. Hayatı ile ilgili bilinenlerde daha çok buna dayanıyor. Bunun dışında peygamberlik, mantık, metafizik konularını kapsayan risaleleride yer alıyor. Bu eserlede görüyoruz ki ülkemizde tıbla ilgili yönü ön plana çıkarılan İbn Sina büyük bir filozoftur.
14.06.2007

Gazali titiz bir düşünürdür. Bu nedenle de iki defa bir tür bunalım yaşamıştır. Zamanında var olan felsefi anlayışı yirmi mesele altında ele alır ve kendi bakış açısını açıklar. Ama bu eserle islam felsefesinde tehafüt geleneğini de başlatmış olur. Felsefeyi burada eleştirmiş olsada ele aldığı konularla islam felsefesinin büyük filozofları arasındaki yerini almıştır. Alemin ezeliliği, Allah'ın sıfatları, varlık, ilk varlık, hareket, metafizik gibi konulara açıklık getirir.
13.06.2007

Bir dönemin Sovyetler Birliği'ni anlatan mükemmel bir roman. İnsanların bir birine güveninin kalmadığı, devlet için insanın feda edildiği bir ülkede yaşanan dramları anlatıyor. Amaca ulaşmak için her yolun mübah olduğunu söyleyen Makyavelli'yi bile isyan ettireceğini düşünüyorum. Bizi mankurtlarla, tarifsiz işkencelerle tanıştırıyor. Bizim roman olarak okuduğumuz bu olayları Kırım, Kırgız veya diğer Türklerin yaşadığını bilerek okuyoruz. Okurken duygusal davranmaktan kendimizi alamadığımız bu roman içimizde tarifsiz bir hüzün bırakıyor.