Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
tan0006 Tarafından Yapılan Yorumlar
Şafak Ural'ın 'Pozitivist Felsefesi' ilk olarak 1986 yılında yayımlanmıştı. Yayımlanışının yirminci yılında yeni bir baskıyla karşımıza çıkan kitap, Türkiye felsefe arenasında önemli bir isim olan Ural'ın pozitivist felsefeyi problematik yönden inceleyen önemli bir çalışması. Pozitivizm dünyanın düşünce skalasında hâlâ ağırlıklı yerini tutuyor. Çünkü 'bilgi çağı' olarak değerlendirilen yaşadığımız çağın oluşmasında, pozitivizmin büyük bir etkisi olmuştur. "Tarihi öğrenerek geleceği öngöremeyiz; ama tarihten bağımsız bir gelecekten de söz edemeyiz." diyen Ural, günümüz pozitivizmiyle giriş yaptığı kitabında, bu düşünce düzeninin tarihinde önemli bir yeri olan kişi ve kuramları açıklıyor.
'Cennet', 'Gece Fısıltıları', 'Kusursuz', 'Mutluluk' ve 'Sen Gelmeden Önce', birçok satanlar yazarı olan Judith McNaught'un Türkçede daha önce yayımlanmış romanları. 'Aldığım Her Nefeste'nin konusu, görkemli bir zenginliğe sahip Wyatt ailesinin kaybolan çocuklarının hikâyesine dayanıyor. Kitapta anlatıldığı gibi, "mücevher gibi parlayan vitray camlara sahip Wyatt Malikanesi'ne" sahip olmak, bu ailenin mutsuzluğunu sona erdirmemiştir. Çünkü yaşlı Cecile Wyatt'ın tüm zenginliği kaybolan torunu William'ı bulmasını sağlayamamıştır. Polisin William'ın üvey kardeşi Mitchell Wyatt'tan şüphelenmesiyle romanın
olay örgüsü hız kazanır ve
yeni kahramanlara ulaşılır.
'Bir Garip Aşk Öyküsü'nün yazarı Carl-Johan Vallgren, şu ana kadar çıkardığı beş albümle, müzik alanında da adını duyurmuş bir isim. Vallgren'in bu romanı, on dokuzuncu yüzyılın başında Königsber'deki bir genelevde bir hilkat garibesinin doğmasıyla başlar. Doğarken annesinin ölümüne neden olan bu bebek sağır, dilsiz ve ürkütücü bir çirkinliktedir. Herkül adı verilen bu bebek, çok gizli bir yeteneğe de sahiptir: İnsanların zihnini okumak. Herkül'ün sahip olduğu tek şeyse, aynı genelevde aynı gün dünyaya gelen Henriette Vogel'dir. Fakat yaşadıkları dünya, ikisini de birbirinden ayırır. Vallgren, bu ayrılığıkla başlayan kâbusu polisiye bir kurguyla hikâye ediyor.
'Vahiy Bilgisinin Eleştirisi' altbaşlığını taşıyan 'Kur'an Okumaları', Kur'an ayetlerindeki mantığın değişik alanlarındaki tezahürlerini, eleştirel düşüncenin süzgecinden geçirmeyi amaçlıyor. Murat Utkucu, ayetlerde geçen coğrafya, kozmoloji, biyoloji, günlük hayat, kadın-erkek ilişkileri kapsamındaki bilgi ve yorumların bilim tarafından kanıtlandığı iddialarının ideolojik propaganda aracı olduğunu savunuyor. Utkucu'nun temel tezi, Kur'an'nın dilinin 6. yüzyılın Arabistan yaşantısı üzerine inşa edildiğini ve bu dilin 21. yüzyıl biliminin diliyle uyumlu olmasının mümkün olamayacağıdır. Utkucu'nun bu tezden hareketle, güncel din yorumuna getirdiği eleştirel yaklaşım ilgiye değer.
Hıncal Uluç'un 'Hıncal'ın Gördükleri, Dünyadan 2' daha önceki gezi kitabının devamı niteliğinde. Dolayısıyla kitap, daha önce kaldığı yerden devam ederek, Uluç'un 1997-1999 yıllarını kapsayan gezi yazılarını bir araya getiriyor. Bu yazılarda, Manş Denizi'nden Londra'ya yapılan yolculuk, Küba gezisi, New York'taki Hard Rock Cafe, Prag'taki Black Light dans şovu, Zürih, St. Tropez ve Viyana gibi dünyanın pek çok şehrinden izlenimler Uluç'un kaleminden sunuluyor. Uluç'un gezilerinin bir kısmı da, kendisinin yurtdışında izlediği Galatasaray maçları vesilesiyle gerçekleştiği için, kitabın, Uluç'un futbol yazılarıyla ilgilenenlere de hitap ettiğini söyleyebiliriz.