Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Kbroznrclk Tarafından Yapılan Yorumlar
Yüzeysel olarak konu ; 2.Dünya Savaşında İngiliz hükümeti tarafından bir çocuk grubunun güvenli bölgeye götürülürken uçaklarının düşmesi ve adada mahsur kalmalarıdır.
Sineklerin Tanrısında kötülüğün insan yaratılışında doğuştan var olduğu görüşünün savunulması benim gözümde yazarı biraz karamsar kılıyor. Genel hatlarıyla bir çocuk öyküsü gibi algılansa da, verdiği mesajlar doğrultusunda yetişkinlere daha fazla hitap ediyor.
Karakterlere fazla girmek istemiyorum çünkü içerik hakkında da istemeden bilgi vermiş olurum. Ama birden fazla karakterin iç dünyasını bayağı irdeledim. Okudukça sembollerin çoğaldığını da gördüm. Golding çok uyanıklık yapmış bir bakıma. Her karakterin toplum içinde sınıflandırılmış ayrı isimleri var aslında.. Aydın kafalılar , faşist düşünceliler gibi...
Kitap hakkında söylenecek çok söz var ama en öz incelemeyi kitabın sonunda Mina Urgan yapmış bence ki o kısmı okuduktan sonra daha çok idrak ettim.
Kesinlikle okunmalı dediğim listeye girdi bile =)
Bu kitabı ne beğendim , ne de beğenmedim.
Hızlı ve sağlam giriş yapan kitapları çok seviyorum fakat bu çok acımasızca başlıyor.
Öncelikle yazarı kendi memleketini bu kadar özendirerek anlattığı için tebrik ediyorum. Anlatım, akıcılık ve tema açısından bir sıkıntısı yok. Çok rahatlıkla okunan bir kitap. Ama öyle ince yerler var ki bu kadar da olmaz ki dedirten ; ensest ilişkiler , dul kalan kadın ve acılı bir annenin farklı dürtülere girişmesi vs.. yok artık dedim.
Matilda'nın hayatı zaten tam bir yılan hikayesi iken bir de Jenny kendini o hikayenin ortasında buluyor.
Çok arafta kaldım ama genel anlamda okunmasa da olur diyebilirim.
Ama kapak tasarımı , ayracın güzelliği ve hatasız bir yayın için yıldız veriyorum =)
Casus, gerçek bir yaşam hikayesinden yola çıkılarak yazılmış bir roman. Tarihe casusluk yaptığı için suçlanıp ve idam edilen bir kadın olarak geçiyor.
Gerçek adı Margaretha Geertruida Zelle Paris'e gittikten sonra kavuştuğu ünle beraber Mata Hari adını veriyor kendisine.
Kitap üç bölümden oluşuyor. İlk iki bölüm Mata Hari'nin kendi dilinden anlatılmış. Üçüncü bölüm ise Mata Hari'ye cevaben avukatın dilinden..
Genel anlamda kitabı beğendim ama yaşanılan olaylar tekdüze anlatılmış gibi. Duygu yoğunluğu olması gereken yerler yüzeysel geçilmiş.
Yazarın da yapmış olduğu araştırmalara göre Mata Hari suçsuz. En azından idama ve mahkumiyete gerek kalmayacak kadar suçsuz. O dönemin kurbanlarından bir tanesi bence.
En fazla konuşulan tarafı ise ; idama gitmesine rağmen duruşundan kesinle ödün vermemesi. Ölüme karşı 'hazırım' diyebilmesi suçsuzluğuna rağmen.
Bir Paulo Coelho klasiği değil. Ama okunmaya da değer.
Kristin Hannah'ın okuyup da beğenemediğim ilk kitabı..
İki bölümden oluşan Mucizeler Yağarken sanki iki ayrı kitapmış gibi geldi bana. İlk defa gerçeklikten bu kadar uzaklaşmış ve mistik bir roman yazmaya çalışmış yazar.
İlk bölümde herşey yolunda gibi görünürken ikinci bölümde ayrı bir boyuta geçmiş ve bütün samimiyetini kaybetmiş kitap. Kış bahçesi ile kıyaslama yaparsam aralarında uçurumlar var diyebilirim.
Belki bu kitap Kristin Hannah'ın okuduğum ilk kitabı olsaydı beğenebilirdim. Ama kaleminin büyüsünü bildiğim için bu sefer hiç tat alamadım.
Kapak tasarımı , kitap kalitesi açısından söylenebilecek hiç söz yok. Zaten bayılıyorum temalarına.
Okunabilecek daha güzel kitapları var bence. Tavsiye etmiyorum diyemem ama ederim de diyemiyorum.
Sepetime eklemeden geçmem dediğin edebiyat dergilerinden bir tanesi..