Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Kbroznrclk Tarafından Yapılan Yorumlar

16.03.2017


Tekrar tekrar dönüp okuyabileceğim kitaplar arasında çoktan yerini aldı bile. Sonlara yaklaştıkça gıdım gıdım okudum. Hiç bitmesini istemedim.

Anlatıldığı dönemi yani "Victoria Dönemi"ni çok güzel ve gözünüzde canlandırabileceğiniz şekliyle kaleme almış Bronte.. Sevmediğim hiç bir tarafı yok. Tek kelimeyle bayıldım. İçerikle alakalı çok bir şey yazmak istemiyorum elimde olmadan spoiler verebilirim çünkü.Bir kaç farklı yapımdan sinemaya da uyarlanmış fakat ben kesinlikle izlemeyi düşünmüyorum. Ön yargılı davranıyorum evet ama kitabın bende bıraktığı bu tadın bozulmasını istemiyorum.

Bu romanda en çok hoşuma giden şey ise genelde bütün klasiklerde ortak nokta olan kitaba ve öğrenmeye verilen önemdi. İnsanların kendisini eğitebileceği çok az şeyin olduğu o dönemde kitaplara verilen değer o kadar büyük ki kitap okumamak hor görülmek için yeterli bir sebep. İnsanların zamanlarını kütüphanede geçirdiği bir dönem gibi geliyor.
13.03.2017

Kitap içinde kitap olan bir roman. Ayşe Kulin bu defa derin sulara girmiş.Eski dönem aşk hikayelerine yoğunlaşan Kulin bu defa modern bir dünyaya geçiş yapmış.Toplumun en fazla yadırgadığı 'eş-cinsellik' konu olarak alınan bu kitapta aslında saklanan ve perde arkasında kalması istenen yaşamlar anlatılmış.
09.03.2017

Bende iz bırakan romanlardan bir tanesi oldu bu kitap.
Harper Lee kendi çocukluğunda yaşadığı bir olaydan etkilenerek yazmış bu romanı. Siyahi bir adamın işlemediği bir suç yüzünden mahkeme karşısına çıkarılması , Scout adındaki küçük bir kız çocuğunun bakış açısından anlatılarak avukat olan babası Atticusun çevre baskısına rağmen bu adamı savunmasıyla sekilleniyor eser. Irkçılığı en korkunç yanlarıyla hissettiriyor. Mahkeme sahneleri ve sonrasında yaşanan olaylar öfkeye kapılmanıza sebep olabilir.
Anlatımı zaman zaman mizahi bazen de çarpıcı cümlelere yer veriyor. Çocukların renkli dünyası da ayrıntılı bir şekilde ve çok güzel bir üslupla kaleme alınmış. Genel anlamda da akıcı bir kitap. Ölmeden önce okunması gereken eserler listesine girmeyi hakediyor. Sırada uzun yıllar sonra bulunan, Bülbülü öldürmek kitabının devamı niteliğinde olan Tespih Ağacının Gölgesinde kitabı var. Onu da okuyacağım.
09.03.2017

Murathan Mungan ile tanıştığım ilk kitabım Kırk Oda. Kesinlikle çok çarpıcı bir üslubu var. Toplumda çoğu insanın anlatmaktan çekindiği durumları olağan bir anlatımla irdelemiş.Dingin bir kafayla okumakta fayda var. Cümleleri sindirebilmek için bu biraz gerekli. Masal kahramanlarına ve onların yıllardır süregelen alışıldık hikayelerine de farklı bir bakış açısıyla yaklaşmış. Diline alışmanın zor olduğunu kabul edebilirim ama okudukça da Mungan üslubuna hayran kaldığımı da belirtmek isterim. Birkaç bölümde bazı cümleler beni de irite etti açıkçası fakat yazılış amacını düşününce rahatsız olmadım. Bu duygusal betimlemeleri yapabilmek için yeterince açık davranmış. İlginç ama çekici buldum. 10/8 diyorum.
06.03.2017

İlk sayfalarından başlayarak içine alan ve okuduğum her satırda boğazıma bir şeylerin düğümlendiği kitapta, Keder adında küçümen bir kızın, Anadolu kadınlarının geneline sinmiş çaresizlik, erkek egemenliğinde sindirilmiş, gerçeği haber vermek değil her adımları izin almak olan, istemeyerek evlendirilip öz oğullarına bile ”erkek” oldukları için köle edilen, dört duvar arasında kalmaya mahkum hüzün dolu hikayelerini okuyoruz.
Mayasına merhamet sürülmüş Yusuf ve doğduğunda babasını hayal kırıklığına uğratan ama pembe beyaz teniyle adını kendi koyduran, sevimli, annesi gibi de güçlü kardeşi Pembe’nin, töre denen hazımsızlık ve kölelikten çıkma olguya denk düşmesi ve çaresizlikle dolu hayatları okuru da çıldırtan bir çaresizliğe sürüklüyor.