Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Kbroznrclk Tarafından Yapılan Yorumlar
Arkadya yayınlarının kitaplarını okumayı seviyorum gerçekten. Paris' ten sevgilerle de benim için tatlı sıcak bir aşk hikayesiydi. Yine geçmiş ve şimdiki zaman arasında olan olay örgüsüyle de merakta bırakarak sonuna kadar sürükledi. Paris 'in o romantik ruhunu da okurken hissettirdi doğrusu. Gitmek nasip olur mu bilmiyorum ama bu istediğimi kabarttı.
Ruby ve onun aşk dedektifliği esnasında geçen macerası akıcı, samimi ve eğlenceliydi. Kurgusu alışıldık bir şekilde yazılmıştı ama sonunu bekleyerek devam etmek de güzeldi. Çok edebî bir roman değildi tabi ama kafa dağıtmak için birebir. En azından benim icin :)
Kapak ve ayraç ikilisi yine harika . Zaten arkadya yayınları denince ilk akla gelen hep görsellik oluyor. Kısacası beğendim. 10/7 diyorum. :)
Efsane bir romandı. Gerçekten sıra dışı bir kurgusu olan fakat bir o kadar da kendine bağlayan. Yazar nasıl bir kafayla yazmış dedim yani.
Son zamanlarda böyle hem güldürürken hüzünlendiren aynı zamanda da düşündüren bir kitap okumamıştım. İronilerle dolu sürekli ters köşe yapan bu kitaba ben bayıldım.
Kitap iki kişinin dilinden anlatılıyor. Biri İstiklal Harbi'nin son gazisi diğeri de Civan Kazanova. İki bölümde de beni benden aldı. Aslında başlarda kitabın tarzı oturana kadar zorlandım biraz sonra da elimden bırakamadım. Okuyabilmek için sürekli fırsat kolladım.
Ne ararsanız var bu kitapta. Aksiyon , aşk , gizem , fantastik bir dünya , felsefe , ironi.. Akla gelecek herşey sığdırılmış. Hele Ruhi Mücerret'in mezar taşı yazılarına bittim.Verdiği mesajlar hem subliminal hem de anlamlı. Galiba kendi kafamda bir yazarla tanıştım dedim kitabı kapattığımda. Ben çok sevdim ve geç kaldığımı düşünüyorum. Tavsiyemdir.
Bu hikâye Kolombiya’nın herhangi bir kasabasında yaşanmış, herhangi bir namus cinayeti değildir. Kitaptaki insanların ”bize bir şey olmasın” mantığıyla sessiz kalıp duyarsızlaşmaları ve işlenen cinayet, bu olayların sanki kendi ülkemizde geçtiği hissini uyandırıyor. Toplum baskısının sebep olduğu ve yine toplumumun sessiz kaldığı, önyargılarla işlenmiş bu cinayetin anlatıldığı bu kitapta yazar, toplumların davranış biçimlerini de ortaya koyuyor ve bu da romanın evrensel bir boyut kazanmasını sağlıyor.
Dönüp tekrar tekrar okumak istediğim kitaplar sınırlıdır. Benim ilk sıralarda yer alan kitabım Şeker Portakalı..
Zeze.. çocukluğumun kendisi Zeze.. Bir çocuğu sadece satırlarda ne kadar sevilebilirse fazlasıyla sevdim. Çocuk kalmanın güzelliğini , büyümenin çirkinliğini , yoksulluğun acizliğini , hayal kurmanın mükemmelliğini bu kitapla öğrendim ben. İlk okuduğumda 14_15 yaşlarındaydım. Şimdi yeniden okuduğumda satırların bu kadar net hafızamda kalabilmesine şaşırmıyorum.
Yazar zaten bu eserinden bahsederken 12 günde yazıp 20 yıldan fazla zaman da yüreğinde taşıdığını söylemiş. Benimde okuduğum ilk zamandan beri yüreğimde taşıdığım bir çocuk Zeze..
"Olup bitenleri çocuklara niçin anlatmalı?"
Gerçek , sevgili Portugam; bunları bana çok erken anlatmış olmalarıdır.
Tam puan !
Devlet adına kan dökmenin meşru sayıldığı bir ahlâki iklim var burada demiş bu kitabı için röportaj kısmında. Hala süregelen toplum sıkıntımıza yansıyan en güzel ve öz cümle.
Isveç'de mülteci olarak yaşayan Sami,ülkesinde hayatı ellerinden alınmış bir vatandaş.Gel gelelim hayat mucizelere gebe. Isveç'de kaldığı hastanede hayatının elinden alınmasına vesile olan eski bakanla karşılaşır. Peki şimdi ne yapacak?
Öldürmek mi? Bağışlamak mı? Livaneli oyle güzel ikili final yapıyor ki dumura uğratıyor. Bir solukta okunabilecek bu roman kesinlikle her kitaplıkta olmayı hakediyor.