Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Mecit Demirel Tarafından Yapılan Yorumlar
Hakkında çok spekülatif bilgi bulunan Mukatil, değerli mütercim Beşir Eryarsoy tarafından neredeyse tüm eserleriyle Türkçe'ye kazandırılıyor. Mütercim, kitabın müellifi hakkında hüsn-i zanda bulunsa da Mukatil hakkında çoğu insan olumsuz düşüncelere sahip, İmam Şafii'nin övgü dolu sözünün ise bu Mukatil'e değil başka bir Mukatil'e olduğu söylenmekte. Kitabı aldığıma pişman değilim. Harika bir baskı ve ciltleme yapılmış. İsterdim ki elimdeki diğer tefsirlerde bu kadar şık ciltle ve bu kadar kaliteli kağıtla basılmış olsun. Yayınevi takdire şayan... İçinde bolca zayıf rivayet ve İsrailiyat olmasına rağmen insanda hoş bir çalışma azmi uyandırıyor. İstenirse rivayetler için kişi -eğer kaynak yeterliliği varsa- tahric çalışması bile yapabilir. Çok zevkli oluyor tavsiye ederim.
Bu kitabın bendeki mevcûdu büyük boy. Kitabın Arapça çalışanlara kesinlikle faydası dokunacağına inanıyorum. Renkli biçimde olması ise hem estetik açıdan hem de takip açısından daha da güzel kılıyor çalışmayı. Hazırlayanı tebrik ediyor, kitabı alacaklara da Rabbimiz'in faydalar nasib etmesini diliyorum.
Hayy Allah, ikilemde kaldım. Bir yanda güzel olmuş diyenler diğer yanda ise okumayın diyenler. Belki Gelenek Yayınları gibi bu konuda daha ehil bir yayınevinin çeviri yapmasını beklemek.
Kitabı yeni bitirdim taze taze yorumumu da yapayım : ) Genel anlamda bu tür romanlarda inandırıcılığı arttırsın diye başına gerçekçi notlar konduğunu biliyoruz. Kitabın en sonuna eklenen "Tepkiler" bölümündeki yazılar ise aslında daha baştan yazarın eleştirilere karşı zırhını kuşanmış olduğu izlenimini uyandırdı bende. İki önemli hata var bence de romanda. Birini zaten tepkiler bölümünde Kongar'ın kendisi okuyucular ağzından aktarmış: " O dönemin medrese öğrencileri basit bir ebced hesabını yapamayacak düzeyde miydiler?" Yazar, kendi çağının üniversite ve öğrenci kalitesizliğini o dönemin medrese ve öğrencisi üzerinden eleştirirken burada ciddi bir hata yapmış. İkincisi kitabın 111. sayfasında"Filip Hoca İşleri İyice Karıştırıyor" bölümünde "Raşid, o gece Filip Hoca'nın evine vardığında neredeyse 'yatsı namazı' okunmak üzereydi" denmiş. Romanın başlarında Giftos Karpantiye'nin üç dini de o dinde yaşayabilecek kadar iyi bildiği söylenmesine rağmen Giftos Karpantiye ağzından Raşid'in yaşadıklarının anlatılmasındaki bu onmaz hatayı nasıl anlamalıyız? Kongar, İslâm kitaplarını okumuş olabilir ama bu hatası bile onun İslâm'a "öteki" gibi baktığının en bariz ve basit örneği. Hiç bir Müslüman (Raşid) ya da Müslümanlığı bir imam kadar iyi bilen, Gazzali- İbn Rüşd tartışmasına giren biri (Giftos Karpantiye) "namaz okunma" ifadesini kullanmaz. Bu sadece Kongar'ın kültür dilini kullanmaktaki yetersizliğini değil aynı zamanda o dönemin üzerinden bir roman yazmaya kalkmanın herkesin harcı olmadığının da göstergesi. Roman üzerinde daha çok çalışılmalıydı bence. Yine de okunabilecek bir kitap.
Öyle akıcı bir dille tercüme edilmiş ki okurken zamanın nasıl aktığını anlamıyorsunuz bile. İbn Haldun'un ithamlarla dolu hayat hikâyesinin yansımalarını bulacağınız bu romanda gerçekle kurgu birbirine başarılı bir biçimde mezcedilmiş. Beni okurken en çok etkileyen allâmenin insanî yönünün vurgulu ve çok başarılı biçimde yansıtılmış olmasıydı. Bir insan zor durumda kalınca zaaflarına nasıl yenilir, korkularının nasıl önüne geçemez ve tercih etmek zorunda kalınca takiyye ile de olsa nasıl kendi menfaati yönünde tercihlerde bulunur bunu gözlüyorsunuz roman boyunca. Beğendim ben romanı. Tavsiye ediyorum.