Toplam yorum: 3.284.933
Bu ayki yorum: 6.439
E-Dergi
Mecit Demirel Tarafından Yapılan Yorumlar
Muazzam bir dönüştürücü dil kullanmış Kaygusuz kitabında. Son zamanlarda Türkçe yazan kişilerin eserleri arasında dimağımda hoş bir tat bıraktı bu kitap. Dönüşmenin, eğişmenin, evrilmenin ve kendini aramanın öyküsünü bu kadar hoş anlatan başka bir kitap var mı Türkçede bilmiyorum. Çok beğendim. Bence ikinci bölüm birinci bölümdeki kahramanın anlattığı öykü gibi okunmalı. Rüyasında anlatı macunu verilen Leylan'ın "Ada"sı ile Tekgöz'ün yaşadıkları bir evrilmenin öyküsü. Bir kendini arayış romanı. Hoştu...
Hayata pozitivist ve teknik açıdan bakan bir adamın öyküsü Homo Faber nam-ı diğer Teknik İnsan. Pragmatist olmayan her şeyin reddi. "Ben" kavramı etrafında yeniden sarmal bir öykü. Asıl knu etrafında tesadüfün neliği, kaderin yapısı gibi konulara değiniyor. Tam bir çapraz ateşle ensestlik konusunda ahlaki kriterlerimizi sorgulatıyor. Suçlu mu Mr. Faber yoksa bunda onun suçu ne kadardı? Aşk ve evlilik üzerine o dönemin pragmacı insanına da göndermeler yapan kitap ne yazık ki Türkçeye çok geç tercüme edilmiş. Can Yayınlarına teşekkürler, özenli bir çeviri. Zevkle okudum.
Mahmud Denzikuşları'na sa'y u gayretinden dolayı müteşekkiriz. Ancak keşke bilindik meseleleri anlatmak yerine Quraniyyun'un ifrât çizgisinde olanlarına daha derli toplu ve mukni cevaplar oluşturmaya çalışsaydı. Hadis üzerine zaten ciddi anlamda sorunları olan Quraniyyun'un müfrit taifesi neden böyle düşünüyor'u daha derinden verebilseydi. Örneğin uzun uzun alıntılar yaparak bunlara cevap verdiğini düşünüyor ama tarafsız bir göz bunun aslında polemik ve demagoji olduğunu rahatlıkla görebilir. Türkiye'de bu grubun taraftarları yok demiş. Sadece ....adresindekiler ya da Edip Yüksel, Reşat Halife, kısmen Ahmed Dead, Bülent Şahin ele alınabilirdi. Dikkate alınmak için illa ünlü mü olmak gerekir ki ? !
Vasat bir kitap, temel bilgileri özetlemesi bakımından faydası olabilir.
Bereketli okumalar diliyorum...
Hayri Hoca'm ne güzel bir çalışma yapmış yine. Her ne kadar onun istediği gibi tamamıyla her söylediğine katılamasam da özellikle "namaz" konusunda imlediklerinin ne kadar haklı olduğunu uzun uzun düşündüm. "Nominal müslüman" ifadesiyle de aslında tekfire kaçmadan zorlandığımız bir konuda bize yol gösteriyor. Mu'tezile'ye ait fikirlerin ve Mu'tezilî âlimlerin anılması zaman zaman selefi damarı ağır basan birine ağır gelse de birçok kısmını hoş görebildim. Yalnız özellikle Allah hakkında kendisinin bildirdiği haberi vasıflarla ilgili te'villerin Hayri Hoca'm'ın söylediğinin tersine selef menhecindekiler için değil diğerleri için problem oluşturduğunu düşünmekteyim. Ayrıca öyle yerler vardı ki o yerlerde Hoca'm açık biçimde çelişkilere düşmüştü ya da bana öyle geldi. Hoca'mı seviyorum, çünkü iyi işler yapıyor, ezber bozuyor. Varolanı tekrarlamak yerine sadra şifa fikirler serdediyor. Şöyle bir eleştiri daha olabilir. Keşke o "yapalım, yapmalıyız." dediği yerlerde yapılacakların gerçekleşme biçimine ilişkin bize müşahhas misaller de sunmuş olsaydı. Okuyunuz bu ilmihali efendim, okutunuz. Birçok kısmının altı çizili; notlar alınmış biçimde. Tekrar tekrar okuyacağım bazı bölümlerini.
Cem Sultan'ı Okurken birtakım ciddi yanlışlıkların yapıldığı görülecektir.Daha yeni fethedilmiş İstanbul'da ve Anadolu şehzade kentlerinde Müslümanların fes takmaları da nereden çıktı?
Ayrıca İstanbul fethi gerçekleşir gerçekleşmez Boğaz eğlenceleri başlamadı ki de bu eserde ima edilmiş. Boğaz Medeniyeti denilen olgu daha sonraya ait. İstanbul fethedilince hilafet Osmanlı sultanlarına geçmedi. Fakat Osmanlı sultanları Roma imparatorlarının doğal olarak halefi konumuna geçtiler. Hilafet için Yavuz Sultan Selim'in beklenmesi gerekiyor fakat yazar buna gerek duymamış. Hatta Bayezid, Rodos şövalyelerine mektup yazarken kendisini halife diye takdim eylermiş ki bilmez idik öğrendik (!)