Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220
E-Dergi
İsmailÜnlü Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitabı okuyan birisi olarak ilk etapta söylenilen şey Sanayi Devrimi konusunda her yerde İngiliz güzellemesi yapması ve sanki dünya tarihinin İngiltere'den ibaret olduğunu anlatması... Yazar aşırı derece İngiltere'ye hayranlık güttüğü için bazı yerlerde okumak hem yorucu hem de konular kafada dağılıp gitmektedir. Yazar, İngiltere'nin Sanayi Devrimi'ni gerçekleştirmesine rağmen neden atılım yapamadığı konusuna yeterince değinmemiş, üstünkörü davranmıştır. Kitabın iyi yanları ise Sanayi Devrimi'nin neden İngiltere'de başladığını (pamuk sektörünün makineleşmenin ilk adımı özellikle Patiska denilen baskılar, iç pazarlara hâkim olmak için kolonileştirme hareketlerine girişilmesi, teknik devrimleri yapacak zanaatkâr grubun varlığı, kömür gibi fosil yakıtlar ve devrim için ucuz iş gücünü yapabilecek yeterli nüfus) rahatlıkla anlaşılabilir. Sonuç bölümü daha etkili, verimli ve bağlayıcı bir şekilde yazılabilirdi....
Harvey'e göre kamu politikasının sağlıklı işleyebilmesi için coğrafyaya ihtiyaç vardır. Coğrafyayı tarihsel materyalizm ışığında değerlendiren yazar, kapitalist sermayenin mekâna hükmettiğini, mekânın zaman karşısında yenilgiye uğradığını dile getirmektedir. Kitabın en can alıcı vurgusu kültürlerin tekelci rant eşliğinde kullanımıdır. Şarap endüstrisinde yaşanan gelişmeleri örneklerle açıklamaktadır. Markalaşma konusunda bazı ürünler zaman içerisinde temayüz elde ederken, diğer ürünler prestijlerini kazanmak için yerellik, özgünlük ve estetik yönlerini ön plana çıkarmaktadır. Tekelci rantın en büyük destekleyicisi küresel sermayedir.
Mekân diyalektik olmayan, zaman ise dinamik ve bereketli olandır. Mekânı sosyolojik olarak tahayyül edebilmek için ütopya ve heteropyaya başvurulmalıdır. Tarih ile coğrafya birlikte kullanılarak mekânın olumsallığı üzerinde net bir yorumlama yapılabilir. Kentsel ve bölgesel yapılanma için hem marksizm hem de post modernizme ait örnekler bir arada verilmektedir. Kitabın sıkıcı yanları ise mekansal ontoloji, bazı felsefik (Giddens) yaklaşımlara yer verilmesidir. Öte yandan postmodernizme ait örnekleri barındıran Los Angeles şehrinin uzun ve ayrıntılı analizi konuyu zorlaştırmakta ve bağlamından çıkarmaktadır.
Harvey, işçilerin daha iyi yaşam kaynaklarına sahip olma, ekonomi politiğini işçilerin tekelinde olabilmesi için eşitsiz coğrafi gelişmeleri küreselleşme ve işçi hakları kapsamında ele almaktadır. Hayal ettiği heteropya mefhumuna ulaşmak için üretim sürecinin işçiye göre düzenlenmesini ister. Emeğin ateşi sermayeye şekil vermeli ve ütopyaya ulaşabilmek için de mimarlara büyük görev düşmektedir. Kapitalistlerin her türlü zihinsel cesarete sahip olmasına karşın, proleterler olaylar karşısında edilgen kalmaktadır. Daha iyi bir dünyada yaşamak, evrensel haklara sahip olmak için zihinsel cesareti toplayıp bilinmezler arasına girilmelidir. Böylece tarihî ve coğrafi özneleri başarabiliriz.
David Harvey, rant, toprak bölüşümü, emekçi haklarının sömürülmesi, kapitalizmle sınıf ayrıcalıklarının desteklenmesi sonucunda eşitsiz coğrafi gelişmenin kentlerde ortaya çıktığına vurgu yapmaktadır. Birikim için birikim, üretim için üretim ve tüketim için tüketim kapitalizmin temel mottosudur. Kitapta mekânsal ilişkiler bu argümanlar üzerinden değerlendilirken; para, zaman, kent ve mekân kavramları kent ekosisteminde ekonomik faaliyetleri nasıl etkilediği etraflıca açıklanmaya çalışılmıştır.