Toplam yorum: 3.285.014
Bu ayki yorum: 6.540
E-Dergi
hkaban_hk Tarafından Yapılan Yorumlar
Anıt Kabir'i gezerken Atatürk'ün okuduğu kitaplarda altını çizdiği, kenarına notlar düştüğü kısımları iyice okumuştum. Dikkatimi çeken, hepsi de "halk egemenliği"nin tanımları idi, yani Cumhuriyet tesadüf değildi. Bir kez daha hayran olmuştum Atatürk'e, okuduğu şeyleri neredeyse birebir tatbik etmişti. Neden şimdiye kadar bunu hiç düşünmedim, ya da okumadım diye düşünüyordum ki, Can Dündar aklımdakini yapmış; Atatürk'ün altını çizdiği satırların peşine düşmüş. Yükselen Bir Deniz, bir günde okuduğum nadir kitaplardan.
Çok güzel bir ek'ti Popüler Kültür. Bu nedenle de pek uzun yaşamadı. Birkaç sayısını hala saklıyorum, o güzelim ekten geriye bu kitap kaldı. Keşke sadece Can Dündar'ın yazdığı portreler değil de Popüler Kültür tamamen bir kitap olarak yayınlansa. Ek'ine tahammül edemeyen sermaye, kitabına ne parası harcasın ki, benimki de temenni işte!..
Dündar bir parçası, mensubu olduğu medya ile hesaplaşıyor. Açıkçası pek acımıyor ama gerçekleri de gözardı etmiyor. Sermayeyi eleştirirken hakim sermayenin gazetesinde yazmak arasında dengeyi iyi yakalıyor. Her ne kadar bu kitaptaki yazılar farklı zaman dilimlerinde kalem alınmış olsa da, konu bütünlüğü ve fikir bütünlüğü açısından son derece tutarlı; demek oluyor ki, Dündar yaşarken tutarlı...
Köşe yazarı olmak ülkemizde her konuda söyleyecek sözü olmak, kesecek ahkamı bulunmak demek. Kimisi öyle ki, işin uzmanlarına laf bırakmıyor, uzmanlardan çok şey biliyor. Köşe yazmanın hakkını veren de var; her konuda yazıp bir de gezi yazısı döktürenler içinde en iyilerden birisi Can Dündar. Uzaklar çok orijinal bir "Seyahatname", ve "Dündar Çelebi" güzel bir işçıkarmış. Dönüp dönüp okuduğum kitaplardan birisi...
Kitabın ismindeki "baba" kelimesini kaldırın, kendi isminizi koyun; ve başlayın vicdan muhasebenizi yapmaya. Savaş vardı, hala var, galiba hep olacak... peki ben ne yaptım, ne yapıyorum? Savaşta ne yaptığınız gerçekten önemli. Can Dündar sadece kendi cevabını vermiyor, bizi de bir muhasebeye zorluyor. Aslında oğlunun ağzından kendine sorduğu soruyla bize dokunduruyor: Savaşta Ne Yaptık?!