Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

ael Tarafından Yapılan Yorumlar

09.09.2011

Henüz kitabı bitirmedim. Yazarın hayatını anlattığı ilk bölümü ve ikinci kısımda yazma sanatını anlattığı kısmın yarısını okudum. Şunu söyleyebilirim ki yazmak isteyenler için yol gösterici bilgilerle dolu. Öykülerine ve kitaplarına temel oluşturan fikirlerin nasıl ortaya çıktığından yazarken nelere dikkat edilmesi gerektiğine kadar bir çok konuyu samimi bir dille anlatmış. Üslubuyla çok yerde tebessüm ettiriyor. Ve şunu söylüyor; "Kötü yazılmış bir kitabı okumak, yazarken yapılmaması gerekenleri anlamak için bir yazı okulunda, süper konuk hocalarla yapılacak bir sömestrlik dersten daha değerlidir."
Yazmak isteyenler için kulağa küpe öğütlerle dolu...
09.09.2011

Ben de Paul Auster'in ilk bu kitabını okuyanlardanım. Kitabın son sayfalarında diğer kitapların kısa özetleri vardı ve bu kitapta adı geçen Anna Blume ve diğer bazı karakterlerin o kitapların kahramanları olduğunu görünce şaşırdım. Önce çok büyük bir öykünün farklı kitaplarda farklı kişilerin bakış açısıyla anlatıldığını düşündüm.Buradaki yorumlardan sonra durumu kavradım. Diğer eserlerini de en kısa sürede okumayı ümit ediyorum.
07.09.2011

Jankat kız ismi mi erkek ismi mi? Bu sorunun cevabını iki kitaplık serinin bu ikinci kitabında, 235 sayfalık kitabın yanlış hatırlamıyorsam 210. sayfasındaki bir resimden öğrendim. Serinin başından itibaren yanlış düşünmüşüm. Bir yerde anlatıldı da ben mi kaçırdım bilemiyorum... Yazara tek serzenişim bunca çocuğun yer aldığı bir romanda kız mı erkek mi olduğunu anlayamadığım bu ismi kullanması oldu.
Bunun dışında içerikleri net hatırlayamasam da keyifle okuduğumu hatırlıyorum.
23.08.2011

Cana Aksoy'a bu çevirisi için teşekkürler. Anlattıklarından epey emek verdiğini öğreniyoruz. Sayfa sonlarına eklediği notlar kimi zaman Synesios'un nerelere gönderme yaptığını anlamamızı sağlamış kimi zaman da bizi bahsi geçen hakkında bilgilendirmiş.
Synesios'un bu kısa eseriyle kelliğe farklı bir bakış açısıyla bakılmasını sağladığı doğru. Ne yazık ki bu bakış açısı pek kalıcı sayılmaz.Yine de iyi denemeydi!
19.08.2011

Kitap üç bölümden oluşuyor. İlk bölümde Tosbi'nin durmadan oradan oraya savruluşunu okuyoruz. Karakterlerden "ülen"li konuşan var. İlk bölümün sonunda Tosbi sahibine ulaşınca kitap bitmiş gibi oluyor. Hatta ben ilk bölümü bitirince kitabın farklı hikayelerden oluşup oluşmadığıyla ilgili tereddüt yaşadım.Yazar kitabın devam etmesini Tosbi'nin olduğu araca kaza yaptırıp her nasılsa Tosbi'yi çok da yakın olmayan bir bataklığa fırlatarak yapmış.
Asıl hikaye ikinci bölümden itibaren başlıyor; ilk kısım gayet alakasız. Kitabın sonlarına doğru artan mantık hataları var. (Aklımda kalanlar Tosbi'nin henüz sıradan bir kaplumbağayken 90 derece dik açılı saman balyasının üzerine çıkabilmesi, şirkette çalışan güvenlik görevlilerinin Doktor Biri'nin evine gelip dosyalara el koyması, kelepçe takması vs.)
Yalnız çizimleri çok güzel. Bir kaplumbağa yavrusu bu kadar mı sevimli çizilebilir?