Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
OkurYazar_YazarOkur Tarafından Yapılan Yorumlar
Lösemi hastası Kate'e tam uyumlu donör olmak üzere, genetik ve biyomühendisliğin imkanları kullanılarak doğumu planlanmış bir kız Anna. Bir kardeşten diğerine "nakil" gereği sürekli ailenin gündeminde. Anna ise "yedek parça" olmaktan bıkmış ve ailesine dava açıyor, tıbbi olarak azat olmak istiyor. Biyo-etik konusunda bir kafa yormaya ne dersiniz? Konu güncel ve çetrefilli, kurguda duygusal ve düşünsel olarak çok ağır gelecek sahneler var. Gerçek hayatta da var maalesef. Ayrıca, başka bir ülkenin sağlık ve hukuk sistemiyle kendi ülkemdeki mevcut standartları kıyaslamak da benim için vurucuydu. Kitapta davaya yargıç Frank Caprio gibi bir yargıç karakter kurgulanmış, en sevdiğim karakter. Okuyun derim, unutulmayacak kitaplar listenize girer.
Bir cam çocuk ve ailesinin gebelikten itibaren neler yaşadığını okuyorsunuz. Yazar Jodi Picoult için "empati kraliçesi" diyorlarmış. Evet, katılıyorum buna; duyguyu iyi yaşatıyor. Seçtiği konular bıçaksırtı ikilemler, etik olarak tartışmalı meseleler, bu yüzden heyecanı, merak ve gerilim duygularını koruyan sürükleyici eserler. Cam çocuk da bence çok başarılı. Yazar gerçekten hastalığı iyi araştırmış, öyle bir çocuğun bakım ihtiyaçlarını, tedavileri, maddi ve manevi her unsuru ince ince aktarmış okuyucuya. Gözümün önünde canlandı herşey, adeta fikm çekti beynim karakterlere, olaylara, o ânlık duygu durumlarına. Yani Cam Çocuk'u beklediğimden çok daha iyi buldum.Kitap hissiyat olarak bana Algernon'a Çiçekler kitabının hissiyatını verdi.
Yazarın diğer kitaplarını da okumaya niyetliyim. Cesur konular seçtiğini ve elini attığı konunun hakkını verdiğini düşünüyorum. Akıcı bir dille yazdığı için kitabın kalınlığı da kimsenin gözünü korkutmasın.
Kitap öncelikle fikir olarak çok iyiydi. İnsanın ne olduğunu anlamak için insan yerine koymadığımız varlık kategorilerini masaya yatırıyor, benzerlikleri ve farklılıkları kıyaslıyor yazarlar. Homini, hayvan, Tanrı, Makine, Öteki(yabancı). Bunu yaparken edebiyatın, sinemanın örneklerini bolca kullanıyor. Nihayetinde "insan" denilince çoğunlukla beyaz ve erkek birey akla geliyor. Çocuk, kadın, siyah, veya yabancıysanız yeterince adam yerine konmuyorsunuz, eser bu olguyla yüzleştirmeye çalışmış bizi. Bana yer yer ters gelen tespitlerine rağmen, ben ana fikri sevdim. Bence de varlık hiyerarşisinde insanı "üste" koymadan önce yerküreyi birlikte paylaştığımız diğer varlıklarla ilişkimizi, ortaklıklarımızı gözden geçirmeliyiz. İnsanın "öteki" kategorisine bir sağlama çekmesi elzem.
Yazarı duymuştum, kütüphanede tüm kitaplarını rafta dizili görünce ilk Picoult okuma deneyim için bu kitaba elim gitti. Jenna isimli 13 yaşında bir kızın 10 yıl önce kaybettiği annesini bulmak için bir medyuma, bir de emniyetten istifa etmiş bir dedektife başvurmasıyla macera başlıyor. Annesi Fil davranış uzmanı, babası bir Filleri Koruma bölgesi yöneten bu ailenin geriye dönük hikayesini araştırmaya başlıyorlar. Yazar kitabın sonuna Filler hakkında başvurduğu kaynakçaları, ziyaret ettiği yerleri, görüştüğü insanları yazmış. Yani üstünde epey çalışılmış bir kurgu ve en iyi yanı; sonunu belli etmiyor, sonuyla şaşırtıyor. Ben Mart 2017 1. baskıyı okumuşum, kağıt kalitesi, edisyonu, ve iri puntolarıyla da rahat ve keyifli bir yaz okuması oldu.
Kitap Metis diyalog serisinden yayınlanmış, kurmaca bir söyleşi sunuyor okuyucuya. Ben daha önce böyle bir tür okumamıştım, Oğuz İnel'den de ilk okuduğum kitap. Baştan konusu bana ilginç geldi ve hakikaten bir oturuşta ve büyük keyif alarak okudum. Bir Fizikçi ve kendine "Tanrı'nın Hizmetkârı" diyen biriyle karşılıklı soru cevaplarla süren bir sohbeti takip ediyoruz. Konuşulanlar ağır olsa da dil sadece ve akıcı. 'Anlamadım, ne demek istediniz açar mısınız?" gibi okuyucuyu ferahlatan manevralar zaten mevcut.
Şahsen ben de bu soruları böyle doğrudan ve samimi bir şekilde konuşabileceğim ehil birileri bulmayı isterdim. Böyle bir ihtiyaca cevap verdiği için ayrıca kıymetli buldum kitabı. "İnanç" veya "inançsızlık" konusunda aşırı hassas ve tutucu bir tavrı olanlar kitabı sevmeyebilirler ama gerçekten merak sahibi olan, özgür düşünceye değer veren herkes de –katılmasa bile– ortaya konan esere ve emeğe saygı duyar.