Toplam yorum: 3.285.024
Bu ayki yorum: 6.550

E-Dergi

deryamaner Tarafından Yapılan Yorumlar

16.06.2020

Bu kitap 3 seriden olusmakta. 1. sinde Allah`in varligi 2. sinde ise Kuràn-i Kerim ve Hz. Muhammed`in hakikatina saitlik ediyoruz. 3. sünü ise henüz okuyamadim. Bence herkes okumali ki sorulanlara cevaplar bulsun.
22.05.2020

Kendime durmadan sorduğum şey kitabın adı neden "Yağmur Sonrası" diye çevrilmiş? Orijinal adı "The Bungolow" iken. Sahildeki Kulübe (yeni basılmış halinde kullanılan ismi) daha çok uygun. Lakin belirtmek isterim ki Duygu Parsadan harika çevirmiş, tere yağından kıl çeker gibi pürüzsüz okudum. üç yerde editörel hata vardı ama. :)
Kitabı okurken Kitty'ye çok beddua ettim, bu karakterin rollerini okurken ve aklımda canlandırırken sinirden başımın ağrıdığı sayfalar oldu.
Sarah Jio yine on yıllar geçince buluşturdu sevenleri. Bence bu kitap "Mart Menekşeleri"'nden de güzel. Jio, yine harikalar yaratmış.
09.05.2020

Gündüzsefası (Morning Glory) Seattle'da bulunan yüzen evlerden birinde yaşanan aşk hikayesini, kaygıları ve hayata tutunmaları anlatan bir roman. Romanın yüzen evleri anlatışıyla Seattle'ı merak ediyor insan. Kitabın çevirisi Türkçeye iyi uyarlanmış bu sebeple Duygu Parsadan'ı tebrik etmeliyim, hakkını verelim. Kitapta ilgimi çeken bir yer var, son bölümde kahramana ne olduğunu eklemek için biraz sabırsız davranışmış ve kitapla bir bağ kurulmadan apayrı bir bölüm verilmiş. Bu biraz hoşuma gitmedi açıkçası. Fakat şu da bir gerçek ki bu kitapla, çocukluğumda tohumlarıyla oynadığım çiçeğin Gündüzsefası olduğunu da öğrenmiş oldum. Güzel hikayeydi.
07.05.2020

Bu kitabı okurken içim içimi yedi, gerçekten yedi ama öyle böyle değil. İnsanların birbiriyle konuşarak değil de içindeki sesin dediğine inanarak ve dik kafalıkla yaşaması gerçekten bu toprakların en eksik yanıymış, bunu anladım. Ah Çoban Ahmet, vah Gülbahar...
25.04.2020

Agapi güzel bir kitap fakat Sarah Jio' nun diğer eserleri gibi bir günde okunacak kadar heves veren bir kitap değil. Çünkü kitaptaki olay döngüsünün gerçek hayatta olamayacağı belli yani çok hayal ürünü bir hikaye. Yine her eserinde olduğu gibi bize çiçeklerin güzelliğini tattırdı orası ayrı, sevgiyi yine hamuruna kattı evet ağzımız tatlandı ama başkalarındaki aşkı görmek ve sınıflandırmak gibi bir lütuf kimsede olmadığı için yapmacık bir hikaye kaldı içimde. Bir de 29 yaşında tanıştırdığı sevenleri neden 60'ından sonra evlendirdi ben oraya takıldım işte, hemen evlendirseydi bir kaç satır da yapmak istedikleri şeyleri yaptıklarından bahsetseydi bize; bahçede mangal partisi yapmak, dünyayı gezmek ve çocuk yapmak istiyorlardı iki tane filan. Ne bileyim ya. Bir de çeviri/ düzeltme hatası vardı üç dört yerde gözüme batmadı değil sevgili Pena Yayınları.