Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

ihtiyar_balıkçı Tarafından Yapılan Yorumlar

06.11.2005

Usta Yazardır Tahsin Yücel. Yıllardır öyküleri romanları ile edebiyatımızı ileri taşımıştır. Yapıtlarının nitelikli olduğu aldığı öykülerin çokluğuyla -kısmen de olsa- açıklanabilir.
Duyguların düşüncelerin gerçek adlar ve kişilerle değil de benzetmeli adlar ve hayvanlarla anlatıldığı bir öykü "Sümüklüböcek".
Kelebeğin kendisine aşık sümüklüböceği unutup bir kuşun ardına takılması, sümüklüböceğin kahrından yollara düşmesi öykünün ana izleği.
Öykünün ana düşüncesi de günümüzde bilimsel ve teknik gelişmelerin insandan kopuk oluşunu vurgulamaktır.
Rauf Mutluay bu öyküleri Sait Faik Hikaye Armağanı almasına rağmen eleştirir; çünkü yazar, öykünün sonunda öyküden alınması gereken dersi okurun kendi başına bulmasına izin vermemiş, öykünün sonuna bir hikmet eklemiştir.
Bu kıssadan hisse tekniği geleneksel halk sanatına özgü bir tekniktir, çağdaş yazında pek hoş karşılanmaz.
Erdal Öz de yazarı öyküler toplamında kendine özgü bir anlatıma ulaşamaması, her öyküsünde okurun hissedeceği ortak bir söyleyiş özelliği yaratamamış olması nedeniyle eleştirmiştir.
Yine de "Tahsin Yücel, Türk edebiyatı için önemli bir kazanımdır." derim.
04.11.2005

Osmanlı İmparatorluğunda minyatür sanatını, İslam kültürünü, İslam kültürünün anlatıdaki toplum üzerine etkilerini, yer yer de bu kültürün baskılarını anlatan ve bu konuda fikir veren bir yapıt.
Nakkaşlar toplanır, ölen konuşur, öldüren konuşur, gerçeklik tarihin sayfalarında ellerimizin arasından kayıp gider; akan zaman gibi.

" Şimdi bir ölüyüm ben,bir ceset, kuyunun dibinde. Son nefesimi vereli çok oldu, kalbim durdu;ama alçak katilim hariç kimse başıma gelenleri bilmiyor." der ölü.
Kim bilir ? Belki zaman içinde katilin de gerçeği bilmediği anlaşılabilir.

NOT : Selim İleri'de cinselliğe şiddetle karşı çıkan Fethi Naci Usta bu satırlarda anlatılan cinselliği de -haklı olarak- gereksiz bulmuş ve yazara işaret parmağını sallamış olmalıdır.

Yapıta ilişkin bu sayfalarda farklı yorumlar yapılmış. Bu da romanın çok anlamlılığını gösterir.Belirli bir anlamın olmayışı, anlamın her okurca yeniden yaratılışı, anlamsızlığı getirmez mi?

Belki de yazarın ( postmodern edebiyatın) istediği bu.
Peki öyle olsun!
03.11.2005

Yapısalcı Eleştirinin öncülerinden R.Barthes, yüzeydeki bir takım imlerin altında , derinde bir takım kuralların/gerçekliğin oluşturduğu yapıyı önemser. Dil de böyledir. Yüzeysel yapının altındaki sistemi ele geçirmek gerekir.
Oysa günümüz sanat yapıtlarının çoğunda bir yüzeysellik/ dilsizlik hakimdir. Hatta bir yazarımız bu yüzeyselliğin farkındadır ki kitabına " Kimse Okumazsa Ben Okurum" adını vermiş.
" Demek ki bu sevimli ' Tatildeki Yazar'imgesi cici toplumun, yazarlarını denetim altına almak için başvurduğu kurnaz aldatmacaların birinden başka bir şey değil."
Parçalı, yapıştırma, nesne bağımlısı çağımızı daha iyi anlamak için okuyunuz.
02.11.2005

Yazının ve yazma sanatının ne olduğu üzerine kafa yoran usta sanatçının bu uğurda yaptığı çalışmalardan bir demet içeriyor bu yapıt.
Freud, yazarları " gündüz düş görenler" ve yapıtlarını da " gündüz düşleri" olarak adlandırır," Yaratıcı Yazarlar ve Gündüz Düşleri" yazısında.
Bu yaklaşımın nedeni sanatta görülen ve bir rüya işlemi olan "Yoğunlaştırma" ve " Yer Değiştirme"dir.
Yoğunlaştırma, insanın rüyalarında birden fazla gösterenin tek şeyi göstermesi ve tek şey üzerinde odaklanılmasıdır.
Wittgenstein bu durumu " İmgelerin sahip olduğu enerjilerin kendi imgelerinden koparak başka imgelere yapışması" olarak değerlendirir.
Sanatta derinlik için okunması gereken bir yapıt.
02.11.2005

Çağımız felsefesinin önde gelen bir adı L. Wittgenstein. İlk dönem yazdığı "Tractatus" u iki bölüme ayırır:
1. Yazdıklarımın hepsi
2.Yazmadıklarımın büyük bir bölümü
Bu yapıtıyla ve diğer yazdıklarıyla pek çok besteciye ilham kaynağı olmuştur.
" Anlatılamayana gelince susmak gerekir." der. Dilbilime katkısı yadsınamaz. "Dilimin sınırları, dünyamın sınırlarıdır" der.
Daha sonra "Tractatus" taki düşüncelerini reddeder; yeni bir anlam, dil, felsefe alanı yaratır kendine. " Her cümle bir resimdir." sözünü cümlenin anlam özellikleri ve cümlede anlam lilişkileri dersimde anlatırım. Cümle, sözcüklerden oluşur ama o sözcükler toplamından fazla ve farklı bir şeydir.