Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

ebrulibrarian Tarafından Yapılan Yorumlar

09.05.2016

Mutlu olmak çok da zor değil aslında bazen bir çiçek, bazen resim yapmak hatta bazen çölün ortasında kalmak... Önemli olan bizim olaya yaklaşımımız, hissettiğimiz, baktığımız değil gördüğümüzdür mutluluğumuz.

Güzelliğini içinde saklayan onu keşfetmemizi kendimizi de katarak anlam yüklememizi bekleyen milyonlarca sebep var hayatımızda. Hatta aynı durumdan defalarca farklı yorumlar bile çıkarabiliriz çünkü her dakika düşünüyoruz, bakış açısı geliştiriyoruz.

Milyonlarca yıldızın gülümseme sebebi olduğunu, uğruna emek verdiklerimizin önemini ve daha nicelerini oğluma okuduğum bu kitaptan öğrendim.

ve artık hayatımın tilkisiyim ölene kadar gönül bağı kurduğum her şeyden sorumluyum.
09.05.2016

Öncelikle belirtmek isterim ki konuları anlatırken tekrara hiç düşmemiş. Sadece bu kitabında danışanlarının ve okurlarının sorularını cevapladığı için bazı yerlere çok küçük değinmiş ve geçmiş.

Anlatımı her zamanki gibi doğal, kolay anlaşılır ve espirili. Kitapta soruları eşiyle birlikte cevaplıyorlar bazen aynı şeyi düşünüyorlar bazen farklı görüşleri paylaşıyorlar siz hangisini benimsemek isterseniz diyerekten :) yer yer de birbirlerine takılıyorlar.
Sorular bereketten aşka, sağlıktan iş hayatına kadar geniş bir yelpazade en çok yöneltilen sorular arasından seçilmiş.

Tüm kitaplarında annesinden ve eşinden bahsetmesi, hayatından örneklerle ilerlemesiyle de samimiyetini ortaya koyarak ben bunları yaşadım işte örnekleri dercesine anlattıklarının imkansız olmadığını gösteriyor.

Ben tüm kitaplarını severek ve hızlıca okudum sizlere de tavsiye ederim, klasik bir kişisel gelişimciden ziyade farklı anlatımıyla hoşunuza gidecektir diye düşünüyorum.
09.05.2016

Yerle bir olmuş adalet sistemi, birbirine olabildiğinde zıt iki karakter (Subay ve Gezgin), başına geleceklerden habersiz hatta sadece başına geleceklerden değil işlediği suçtan, alacağı cezadan, cezalandırılış biçiminden habersiz Mahkûm ve emirlere uymak zorunda kalan askerler...

Olay adada geçiyor ve bir işkence aletimiz var aslında ölüm makinesi ama ben işkence aleti demeyi tercih ettim çünkü yaşadıkları acının sonunda dayanamayıp ölmeyi seçtiklerini düşünüyorum. İnsan hayatı üzerinde hiçbir ayrıntı gözetilmeden infaza karar verilirken, infaz aletinin her detayı düşünülmüş hem de en ince ayrıntısına kadar. Yani zekâ istenilen yönde kurgulanmış; acımasızlık...

Sorgulamadan, dinlemeden yargıyı veren, infazı yapan ve daha da kötüsü bunları yaparken suçlu olduğunu düşündüğü kişinin sona yaklaşırken her saniyesini izleyen tek yetkili Subay'a karşı, olaylara kuşkulu yaklaşan mantık çerçevesinde itiraz ederek ve tüm bu yetkilere karşı gelen bir Gezgin'imiz var.
09.05.2016

12 hikayeden oluşan kitap için özetle Metaforların dansı diyebilirim :)

Kafka'nın ince ayrıntılarına gizlenmiş, metaforlarla bezenmiş hikayelerinde neler anlatılmamış ki;

Sanatçımız var gurur duyduğu kendince çok önem verdiği açlığı başkaları tarafından bazen yalancılıkla suçlanıyor bazen de sıradanlıkla izleniyor, işsiz kaldığında çok da irdelemeden kabul görmek uğruna daha da fedakarlık yaparak hayatının diğerleri tarafından hiçe sayılmasına sessiz kalarak gidiyor bu dünyadan.




09.05.2016

Kitap, yaşanmış gerçek bir hikayedir ibaresine yer vermiyor ama siz töre cinayetlerinin, gelenek ve göreneklerin hayli yoğun yaşandığı coğrafyada bu hikaye gibi nicelerinin yaşandığını bildiğinizden içiniz acıyarak okuyorsunuz.

Kahramanlarımızdan Meryem, annesiz kaldıktan sonra sözü çok geçerli olmayan babası tekrar evlenmiş, aile yönetimi Şeyh olan amcada sözü kanun gibi kimse onun dediğinin dışına çıkamıyor, Cemal Şeyh amcanın oğlu Şırnak'ta asker, terör ile mücadele ederek sağ salim evine dönmeyi başaran bir kahraman ama kahramanlığı sadece köy sınırları içinde geçerli, Profesör İrfan Kurudal, eşinin zenginliği, lüks yaşantısını sorgulamaya başlıyor bu hayatta neler yapabildiğini kendisi ölüp gittiğinde ne bırakmış olacağını... ve görüyor ki kendisine yeni bir hayat kurması gerek belki de o çok istediği kitabını yazma zamanı gelmiştir. Kendini zamanın ve yolun akışına bırakarak başka bir hayata açıyor.