Toplam yorum: 3.284.917
Bu ayki yorum: 6.423
E-Dergi
Kitabuskurdus Tarafından Yapılan Yorumlar
“İnsanın bir sırrı sürekli yüreğinde taşıması...
Bu basit bir olay değil.” Haruki Murakami, bana göre kitaplarıyla gerçekten eşsiz bir dünya sunan yazar. Kitabı okuyup bitirdikten sonra şimdi ben ne okudum, hissiyatına kapılmanız çok normal, paniklemeyin. Yazarın müzik, resim kısacası sanat bilgisi şimdiye kadar okuduğum her kitabının temellerini oluşturuyor. Resmen kurguyu mükemmel sanat eserleriyle örüyor. Kitaba gelince “Kara Dörtleme” olarak bilinen kitaplardan biri olan 1984 kitabına atıflar var. Zaten kitabın isminden de çağrışımı yakalamışsınızdır, diye düşünüyorum. Bunun yanı sıra yine fantastik ögeler, birbirinden kopuk bir o kadar da iç içe kurgular, sonunu tahmin etmekte zorlanacağız bir dizi olay… Tüm bunlardan sonra okunmaya değer mi, derseniz… Beklemeniz hata, derim. Kitapla kalın.
Kitap okudukça bir süre sonra kitaptan ziyade kendi fikirlerime de fazlasıyla eleştirel yaklaşır oldum. Bu çocuk kitabını şu sıralar okumaya devam ettiğim bir kitabın referansı ile aldım. Kitapta yardımsever bir sincaptan bahsediyor. Bu sincap kendisinden yardım isteyen kimseyi geri çevirmiyor. İşe böyle baktığımızda evet, ana fikir aslında çok güzel ancak (bence) bir sorun var: Sincap’ın da aslında bir yerlere yetişmesi gerekiyor, onun da acelesi var. Buna rağmen kimseyi kıramıyor ve herkese yardım ediyor. Gideceği yere gecikmiyor hatta dostlarının, yardımları karşılığında onun çantasına bıraktıkları küçük sürprizlerle de çok mutlu oluyor. Ama bir durup düşünüyorum: Ya gideceği yere vaktinde yetişemeseydi ya kimseye hayır diyemediği için işleri aksasaydı?.. Bunun ayrımının çok net verilmesi gerektiği düşüncesindeyim. Yazılanlar dışında bir de kitabın çizimleri var ki gerçekten çok güzel. Son olarak kâğıt kalitesi de biraz daha iyi olsa çok daha iyi olabilirdi. Kitapla kalın.
Bir şeyler yazmak istiyorsunuz ama nereden başlayacağınızı bilemiyorsanız, “Biri bana her şeyi en baştan, temelden anlatsın.” diyorsanız, bu kitabı okuyarak başlayabilirsiniz. Kitabın sonunda yazar kitabı kaleme alırken faydalandığı kitap ve yazarlara da yer vermiş. Benim çok da temele ihtiyacım yok, birçok şeyi zaten biliyorum sadece farklı bakış açılarına ihtiyacım var, derseniz yazarın da kitabın sonunda değindiği benim de daha önce paylaştığım “Büyübozumu: Yaratıcı Yazarlık” (Murat Gülsoy) kitabıyla da başlayabilirsiniz. Seçim sizin. Kitapla kalın.
Bir soru sorarak başlamak istiyorum. Öfkeyi bir renkle bağdaştıracak olsanız bu hangisi olurdu, neden? “Onunla konuşmanın yararı yoktu, çünkü öfke sağırdır. Ona bir şey göstermeye çalışmanın yararı yoktu, çünkü öfke kördür. Onu ikna etmeye çalışmanın da yararı yoktu çünkü öfke kibirlidir, ahmaktır ve yalnızca kendisini düşünür.” Öfke bu kadar güzel başka hangi cümlelerle betimlenebilirdi ki?.. bu kitaba bibliyoterapi üzerine yapılmış bir çalışmada denk gelmiştim. Bu arada kitaba hâkim olan renk kırmızı. Çocuklara bu duyguyu sezdirmek için kitaba başvurabilirsiniz. Kitapla kalın.
“Kitap her zaman güzeldir; yeter ki okuyan anlayabilsin.” Kitabın Türkçeye tercüme edilmesine Canım Oğuz Atay, öncülük etmiş. Okumuş, çok beğenmiş hemen Ahmet Cemal’i aramış, kitabı Türkçe olarak bizlere kazandırması için. Kitap boyunca “körleşme” nin kısır döngüsüne şahit olup “körleşme” aslında neydi, diye sorgularken buluyorsunuz kendinizi. Görmeye alıştığımız, görmekten sıkıldığımız şeyler mi bizi “körleşme” ye itiyordu? Yoksa bu bir mecburiyet mi, kaçış mı; sığınma mı gerçekliğin acı çıplaklığından karanlığa! Kitaplara tutkun bir adam Kien. Tutkunluğu saplantı boyutunda. Herkesten soyutlamış kendisini en azından öyle yapmaya çalışıyor. Kitaplarının temizliğini yapması için aldığı kadınla evlendikten sonra tüm hayatı altüst oluyor. Kitaplar dışındaki dünyaya ne kadar kendini kapatmaya çalışsan da bunun imkansızlığını Kien’in hayatında gördüm. “Evet, yaşamında pek çok şeyi göğüsleyebilirdi ama, insanın hiçbir desteğinin bulunmaması da hoş bir şey değildi.”