Toplam yorum: 3.284.924
Bu ayki yorum: 6.430

E-Dergi

Kitabuskurdus Tarafından Yapılan Yorumlar

18.12.2024

Bu kitapta öğrencilerine gönülden inanan koca yürekli bir öğretmenin, öğrencileriyle birlikte yazdığı başarı hikâyesine şahitlik ediyoruz. Üstelik bu hikâyeyi bir gitarın ağzından dinliyoruz. Kesinlikle yanlış okumadınız. Üstelik bu gitarın çok güzel bir ismi de var: “Siyah İnci” Siyah İnci, Sezer Öğretmen’in yola çıktığı ilk enstrüman değil belki ama “Minik Notalar”ın ilk gözdesi. Kitapta o kadar güzel duygular, değerler bir arada işlenip harmanlanmış ki gerçekten herkesin eline tutuşturup okutasım var. Yer yer mizahla zenginleştirilen anlatımın sonuna doğru gözünüzü yaşartacak azmin ardından gelen başarı öyküsüne de yer verilmiş. Öğrencilerine: “Pes etmeyi düşünme, umudunu kaybetme.” telkininde bulunmanın yanı sıra bunu yaşam felsefesi hâline getirmelerinde de hep rehberlik etmiş. Kalbinizi ısıtacak kitaplarla kalın.
12.12.2024

“Herkesin hatırlamak istediği ve hatırladığı bir kitap vardı.” Distopik romanlardan sonra uzun süre kendime gelemiyorum. Yazarların seneler öncesinden bu kadar öngörülü olmalarına, ölümsüz konular seçebilmelerine hayran kalıyorum. Korkunun egemen olduğu bir toplumda insanlar düşünemez, düşündüklerini söyleyemez; söyleyemedikçe de içine kapanır ve toplum makineleşerek yok olur. Bu kitapta itfaiyecilerin görevi; yangınları söndürmek değil aksine kitap olan evleri yakmak… Kitaplardan korkan, korkutulan bir toplumla hafızasına tutunup soran, merak eden bir avuç insanın bir şeyleri yeni baştan yazabilme öyküsü derdim, bu kitaba. ️Okumazsak her söylenene inanırız!.. “ Kitapla kalın ki cehaletle savaşabilelim. “…dışımız serseri, içimiz kütüphane.”
12.12.2024

“Sevdiğimiz insanların izleri neden bir yerde sürekli kalmazlar, neden onları her aradığımızda bulamayız?” Çerezlik, şöyle bir saatliğine sizi olduğunuz dünyadan alıp başka diyarlara götürecek bir kitap. Cengiz Aytmatov’un şu ana kadar okuduğum kitapları içinde en favorim olan “Toprak Ana” idi. Bu kitabı okuduktan sonra da fikrim değişmedi. Kitapla kalın. “Ah, gülmek ne hoş şeymiş! Birkaç gündür neredeyse onu da unutacaktım.”
03.12.2024

"’Kendinizden şüphe etmeye başladığınız zaman,’ dedi yeniden seyirciye dönerek, ‘korktuğunuz zaman şunu hatırlayın. Değişimin temeli cesarettir ve bizim kimyasal tasarımımızda değişmek var. Bu yüzden yarın uyandığınızda kendinize söz verin. Kendinizi tutmak yok. Neyi başarıp başaramayacağınız konusunda başkalarının fikirlerine tabi olmak yok. (…) Yeteneklerinizin kış uykusuna yatmasına izin vermeyin, hanımlar. Kendi geleceğinizi tasarlayın. Bugün eve gittiğinizde ben neyi değiştireceğim diye sorun kendinize. Sonra da işe koyulun.’” İnanılmaz güzel bir kitap daha bitirdim. Kadın olmak toplumda ne demek?… İnce ince bu soruya cevap vermiş, kahramanımız Elizabeth Zott. Yılmadan, savaşarak… bazen düşe kalka bazen de dim dik ayakta! “Kadın, kadının yurdu mu, kurdu mu?..” her iki kadın örneğini de vermiş kitap. Birlikte olursak ne kadar güçlü olabileceğimizi de göstermiş. Kitapla kalın.
03.12.2024

“Artık kimseden bir beklentim yoktu, kendimden beklentim ise çoktu.” Birbirini çok seven iki arkadaş; varlıklı bir ailenin çocuğu olan Taiyang ile atık fabrikasında çalışan fakir Yue’ nin hayat hikâyesine ortak oluyoruz bu kitapta. O kadar gerçekçi, hayatın içinden ki… çocukların o tertemiz dünyasıyla yetişkinlerin kirli dünyası arasında ezilip kalıyoruz. Kelimeler boğazımızda düğümleniyor. Kitap boyunca hayat bu kadar zor olmamalı, diye sorguluyorsunuz. Oradan gerçekler size cevap veriyor: Ama hayat bu kadar zor! Acımasız bir de… Sevgi hakikaten kurtaracak mı bizi? Ya da biz gerçekten kurtarmasına yetebilecek kadar çok sevmeyi başarabilecek miyiz? Okuyalım, okutalım.