Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220
E-Dergi
Kitabuskurdus Tarafından Yapılan Yorumlar
Öz güvenle şımarıklık arasında ince bir çizginin olduğunu yıllardır söylerim. Kitap, bu sözün vücut bulmuş hâli. Aslında önümüzde iki farklı pencere var ve manzaralar oldukça farklı. Petra -taşın adının bu olduğunu düşünüyorum ama farklı bir anlama da geliyor olabilir çünkü kimse ona bu isimle seslenmedi kitap boyunca- kendini, kendi özünden çok farklı gören bir taş. Olduğu durumu, konumu kabullenmiyor. Öte yandan nereye giderse gitsin kendiyle barışık, ait olduğu yeri kendi hayal dünyası çerçevesinde renklendiriyor. Olduğu yere uyum sağlıyor, kendini değerli hissediyor. Ancak aslında yazarın bize vermek istediği mesajın bu olmadığını, kitabın sonunda Petra’nın kendi özünü kabullendiğini şu sözlerden anlıyoruz: “Endişelenmeye gerek yok. Ben bir taşım, bu da benim yuvarlanışım. Her taş nasıl yuvarlanıyorsa öyle işte…” Kitap boyunca uyum sağladığını düşündüğümüz Petra algısı bu cümlelerle yıkılıyor. Soruyoruz kendimize bir yere uyum sağlamadan önce insanın kendini tanıması gerekmez mi?..
Rus bürokrasisinin ikircikli, soğuk yüzü karşısında bir ölüm kalım mücadelesi… Tolstoy’un Hacı Murat’ı, dağların özgürlüğüyle sarayların soğuk duvarları arasında sıkışmış bir insanın, hem kendi halkına hem de düşmanına karşı verdiği varoluş mücadelesini işliyor. Kimilerine göre bu kitap oldukça tarafsız kaleme alınmıştır kimilerine göre de gerçek, kitapta anlatılandan çok farklıdır. Ben çok farklı olduğuna inanmak Şeyh Şamil ile Hacı Murat arasında aslında gizli bir anlaşma olduğunu düşünmek istiyorum. Böyle de olsa acı son yine kaçınılmaz oluyor tabii ama yine de o onurlu duruşu gözümde daha da yüceltmek iyi hissettiriyor. Kitaba göre Hacı Murat, kaderin iki yakasında yürüyen bir adam aslında. Bir yanında ihanetin gölgesi diğer yanında gururun ateşi. Hiç beklemediğim bir şekilde bitti kitap büyük bir gerçeği yüzüme çarparak: İnsan, ölümcül darbeyi genel de yakın olarak gördüğünden alıyor.
Yazarın daha önce iki kitabını okudum. Biri yazmak eylemi üzerine inşa edilmişti ki kitaptan gerçekten inanılmaz keyif almıştım. Bir diğeri de oldukça güzel kurgulanmış bir romandı. Ancak bu kitapta onlardakine benzer bir tat ne yazık ki alamadım. Evet, birkaç hikâye güzeldi, sonu da oldukça şaşırtıcı bitti hatta. Kullandığı teknikler, başvurduğu yöntemler (gerek üst kurmaca gerek metinler arasılık) kaliteliydi ama bazı hikâyeler -çoğunluğu- oldukça sıkıcı geldi bana. Sonu kendini çabuk ele veriyordu. Sanki ayaküstü yazılmış gibilerdi. Yazarla bu kitabı ile tanışmış olsam sanırım diğerlerini merak edip okumazdım. Eğer yazma eylemine ilginiz varsa mutlaka “Büyübozumu:Yaratıcı Yazarlık” kitabını okuyun. Çok güzeldi. Bir ara onun da tahlilini paylaşırım. Kitapla kalın.
Emek verdiğim bir şeyin sonucunu görmek bana zevk veriyordu.
”Eğer ışığa sahip olmak istiyorsan önce karanlığa sahip olmalısın.”
O salonda, herkesin gözü tablomdayken hayatı çözdüğümü düşünmüştüm.Zirvede olmadıktan sonra kimsenin umurunda olmayacağımı düşünmüştüm.Kırmızı kurdeleyi göğüslemeyenlerin kaçıncı olduğunun bir önemi yok diye düşünmüştüm.Yanılmışım. Meğerse bazıları o yarışa hiç girmemişler. Bizimle birlikte hiç koşmamışlar.Ormanın içindeki patikadan yürümüşler.Mis gibi oksijen almışlar,kuş seslerini dinlemişler,arada yaşlı bir çamın serin gölgesinde soluklanmışlar.Biz sağımıza solumuza bakmadan zirveye çıkma telaşıyla koştururken onlar kendi yollarını açmışlar.
Yine çok güzel bir eser daha bitirdim. Kitabın kurgusu da çizimleri de çok başarılı. Tek sıkıntı yine çok fazla yazım hatası olması. Yukarıdaki alıntılardan da anlaşılacağı üzere hayallerinin peşinden gitmek, kalıplara sığmamak, emek vermek, çok çalışmak anahtar kelimeleriinin üzerine inşa edilmiş bir kitap.
Yazınsal metinleri okurken, okur olarak yapacağımız bir iş de söylenenlerden söylenmemiş olanı çıkarmaktır. Buna da yorum diyoruz.
Eleştirel okuma, okurdan çok yönlü bir çaba ister. Bu çabanın bir yönü de söylenenlerden söylenmeyeni sezme ya da çıkarmadır.
Akademik anlamda okuma eğitimine eğilimliyseniz kitap, size rehberlik sunabilir. İçindeki bazı tanımların çağın mevcut getirilerinden hareketle güncellenmesi gerektiği kanısındayım zira o tanımlar artık o kelimeyi karşılamada oldukça yetersiz kalmaktadır. Hocamız vefat ettiği için bu mümkün müdür onu bilemiyorum. Kitapta yer alan metinler örneklendirme açısından oldukça güzel seçilmiş. Meraklısına… Kitapla kalın.