Toplam yorum: 3.285.024
Bu ayki yorum: 6.550
E-Dergi
Kitabuskurdus Tarafından Yapılan Yorumlar
Bir çalıştay için Ayvalık’a gitmiştim. Toplu taşıma kullanmak durumunda kaldım. Okul çıkış saati olacak ki ağırlıklı olarak öğrenciler vardı. Bir kız öğrencinin yanına oturdum. Çantamdan kitabı çıkardım, başladım okumaya…Yanımdaki kız çocuğunun da dikkatini çekmiş olacak ki benimle birlikte kitabı okumaya başladı. Hiçbir şey söylemeden sayfayı bitirdikten sonra onun bitirmesini bekliyorum, o da yine bir şey demeden okuması bitince sessizce kafasını kaldırıp bana bakıyor, işareti aldıktan sonra ben de sayfayı değiştiriyordum. Böyle böyle birkaç sayfa okuduktan sonra o, inmesi gereken durağa yaklaşınca: “Abla, kitabınız çok güzelmiş.” dedi. Tabii biz de gerekeni yaptık. Öyle güzel bir yolculuktu ki anlatamam. Çocukla aramızda kurulan sözsüz iletişim… sayfayı bitirince kafasını kaldırıp bana bakması... Kitaba gelince bir kız çocuğunun yaşamına dokunan bir öğretmenden bahsediyor. Sonra o kız çocuğu büyüyüp yazar oluyor ve bu kitabı kaleme alıyor. Kitapla kalın.
Sofie’nin Dünyası kitabını neredeyse hepimiz biliriz. İşte o kitabın yazarından bir kitap tutuyorum elimde. Sorgulamayı seven çocuklara hayran olduğum doğrudur. Kitap kahramanımız Hans Thomas’a duyduğum hayranlık sadece sorguladığı konuların mükemmelliğinden gelmiyor, onun eşsiz bir hayal dünyası olduğu da yadsınamaz bir gerçek. Tabii Hans Thomas bu özelliklerinin çoğunu babasına da borçlu olabilir. O yüzden bu kitabı her yaştan okura tavsiye etmekten kendimi alamıyorum. "Şaşırtıcı bir kaynaşmada kısa süreliğine biz de alırız yerimizi. Atılırız yeryüzüne, sanki dünyanın en olağan şeyiymiş gibi bu. Akropol'de insanların nasıl karıncalar gibi dolaştığını gördün. Ama yitip gidecek bütün bunlar. Gidecek ve yerini yeni bir kaynaşma alacak. Çünkü her zaman hazır bekleyen başka insanlar var. Her zaman yeni fikirler çıkıyor ortaya.” Kitapla kalın.
“Az çoktan fazladır.”
Ne kadar zormuş dolu gözlerle etrafa bakmak. İşte o zaman ağlayıp içindekileri dökmenin ne büyük kolaylık olduğunu anladım.
Oysa insanın çocukluğundan başka neyi vardı sahip çıkması, saklaması gereken?
Harika bir çocuk kitabı daha bitirdim. Çocuk dediğime bakmayın. Her yaş grubunun okuması gerekenlerden. Her şey o kadar güzel o kadar kararında verilmiş ki… Konunun işlenişi, mesajların sezdirilişi… gerçekten bayıldım. Sahip çıkmamız gereken değerler, unuttuğumuz sevgiler, korumamız gereken doğa ve en önemlisi AİLE! Okuduğum bu ikinci kitabıyla birlikte (Umarım, Ekonomik Okulu’nu okumuşsunuzdur.) “Kalemine kuvvet!” dediğim yazarlardan biri oldu Yaşar Bayraktar. Okuyalım, okutalım. Kitapla kalın.
“Aydınlanmanın izleyicileri de benzer bir soru sordu. “Sezginin, etiğin, sevginin, manevi olanın bilimle ne alakası var?” dediler. Bu soru dolaylı olarak materyalizmi ve nihilizmi besledi. Ortaya konulan bilimsel-teknolojik ilerlemeler sahte, saldırgan ve yıkıcı bir özgüven oluşturdu. Aydınlanmanın bilimle, sanatla ilerleme hayalleri, dünya haritalarını değiştirme arzusuna, 20-30 yıl içinde iki Dünya Savaşı çıkaracak kadar kana susamışlığa dönüştü. Aydınlanmanın çocukları istemeden karanlığın yol açıcıları oldular. Tüm alanlarda Avrupa merkezli dar bir anlayışı öne çıkardılar. Dünyanın çeşitli kıtalarındaki yerel kültürleri yok etmeyi hedefleyen ve kültürleri kendi kültürü açısından yorumlayan etnomerkezci bir bakış geliştirdiler.” sadece bu alıntı bile kitapla ilgili pek çok şeyin özetini ortaya koyuyor. Kitap içinde barındırdığı felsefi düşünceler sebebiyle biraz ağır okunuyor ama zihinde gereksiz bir ağırlık yapmıyor. Kitapla kalın.
Bazen bir şeyi kaybetmek esas ihtiyacımız olanı bulmamıza yardımcı olur.
Sabır sadece beklemek değildir kızım, bazen yolunu değiştirmek ve pes etmemektir.
Sezer Hoca’nın kalemini seviyorum. Hem kurguları güzel hem de mutlaka kitapta bir sanat teması yer alıyor. Hatta sanatın kendisi temaya dönüşüveriyor. Siyah İnci’den sonra bu sefer de bir düş fırçası hayallerimizi süslüyor. Resim fırçasını kaybettiği için resim yapmak istemeyen Liya üzerinden hayatta hiçbir nesneyi veya aracı amacımız yapmamamız gerektiği mesajını veriyor. Nihayetinde amaç resim yapmaksa o fırça olmadan da yapılabilir. Okuyun, okutun. Kitapla kalın.