Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
Fatih ERÇİN Tarafından Yapılan Yorumlar
Yakınlığına rağmen karanlıklar içinde, zamana rağmen sıcaklığını koruyan, içine gireni yakan bir tarih, yakın tarih. Üzerindeki külleri kaldırmak isteyeni yakıyor
Ama artık hakikat fedaileri yola çıktılar canlarını ortaya koyarak hakkın hatırını ali tutarak ve hiç bir şeye feda etmeyerek yollarına devam eden muhabbet ve hakikat fedaileri...
Mustafa Armağan da tarih alanında o fedailerin başını çekiyor Armağanın kalemine ve yüreğine sağlık bu hakikat yolculuğunda Allah zihnine açıklık kalbine inşirah ruhuna rahatlık
kalemine istikamet versin. Kötü niyetlilerin nazarlarından korusun
insanlara akılları ölçüsünce konuş düsturunu çok iyi bilen Mevlana Kur'an'daki temsil üslubunu görerek insanlara anlayabilecekleri bir dille çok güzel hikayeler ve temsiller vasıtasıyla ahlaki, imani mesajlar vermekte. O zaman başlattığı sevgi ve hoşgörü çağlayanı halen akmakta... bize düşen onu anlamak veyaşamaya çalışmak... yazar ve hazırlayanın ellerine, gönüllerine sağlık.
Evet, Yeryüzünde hiçbir beşer onun kadar sevilmemiş ve sevilmeyecek de. Zira savaşta ona gelen oku görüp başını okun önüne atacak onu seven ashap, asılacağı sırada kendisine ‘Senin yerinde Muhammed’in olmasını ister miydin?’ sualine ‘Değil onun benim yerimde olmasını istemek; bulunduğu yerde ayağına diken dahi batmasını istemem’ diyecek kadar sağlam ve kuvvetli bir iman ve sevgi elbette dünyanın hiçbir yerinde görülmemiş ve görülemeyecek de… ve sahabe onu sadece canını vererek değil onun her şeyine dikkat edip bütün hayatını onun hayatına uygun bir şekilde yaşayarak da göstermiş. Allahu teala bizlere de böyle kuvvetli bir sevgi ve iman nasip etsin amin.
‘Savaşta Aslan Barışta Ceylan’ olan Osmanlı her alanda örnek bir toplum yetiştirmiş. İslam’ın emrettiği yardımseverliği bizlere örf ve adetler vasıtasıyla miras bırakmış. Bunu 17 Ağustos depreminde en güzel örneği ile gördük halkımız yemedi, giymedi deprem bölgesine gönderdi.
O Hz Peygamber ashabı içinde nasıl en çok sevilmiş ve yeryüzünde hiçbir insan onun kadar sevilmemiş (ve sevilmeyecek de) öyle de Osmanlı da onu şanına layık bir şekilde sevmiş, adına naatlar yazan Nabiler, Bakiler kasideler yazan Fuzuliler ve Mevlitler yazarak günümüze kadar bunu adet olarak devam ettiren Süleyman Çelebiler ve daha nice Peygamber âşıkların yetiştirmiştir.
Sakın terk-i edebden!
Kuy-i mahbub-u Hüdadır bu
Nazar gah-ı İlahidir
Makam-ı Mustafa’dır bu
O sevgi bu dörtlüğü Medine müezzinlerinin ağzından Medine ahalisine dinletmiştir.
Allah’ım bize senin sevgini, habibinin sevgisini, onları sevenlerin sevgisini ve bunlara yaklaştıranların sevgilerini ver, bizi kendine ve habibine sevdir âmin.
Bela ve Musibet Niçin Gelir Nasıl Korunur?
Öyle bir fitneden sakının ki içinizden sadece belli bir zümreye mahsus kalmaz? Allah’ın azabı şiddetlidir.
Evet, kâinatı Cenab-ı Hakk kâinatı güzelliklerle bezemiş ve donatmış ve gül dalında bir diken mesabesinde (bakış açısına göre) bazı çirkin görülebilecek musibet ve belaları da koymuştur. Ta ki izzet ve haysiyetine dokunan bazı azgınlıklara hemen tokat vursun. Bazılarını da ertelemiş biraz mühlet vermiştir. Müminin başına musibet gelse sabreder, malına zarar gelse sabretmek şartıyla o mal sadaka hükmüne geçer.
Musibet ve belalardan ibret almak dua ve niyazıyla...