Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Fatih ERÇİN Tarafından Yapılan Yorumlar

01.12.2005

‘Yazılamamış Destanlar’ Mehmet Niyazi tarafından kaleme alınan, Yemen! Ah Yemen ve Çanakkale Mahşeri kitaplarındaki duygusal ve manevi havayı çok daha güzel yansıtan; Eşref beyin önderliğinde Zenci Musa, Enver bey gibi kahramanlarla; Said Nursi gibi ilim ve iman öncülerinin rehberlik ettiği hareketi anlatan bir kitap. Yazar, bu vatan evlatlarının, siyasetin yalan ve entrikalarının bulaşmadığı bir harekette nasıl kahramanlık ve fedakarlıkta bulunabileceklerini çok güzel, akıcı ve etkileyici bir üslup ile yazmış.
İslam birliğine adanmış ve bu ülkü etrafında kenetlenmiş kahramanlık ve iman abidesi pırıl pırıl insanlar. İnsanın ülküsü ve himmeti gayreti nispetinde genç olabileceğini gösteren Mehmed Babalar...
ve daha nicelerinin destanları...
28.09.2005

Yemen’in değişik, vahşi iklim şartlarına, asi ve bedevi insanlarına karşı cenk eden kahraman Osmanlı evlatlarının İnsanın ciğerini delen yüreğine mızrak gibi saplanan çok ağır şartlar altında yaptıkları cihatlarının hikayelerinden kaleme sığabilecek kesitler...
Yer yer, ahu efgan ettiren; bazen derin hıçkırıklara karışan göz yaşlarıyla geçen, ecdadımızın yaşadığı hazin hadiseler...
ve bu hadiselerde -600 yılı aşkın mazisinde devletler arası diplomaside olduğu gibi- harpte dahi dakik zekaya malik ve –bu zekaların parıltıları-, Osmanlının yetiştirdiği kahraman, çilekeş askerlerinin dehalarına delalet eden parlak numuneleri... ve askerlerin vatanın hiçbir yerini ayırt etmeden dünyanın bir ucuna gidip devletine ve vatanına hizmet aşkları ile onlara bu aşkı veren iman, İslam ve vatan sevgisi. Onları harç gibi birbirine bağlı demir gibi rabıtalar.
20.09.2005

Sıddik sıfatı göklerden gelen ve peygamberlerden sonra üzerine güneşin doğup battığı en hayırlı insan.
Hayatının her sahifesi, her adımı, her sözü, bir ibret vesilesi. Onu ve ondaki imanı anlamak yaşamak için gayret etmek, bu uğurda ölmek. Sıddik-ı Ekber Yazar yukarda çok kısa temas edilen konuları Hz. Sıddik'ın hayatıyla tafsil ve izah etmiş akıcı bir üslup ile kitabın bazı yerlerinde insan göz yaşlarına hakim olamıyor. Onları anlamak ve tatbik ettikleri düsturlarını yaşamak dua ve niyazıyla. Ruhuna Fatiha.
19.09.2005

Yazar Kır zincirlerini osmanlının bir mukaddimesi olarak güzel bir girizgah ve gelişme olarak kaleme almış.
ESerde tarihimize ait gizlenen ve başımızı gömdüğümüz batı kumlarından başımızı çıkarmamız gerektiğini tarihimizi yeniden okimamız ve yeniden tarimize kendi kenid tarihimiz yapmamız gerektiğini salık veriyor.
ayrıca eserde padişahlar ve Osmanlının yardımseverliği ile ilgili iktibaslar çok güzel örnkeler olarak Osmanlı gerçeğini gözler önünüe sermiş. mesela 2. Abdülhamid ile Necdet Sezer kıyaslaması çok güzel bir örnek. Tebaasından en basit denilebilecek erlere bile Padişah elini uzatıp teselli etmesi fakat şimdi depremde devletin en tepesindeki kişinin bölgeyi sadece arabasıyla gezmesi ve halka bir geçmiş olsunu bil esirgemesi.
18.09.2005

Yazar tarihimize olan yabancılığımızı, hatta bizim olmaktan çıkmaya başlayan tarihimizle sadece aramızda ırsi bir bağ bulunduğunu ve bu durumun gitgide kasıtlı-planlı bir şekilde bize empoze edilmeye çalışıldığını güzel bir tarzda bizlere ispat eylemiş. Şu da bilinmeli ki bu empoze sadece dış güçler tarafından değil kendi tembelliğimiz ve miskinliğimizle onların ekmeğine yağ sürmekliğimizden kaynaklanmaktadır.
…Ve bunların neticesi olarak yani tarihimizi unutmanın neticesi olarak da diğer Asya, Afrika ve Amerika ülkeleri gibi toprak ve coğrafi zenginlikler açısından değil ama kültürel ve insani olarak sömürgeleştirilmeye başlandık ki: Artık biz, biz değil batı olma yolundayız ve işin daha kötü ve içler acısı ciheti de bunun farkında olmayımışımız!
Üslup olarak İnsanlığın Son Adası ile aynı tarz intihab edilmiş: kısa –fakat bitmesini istemediğiniz–, özlü, okuyucuyu sıkmayacak bir tarzda kaleme alınmış Türkçe yönünden güzel bir lisan ihtiyar edilmiş. Bazı batı menşeli kelimeler tam anlaşılmasa da umumi olarak lisanı güzel –bir kısmı kullanılmasa daha iyi olurdu.–
Muhteva olarak konular edebi bir üslup ile anlatılmış kari’in aklında fazla soru işareti bırakmayacak tarzda kaleme alınmış, gereğinde olayların detayları ve destekleyici konu ile ilgili diyaloglar aktarılmış – Rami Mehmed Paşa’nın Karlofça’da sergilediği diplomasi dehasını aktarması tam yerinde bir iktibas olmuş–.
Eserle ilgili hususi kanaat ve tavsiyelerim:
Eser herkes tarafından dikkatle okunması gerekir diye düşünüyorum (tabi tarihini yanlış öğrenen ve ona sahip çıkmak isteyen herkes).
Ayrıca tarih alanında kendi gerçeklerimizi bize tanıtacak kaliteli tarihçilere ihtiyacımız olduğunu anlamalı, bari tarihimizi batılılardan değil kendi öz kaynaklarımızdan, yabancıların bizden çok araştırdığı ve ecdadımızın bize miras bıraktığı arşivlerimizden araştırıp öğrenmeliyiz.
Anlı-şanlı mazimizle sürekli olarak övünmeyi bir kenara bırakıp araştırmalı ve ne olduğumuzu neler yaptığımızı görmeli ve geleceğe geçmişin ışığı ile bakıp dersler çıkarmalıyız.