Toplam yorum: 3.284.614
Bu ayki yorum: 6.120
E-Dergi
quasi parlando Tarafından Yapılan Yorumlar
Søren Kierkegaard'ın biyografisi çerçevesinde varoluşçu felsefesini temel düzeyde anlatan akıcı bir çalışma olmuş. Søren Kierkegaard ile tanışmak için başlangıç kitabı olarak okunup daha sonra Kierkegaard'ın üç aşaması kronolojik sırayla takip edilerek okuma yapılabilir. Kitap, Søren Kierkegaard'ın hayatında önemli olan kırılma noktaları üzerinden ilerlerken Kierkegaard'ın düşünce yapısında etkili olan önemli kavramlar üzerinde de durulmuş ve ilgili alanlarda Kierkegaard'ın kendisinin yazmış olduğu eserlerden alıntılar yapılmış. Çağdaşları tarafından pek tanınma imkanı bulamamış Kierkegaard'ın ölümünden sonra felsefe ve diğer disiplinlerde yer ettiği önem göz önüne alındığında Kierkegaard, felsefeye ilgi duyan okuyuculara hitap etmenin yanında; varoluş kavramı üzerinde yoğun bir düşünüş hali sürdürdüğü ve melankoliyi bir miras gibi taşıdığı için, insan doğası gereği her okuyucuda anlam ifade edecektir. Ayrıca son kısımda özet bir tarihçeye ve okuma önerilerine yer verilmesi iyi olmuş.
Benim zihnimde Şule Gürbüz, bir duvarı yazdığı eserlerle kaplıyor; Kambur, başlı başına bir tablo olmaktan öte, diğer eserleri taşıyan sağlam bir çivi. Kambur, biraz boşluklar barındıran bir kitap, ancak bu boşluklardan Şule Gürbüz'ün kendine has varoluşunun ışığı sızıyor. 18 yaşında bir insanın; bunca hissedişi, olanıyla dışa vurabildiğine üstelik bunu edebi bir yolla yapabildiğine şaşırmaktan kendimi alıkoyamıyorum. Esere gelecek olursak: Başlangıçta zaman zaman Kambur'a dışarıdan bir gözle bakıyor, sonra Kambur oluyor hatta Kambur'un en derinine yani günlüğüne giriyor, en nihayetindeyse yine Kambur olarak okumayı sonlandırıyoruz. Kambur, tabi caizse yeni bir güne her uyanışında, camı çerçeveyi yere çalmak ve o kırıkların üstünde yürümekle ömrünü geçiriyor ve ömrü sarmal bir sakız gibi ellerine yapışıyor, koparsa kısalmıyor, çiğnese daha da büyüyor. İşte kitap boyunca Kambur'un fiziken ve ruhen taşıdıklarının yanında "yaşamak" denilen mefhumla ne yapacağını okuyoruz.
A5 boyutunda ve çizgisiz oluşu kullanışlı, kağıt kalitesini de beğendim.
Kuşe kağıda basılmış, A5 boyutunda kanaviçe örnekleri var, birkaç örnek çok benzer ama genel itibarıyla güzel.
Agatha Christie'nin insan psikolojisine dayanan romanlarından biri. Okuyucuyu şaşırtmak için bu kez sınırları fazla zorladığı kanaatindeyim.