Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899
E-Dergi
ozgur05 Tarafından Yapılan Yorumlar
Ölüm ile Cezzar Dede arasında süren pazarlık neticesinde birer öykü anlatmaya koyulurlar. Bu arada Ölüm, diğer avı Uzun İhsan Efendi’nin peşindedir. Ve Ölümle Dede birbirlerine korku, din, cennet ve aşk konulu birer hikaye anlatmaya koyulurlar. Anlatılan öyküler oldukça düşündürücü ve etkileyici. Ben çok severim yazarı, okumadığım bir kitabı( AMAT) kaldı. Sizlere kesinlikle tavsiye edebileceğim bir yazar. Ama okurken zaman zaman sıkılabilirsiniz. Hem uzun anlatımları hem de kullandığı kelimeler sizi sıkabilir ama yine de etkileyeceğini düşünüyorum.
Nasıl bir romandır Cemo? Bunu anlatmak o kadar zor ki... Akıp giden sayfalar, size Anadolu’nun yüzyıllık kara yazgısını türkü olur söyler. Çancı Memo ile ceylan güzeli Cemo’nun aşk hikâyesi bir taraftan akar Dicle kadar deli dolu, ağalık töresi ve halkımın bitmez çilesi yanık yanık türkü olur Kemal Bilbaşar’ın satırlarında. Okudukça daha da keyif veren çok güzel bir roman. Okumak adına alabileceğiniz tüm tatlar var kitapta. Gerçekten de masalsı bir kitap
Egede bir köyde Osman ve Hüseyin Ağa adlı iki kişiden söz ediliyor eserde. Osman Ağa’nın Menekşe adında bir kızı, Hüseyin Ağa’nın Tahir adında bir oğlu vardır. Hüseyin Ağa, oğluna ağanın tek mirasçısı olan Menekşe’yi alarak topraklarına konmayı düşünmektedir. Bu arada bu planların suya düşmesine sebep olan bir gelişme olur. Köyün delikanlılarından Murat, doktor olarak köye dönmektedir. Menekşe Murat’ın gelişini gözlemek ve onunla yakınlık kurmak için dere kenarına iner ve Murat gelirken kendini dereye atar, boğulma numarası yapar. Muratla Menekşe arasında böylece bir ilişki başlar. Aynı zamanda Tahir ile Murat arasında da Menekşe için bir yarış başlar. Ve sonunda ilginç gelişmelerden sonra Murat ile Menekşe kavuşurlar.
Aslında roman bir yerden tanıdık geldi bana. Kemal Sunal’ın “Doktor Civanım” adlı filmi birçok açıdan bu romana benziyor. Yazar romanının 1956’da yazmış. O zaman, filmi çekenler bu eserden esinlenmişler.
Yöresel ağızları oldukça güzel yansıtmış yazar. Ben okurken çok zevk aldım. Size de tavsiye ederim.
Zebercet "garip" bir adam, fazlasıyla yalnız, "garip" cinsel istekleri var. Sıkıcı, monoton bir hayatı var. Ama hayatında "hiç kimse" yok. Beklediği, bir hatun kişi var, hayal dünyası sadece bu kadın. Ve onun gelmeyeceğini anladığında yapacağı tek şey kalır. Daha fazla bu anlamsız hayata katlanmamak. Ve intihar eder. Konakta yani Anayurt Oteli’nde kalırken aynı zamanda konakta yaşamış olanların hayatlarının derinliklerine de iner. Zaten onun hayatı tuhaftır, ismi de öyledir: ZEBERCET. Güzel bir eser, bana biraz Oğuz ATAY tadı verdi. Psikolojik tahliller çoğunlukta. Ve cinselliği de ilginç yönleri ile işliyor.
Adı bile olmayan bir adam romanın kahramanı. C... Yusuf Atılgan’nın ikinci romanını okudum, diğeri Anayurt Oteli idi. Orada da Zebercet adlı karakter ile aslında bu karakter birbirlerine benziyor. Kendi yalnızlığı içinde toplumun alışık olduğu yapıları zorlayan C..., sonunda toplum tarafından sindiriliyor. Yazar, aslında o kadar güzel bir karakter ortaya çıkarmış ki... Yolda giderken insanlara meslekler uyduran, onların hayatları hakkında öngörülerde bulunan biri. Bazen biz de yapmaz mıyız bunları? Evlilik konusunda hep aykırı düşüncelere sahip. Mesela bir yer var, çok hoşuma gitti: “ Evliliklerde yan yana yatmalar bitirir ilişkiyi. Uyku insanın üzerinden mahrem örtüsünü kaldırır. Düzensiz nefes alış verişler, yellenmeler, geğirtiler, anlamsız sesler insanın gerçek yüzünü ortaya koyar. O yüzden de ayrı yatılmalı.” Ve diyor ki C... : “Ben kimseyle beraber yatmadım.” İnsanlar arasında yakınlığı et sürtünmesine bağlıyor; aşk, bağlılık gibi duygulara inanmıyor. İki kadınla beraber olmaya çalışıyor. Biriyle – Güler ile- beraberken altı aydır göremediği sevgilisini –Ayşe’yi- arıyor gözleri. Güler ile iyiyken onun aile sınırları içine hapsedilmiş yaşamından sıkılıyor ve yazı geçirdiği yerde Ayşe’yi görüyor ve tekrar başlıyor sevdası. Ayşe’nin ailesi yurt dışında olduğu için rahat; ama ailesi döneceği zaman huzursuz oluyor ve kaçmaya çalışıyor. En son Ayşe bunu görüyor ve o gidiyor. Üzerinde hep babasının etkisi var. Evde hizmetçilere sarkıntılık yapan bir baba ve annesiz bir yaşamın yerini dolduran teyze. Ve baba ile teyzenin ilişkileri. İlk gördüğünde üzerine atlıyor babasının ve babası da kulağını çekerken kulağı yırtılıyor. Romanda da sık sık C... kulağını kaşır zaten o yüzden.
Ben beğendim romanı. Okumanızı tavsiye ederim.