"AYRILIK VAKTİ
Akşamı getiren sesleri dinle
Dinle de gönlümü alıver gitsin
Saçlarımdan tutup kor gözlerinle
Yaşlı gözlerime dalıver gitsin
Güneşle köye in, beni bırak da
Küçüle, küçüle kaybol ırakta
Şu yolu dönerken arkana bak da
Köşede bir lahza kalıver gitsin
Ümidim yılların seline düştü
Saçının en titrek teline düştü
Kuru yaprak gibi eline düştü
İstersen rüzgara salıver gitsin
Bu kadar inançlı bu kadar duygulu bu kadar hüzünlü bir o kadar da melankolik bir şair yazar Necip Fazıl Kısakürek. Şimdiye kadar onun hiç bir şiirini bilmeyen ya da okumayan biri varsa gerçekten çok kaybı var. İlk gençlik yıllarımın tercümanıdır o. İlk esen kavak yellerimin ilk aşkın, okul sıralarındaki arkadaşlıkların anne baba sevgisinin ayrılığın özlemin baharın ve hatta ölümün acı ve tatlı tüm duyguların hayattan dizelere yansımasıdır onun şiirleri. Dizelerindeki ahenk kafiye uyumu zaman zaman kullandığı teşbihler bağlar kendisine okuyucuyu. Gelmiş geçmiş en iyi şairlerdendir O. Kaldırımlar adlı bir şiiiri var bir de şarkı bile yapılan dillere destan olan:
KALDIRIMLAR
Kaldırımlar, ızdırap çekenlerin annesi,
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur ses kesilince sesi,
Kaldırımlar, içimde uzayan bir lisandır.
Bana düşmez can vermek bir kucakta,
Ben bu kaldırımların istediği çocuğum.
Aman, sabah olmasın bu karanlık sokakta,
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum.