Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
bilâpervâzâne Tarafından Yapılan Yorumlar
Belleği anlamaktan ziyade zihin biliminin tarihi gelişimi ve yazarın ilginç hayatına bir seyir.
Fenomenal bilincin doğallaştırılması adına önemli bir yaklaşım. Singulat korteks ile bilincin yerini tespit daha nice çalışmalara muhtaç ise de Freud'u tarihsel bağlamında, mutlaklaştırmadan bilincin anlaşılmasında okuması tebrik edilesidir. Özgürlük bağlamında ise sağduyuya karşı komik bir izleyici özne merkezli dil önerisi sunsa da, yazarın seçiminin sağlam bir dayanak yerine pratik yönüyle olduğunu gösteriyor. Fakat özgürlük iddiası da bir o kadar müşkil. Bilincin uzay-madde formlarındaki ontolojisini zamanda ifade etmesi ise ileri dönük ve orjinal bir yaklaşım. Okuyun efendim.
Evveliyetle plastisite kavramını esnekliğin karşısına yerleştirip daha sonra siyasi-sosyal bir okumayla beyne yaklaşımların paraleliğini vurguluyor. Daha da önemlisi zihin-sinir bağlamındaki mühim ilişkiyi bir tür diyalektik olarak alıp, kimlik sorunu yaşayan dünyaya biçimlerin akışına dirençle kimlik kazanabileceğini söylüyor. Yazar herhangi bir indirgemeci karşıtı veya idealist olmadığını sıklıkla belirtiyor tüm bunları yaparken. Özgürlük sorununa değenmiyor ancak bunun zeminin plastisiteden geçtiğini söylüyor. Plastisite; yani zihin ve beden ilişkisindeki bir "mâbeyn".
Müzakere, çağın en can alıcı felsefe-bilim sorunlarına değinse de genellikle bir uyum içinde yürümüş. Paul Ricoeur biyolojiyi bir temel zemin olarak görüp insan deneyimini bunun ğzerinde yükseltirken Jean Pierre Changeux daha çok sinirbilimin "henüz" yeterli olmadığını ama yetersizliğinin muvakkat olabileceğini söylüyor. Tüm bunlar bir yana Ricoeur edebi bir tarzda İncilden alıntılar yaparken, Changeux'nün bunları tipik bir Fransız ateisti olarak hazmedemeyişi zaman zaman güldürüyor. Yalnız kitabın sonundaki laik ama simgeli bir ahlak söylemi düşülen durumun vehametini ortaya koyuyor. Dini reddeden ama kendi çapın bir din oluşturan bir ahlak öğretisi... Ricoeur'nün "din savaşları bizde bitti, savaştan hoşgörüye, hoşgörüden toplumsal inşaya geçtik" lafını Bosna katliamından henüz 5 sene geçmişken söylemesi dikkate şayan bir noktaydı. Okuyun ve seyredin derim. 17 yıl geçmesiyle birlikte meseleler sıcaklığını koruyor.
Modern bilimin en esaslı sorulara haritasında basit bir ihmalkarlık olmamalı. Belki de yukarı Varlık Düzeylerine ulaşamamak onları tanıyan Bilgi Alanlarını derk etmemekten kaynaklanıyor. Akla karşı -belki mazur olarak- bilapervazane kullanılan savlar bir yana, haritada es geçilenleri tekrardan yüzümüze haykırmasını dinlemek adına çok güzel bir eser