Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

bodakedi Tarafından Yapılan Yorumlar

03.09.2025

resim sanatında aşk temasını irdeleyen kitap bir yandan resimleri analiz ederken diğer yandan aşkın yarattığı duyguları da irdeliyor. terimlerle boğmadan muhabbet eder gibi anlatarak her okura ulaşıyor ve sanat tarihini de sevdiriyor. iki kısımda aşkın üstüne frida da yer bulmuş kendisine. estetik duygusundan, resimleri okumaktan, sanat eserlerini yorumlamaktan bu kadar yoksun bir ülke için önemli kazançlardan biri uygarlığın ayak izleri serisi. keşke herkes okusa, merak edip kurcalasa...
03.09.2025

norman lock aynayı bükmüş ve masal kalıplarını ters yüz ederek kötülüğün hayal gücüyle kısa, tuhaf, ironik ve karanlık masallar yaratmış. dünyanın sıradanlığına ve sınırlarına yaratıcılığı ve hayal gücüyle saldırmış. masallara bir de bu yönden bakmak isteyenler ıskalamasın...
03.09.2025

mutlaka okunması gereken elli polisiye yazarından biri olan italyan polisiyesinin ustası andrea camilleri'nin meşhur komiseri salvo montalbano'nun yirmi iki kitaplık serisinin ilki italya'nın politika-klise-mafya üçgeninde suya nasıl şekil verdiğini gösteren bir macera sunuyor. bir politikacının doğal ölümünden şüphelenen montalbano kolları sıvayınca ortaya çıkan gerçekler ve arkadaşının tanımıyla "komiserden tanrıya, vasat bir tanrı ama sonuç olarak yine de tanrı" olarak oynadığı rol... gereksiz tek bir cümlesi olmayan, okuru oyalamayan, bir solukta biten usta işi bir polisiye. türü sevenler ıskalamasın...
03.09.2025

"insan bazen yalnızlığa düşer, bir hikâyeye sarılır." "insan bazen küskünlüğe düşer, bir hikâyeye sarınır." diyor hisli kirpi! "sürekli diş ağrısı çeker gibi her fırsatta yalnızlıktan şikâyet eden, saçlarına ak düşmüş birinin neden bir beraberlik kuramamış olduğu sorusunu şuraya bırakalım." o cevabın izinde okurunu üslubu, dilbazlığı, muzipliği, soruları ve hisleriyle sarıp sarmalayan muhabbeti bol roman hisli kirpi. algör hep yazsın biz okuyalım...
03.09.2025

senegalli bir askerin fransa adına almanlarla savaşmasını anlatıyor "gece tüm kanlar karadır". ama son bölümde de vurguladığı gibi altına saklanan hikaye vahşet, zalimlik ve kendini arama çabasıyla yoğruluyor. ürpertici anların ardından hikayenin ardına bakınca tam tersine merhamete kapı açıyor. nefis bir anlatım ve kurgu ile savaşın ortasından, vahşetinden geçmişi anlatan bir yara izi... sık sık dediği gibi; tanrı şahit, bu yıl okuduğum en iyi romanlardan... ıskalamayın derim.