Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
bodakedi Tarafından Yapılan Yorumlar
her dağın kendi hikâyesi olurmuş. korku dağı da o hikâyeleri anlatan kolektif bir one shot manga. manga çizmeyi hayal eden junpei azumi profesyonel bir manga çizerinim eserlerini görünce bu hayalinden vazgeçerek yazarlığa yönelmiş. böyle doğmuş korku dağı. altı profesyonelin elinden çıkan hikâyeler her çizerin elinden farklı birer sanat eseri olarak çıkınca onur duyduğum bir bütün oldu diyor. japonya aşağı yukarı % 73'ü dağlarla kaplı ufak bir ada ülkesi olduğu için dağlar her zaman inançların temelini oluşturuyormuş. her dağın da kendisine ait farklı bir söylencesi varmış. dağlara meydan okuyanların ödedikleri ağır bedelleri anlatıyor korku dağı. fantastik gerilim ile paranormal olaylar harmanı. türe ilgi duyanlar için tatmin edici bir bütün. keyifle okunuyor.
yatılı okuldan atılan bruce wayne gotham'a geri döner ve soluğu gotham lisesinde alır. zengin çocukları kaçıran çete olduğunu öğrenince macera başlar. elbette dc evreninde olağan bir eğlenceli lise macerası değil bu. seline kyle ve diğerleriyle örülen macera bir orjin öyküsü. en iyi dostların düşmana dönüşümüne dair genç yetişkin eğlenceliği. anlatıcımız selina olsa da batman sevenler için keyifli bir çizgi roman.
hava kuvvetleri tarafından tasarlanmış, biyolojik olarak modifiye edilmiş ve öldürmek için eğitilmiş organizmalara dönüştürülmüş üç evcil hayvanın hikâyesi. içgüdüsel hareket ediyorlar. etik kodları yok. insan davranışlarının sınırlarını belirleyen ölüm korkusuna sahip değiller. projenin sonlandırılıp yok edilmelerine karar verilmesinin ardından kaçışlarını okuyoruz. kedi, köpek ve tavşan'dan oluşan üçlünün macerası hayli gerçekçi. çizimleri ve kurgusu da nefis. okuruyla bağ kurulabilen, duygusallaştıran bir anlatımı var. farklı ve özgün çizgi roman arayanlar ıskalamasın derim.
şinji kajio'nun feribot yolculukları sırasında "birdenbire dünya güzeli bir kızın gözümün önünde belirecek ve onunla sohbet ederek yolculuğumun tadını çıkaracağım" hayalinden doğmuş emanon. roman çok sevilip seriye dönüşmüş. kenji tsurata emanon'u tüm zamanların en iyi bilimkurgu kadın kahramanı olarak görüyormuş ve mangaya uyarlamış. ki hiç haksız sayılmaz. çok etkileyici bir karakter. hafıza, insanlık, evrim üçgeninde dolanan hikâye çok doyurucu. şahane bir film gibi akıp gidiyor. bittiğine üzüldüğümüz ender one shot mangalardan. yılın en iyilerinden biri. başyapıt seviyesinde.
bir anneanne ile işitme engelli torunu arasındaki iletişim sorununu ağaçlar vasıtasıyla gidermeye çalışmalarını anlatıyor söğüt ne söylüyor. yazarın irlanda kırsalının eşsiz doğasını, mitler ve efsaneler ile harmanlayarak oluşturduğu atmosfer o kadar etkileyici ki hikâyenin gücünü katlıyor. duru ve şiirselin kıyısındaki dil de cabası. yirmi dokuz günlük kaydından oluşan roman melankolik bir buruklukla ağaçların arasında düşünceli düşünceli dolaşmak gibi. rüzgarın sesini, yaprakların hışırtısını da duymak mümkün. doğanın suskunluğunda bulunan teselli içe işliyor. "ağaçları duymak için kulağa gerek yok, sadece dinlemek" yeter diyor. sığınacak sakin bir yer arayanlar ıskalamasın derim.