Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
bodakedi Tarafından Yapılan Yorumlar
kahramanımızın tam da doğum gününde, on altı yaşına bastığı günde başlıyor fırtınayla savrulan.
themyscira prensesinin dünyadaki macerası mülteci sorunu ile şekillenen eylemler. Diana'nın wonder woman'a dönüşümüne dair bir köken hikâyesi. gücünün farkına varma ve büyüme hikâyesi. dc çizgi romanından beklenmeyecek şekilde günümüze dair, politik olması şaşırtıcı. keyifle okunan bir pazar eğlenceliği...
yirmi öykülük bir toplam söz sandığım. dili ve üslubu çok iyi. içe işliyor, tanıdık yerlere temas ediyor. "yazdım. yaralandım. ama soğudu yüzüm. izi kaldı sadece yaranın." diyenlerin o izlerini okuyoruz. şiir gibi dokunmuşlar. hatıralarda, yaralarda çiçek gibi açıyorlar. "derinleşen gölgelerin bekçisi", "uçurumun diğer adı", "döndün, ay dolandı" ve "ruhu ruhumda gizli" diyecektim ama saymaya gerek yok sanki ama "söz sandığım"ı ayrı sayayım yine de. bu üslubun dışarıyı da işaret etmesi keyfi katlarmış, hep içerde kalınca bir noktadan sonra tekrara düşüyor ister istemez. son üç öykü olmasa daha iyi olurmuş. o iki klişe aldatma öyküsüne hiç gerek yokmuş. şiirsel öyküleri sevenler ıskalamasın derim.
küçük bir detaydan akla gelenlerle başlayıp rüya ile gerçek arasında salınan iki öykü. tsushima'nın hayatından izler de taşıyormuş. yüzeydeki melankolinin altında aile olmanın zorlukları, terk edilme, yas duygusu ve onunla baş etmenin zorlukları var. kadınlık ağırlıklı anlatı minik minik cümlelerle örülmüş. bol ödüllü özgün bir kalem. lakin iki öykü de bana hiç geçmedi. son derece olağan bir geçmişi hatırlama halleri olarak kaldı. akılda kalıcı bir yanı da yok. kısacık olmasına rağmen oflaya puflaya bitirdim.
bir dil ve üslup ustalığıyla dokunmuş üç parçalı tragedya taşların anlattığı. yazıldığı gibi okunmuyor. parçaları okurda birleşip içine işliyor. süse, gösterişe, ajitasyona hiç girmeden, afili cümle kurmadan karakterlerin içinden söküp anlatıyor. bu yılın en iyi romanlarından biri... sakın ola ıskalamayın.
insan olarak doğan, insan gibi çoğalabilen ama bir müddet sonra kan içen hortlaklara dönüşen bu meyus ve talihsiz ailenin son öyküsünü anlatan novella... yazarın türk korku kültürüne dair emeğine eklediği şimdilik son halka. balkan korku kültürünü de eklemleyince nefis olmuş. harika çizimlerle destekli olması da zaten çok iyi olan atmosferi büyütmüş. heyecanla okunan güzelliklerden. hortlaklar, vampirler, cadılar, avcılar deyince kalp atışı hızlananlar ıskalamasın derim.