Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

bodakedi Tarafından Yapılan Yorumlar

07.03.2024

çocukları namaz kılmaya ikna etmek için yapılmış çizgi roman. nefsiyle mücadele eden niyazi'nin kıl olmaktan çıkıp kul olma macerası. türkiye'nin ilk dini mangası olduğu belirtilse de manga özelliklerini hiç taşımıyor. çizimleri kötü karikatür gibi. nefs ile vicdan arasındaki çekişmeyi aksiyonla anlattığı söyleniyor ama aksiyon şeytana atılan tekmelerden ibaret. namaza ikna etmeye çalışan senaryo beylik ve klişe cümlelerle didaktik, kamu spotu tadında. tüm bunlara rağmen eğlenceli. yazan da çizen de hayatında çizgi roman okumayı bırak görmemiş gibi. bu kadar saçma bir çizgi roman nasıl yapılmış diye düşündüm.
07.03.2024

kantoo'da yağmur sezonunun başlangıcında bir karşılaşma... ayakta kalmayı, yürümeyi bile unutan bir kadın ile hayallerine doğru ilerlerken apayadınlık olan bir adam. kısacık bir şiirle, tanka ile atılan ilk adım... yağmuru, kelimeleri ve sessizliği paylaşmak. bira, çikolata, ayakkabılar, şiir, hobiler, hayaller...
süssüz, gösterişsiz, incelikli... atmosfere çöken hüzün ve derinlerdeki umudun dengesi ne güzel. çok güzel bir hikâye. romantikler için sevilesi. çoook keyifli bir manga.
07.03.2024

çoğunlukla kendi kendisinin suç ortağı, durumunun hem efendisi hem kurbanı olan düşkün bir kadını anlatmış leduc. büyükşehirdeki görünmezlik hissi, yalnızlık, sefalet, sınırında dolaşılan delilik ve eşyaların dile gelişi... o kadar güzel anlatmış ki her kelimeyi, cümleyi içinize yankılıyor. şahane novella.
07.03.2024

dokuz öykülük toplam atmosferi, dili, üslubu, oyunbazlığı, gerçeküstücülüğüyle zaten çok sevilesiyken bir de üstüne birbirleriyle bağı ve son öyküdeki sürpriziyle daha da koyuyor üstüne. nefis öyküler bütünü. bitince bitmiyor. tekrar okuma hissi veriyor. "apartman sayfa sayfa açıldı. yorulduğumuz yere ayraç koyduk. son katı terasa bağlayan mavi demir kapının önünde durduk." diyor ki, durmayın girin içeri. hazla, keyifle önerir sakın ola ıskalamayın derim.
07.03.2024

bir ilk kitap, ilk tanışma. herkesin nefes almaya çalıştığı hapishanesinde kendi lekesiyle bir sınavı var bu hayatta. o sınavları veren erkekleri anlatan on altı öykülük toplam özellikle diyaloglarıyla parlıyor. ilk kitap demeye bin şahit ister. dili ve üslubu şahane. kalemini sivriltmiş, lafını hiç sakınmıyor. epeydir görmediğim kadar ritmik ve akıcı. boş öykü zaten yok ama özellikle "bölünen", "mübah" ve "adi" nefis öyküler. öykü okurları listelerine alsın, okumadan geçmesin derim.