Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899
E-Dergi
fuabook Tarafından Yapılan Yorumlar
VI. Henry oyunlarını ilginç kılan, Shakespeare'in tarihi olaylara bakışı ve onları yorumlayışıdır. Yazarın, İngiltere’nin bu dönemi üzerine sekiz oyun yazmış olması da VI. Henry oyunlarının önemini ortaya koymaktadır.
Üç bölümlük VI. Henry oyunları, William Shakespeare'in, çoğunluğunu oyun yazarlığına başladığı 1590’ların başında yazdığı "Tarih Oyunları" grubuna aittir. Oyunlar, adını Kral VI. Henry'den almıştır; ancak kahramanın VI. Henry olduğunu söylemek oldukça zordur. Shakespeare, çoğunlukla İngiltere tarihine sadık kalarak yazdığı bu oyunlarda İngiltere ve İngiliz halkının "Güller Savaşı" denilen ve yaklaşık yüz yıl süren bir iç savaşın en şiddetlendiği dönemde çektiği acıları, yalın, abartısız, canlı ve gerçekçi bir biçimde anlatmaktadır.
hayali bir dünyada geçen, geleneksel halk masalı özellikleri yanında kimi toplumsal gerçekleri de irdeleyen sıra dışı bir “komedi”. Aşk ve para, erdem ve toplumsal statü gibi çelişen değerler yer yer çarpıcı ve ustalıklı bir dille sorgulanıyor. Çoğu halk masalında görüldüğü gibi bu oyunda da yaşlılar daha olgun ve anlayışlı, gençler ise daha uyumsuz ve isyankâr. Sonuçta ise iyimserlik teması ağır basıyor.
taşra insanlarını ve onların özellikle para ile olan ilişkilerini eşsiz bir gerçeklikle anlatır. Cimrilik ve Aşk bu romanın işlenen iki ana tema’sıdır. Balzac, bu romanında, Grandet Baba’nın büyük malvarlığını alınteriyle açıklanamayacağını gözler önüne serer. Grandet Baba, büyük Fransız Devrimi sonrasında, dönemin siyasal koşullarından ustaca yararlanmasını bilmiş, her türlü aldatmacayı geçerli kılan bir yöntemle büyük bir malvarlığının sahibi olmuştur. Bu zenginliğin içinde alınterinin payı, denizde bir damla gibidir. Eugénie Grandet’nin tertemiz aşkının ve yüce gönüllüğünün, bütün bu pisliklerin yanında yeri nedir? İşte Balzac’ın büyüklüğünün tartışılmaz yanı burada ortaya çıkıyor. Bu roman öylesine sevilmiş, öylesine yaygın bir okur kitlesi bulmuştur ki, “Eugénie Grandet’nin yazarı” diye anılmak sonunda Balzac’ı bile kızdırmıştır...
Putların Alacakaranlığı'nı 1888 yazında Nietzsche Sils Maria'da tatildeyken yaklaşık bir haftada yazılmıştır. O günlerde Nietzsche'nin popülaritesi Almanya ve Dünya çapında artarken, felsefesine bir giriş niteliğinde bir yazı gerektiğini düşünüp bu çalışmasını hayata geçirmiştir. Nietzsche, dünyada görünenden çok daha fazla put olduğunun altını çiziyor ve bu küçük kitabın büyük bir savaş ilanı olduğunu haykırıyor.