Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Özge Tarafından Yapılan Yorumlar

23.12.2024

Son zamanlarda okuduğum en etkileyici ve başarılı çocuk kitabı.
New York Times en iyi resimli çocuk kitabi ödülü (2020) ve Schneider Aile Kitap Ödülünü (2021) kazanmış. Hans Christian Andersen ödülüne ise aday gösterilmiş. Bu kadar başarısı kesinlikle tesadüfi değil çünkü gerçekten okuyanın kalbine dokunan, çok etkileyici bir kitap. Ayrıca sadece çocuklar için değil, aynı zamanda yetişkinler için olan çocuk kitaplarından biri.

Kanadalı bir şair olan Jordan Scott'un kendi çocukluğunda yaşadığı konuşma güçlüğü problemini, hissettiklerini ve babasının yardımıyla ferahlayıp iyileşmesini okurken bir nehre girip çıkmış gibi hissederek, hafifleyerek okudum.

Kitabın bana verdiği en değerli mesaj ise, bir çocuk için sadece anlaşılmanın ne kadar değerli olduğuydu.

Kitabın çizimlerinin de kitabın kasvetli başlayıp, iyileşmeye yönelen öyküsüne çok uygun olduğunu eklemek gerek.

Sonuç olarak, çocuk kütüphanelerinde mutlaka olması gereken bir şaheser.
09.12.2024

Altıncı koğuş, az sayfaya sığmış güçlü bir novella. Aydın eleştirisinden, toplumsal - etik sorunlara, hayatı sorgulayan varoluş sorularından felsefeye çok geniş bir yelpazedeki konulara değinmeyi başararak çıtayı yükselterek kült eserler arasındaki yerini perçinliyor. Çehov'un kendine has yalın, dobra, cesur ve etkileyici dili ise onu unutulmaz kılıyor.

"...Hayat can sıkıcı bir tuzaktır. Düşünen bir insan olgunluğa eriştiğinde ve tam bir bilinç kazandığında kendini istençsiz olarak sanki çıkışı olmayan bir tuzağın içindeymiş gibi hisseder. Aslında insan, iradesi dışında birtakım tesadüfler tarafından yokluktan var olmuştur. Peki neden? Varlığının anlamını ve amacını öğrenmek ister, sorularına cevap alamaz ya da saçma sapan cevaplar alır. Kapıyı çalar, ama açan olmaz. Ölüm de aynı şekilde iradesi dışında karşılar insanı."
09.12.2024

Çok usta bir dille kaleme alınmış, çarpıcı bir kitap pastoral senfoni. Kitabın cüssesine bakınca, hayranlıkla okunan tespitler, altı çizili satırlar ve bıraktığı etki muazzam. Papaz efendi üzerinden sağlam toplumsal değer ve din eleştirisi yaparken, insanoğlunun zayıf yapısı ve zaafları, vicdan ve dürüstlük kavramlarını da sorgulamış yazar Andre Gide. Bu kadar duru bir dille böylesi derin tespitleri yapabilmiş olmasıyla Nobel ödülünü sonuna kadar hakkettiğini düşünüyorum kendisinin. Bana göre en can alıcı satırlar:


"İnsan kötülüğü bilmese ne kadar mutlu olurdu!"

***
"Korkarım, yani, bir bütün olarak dünya beni inandırdığınız kadar güzel değil papaz efendi, hatta bundan çok uzak."

***
"Kötülüğe katkıda bulunmadığımdan emin olmak istiyorum."

***
"derin, karanlık bir kuyunun kenarına eğilmis, sonunda bir elin yakalayacağını umarak elimdeki ipi çaresizce aşağıya sallayan biri gibi hissediyordum."
09.12.2024

Nobel ödüllü yazar Annie Ernaux'un okuduğum ikinci kitabı. Babasının hayatı ve onunla olan ilişkisini ele alan bu kitapta Ernaux her zamanki cesur detayları yakın ve vurucu dille anlatmayı başarmış. Ve yine bir döneme toplumsal ve sosyolojik açıdan ışık tutmayı başarmış. Yazarın tüm kitaplarını okumak hedefim. Aşağıdaki satırlarsa anne baba tutumunun çocuk gelişimi üzerindeki önemini pek çok pedagoji kitabından çok daha vurucu şekilde anlatan, beni en çok etkileyen satırlardan biriydi:

"Ebeveynlerle çocuklar arasındaki nezaket benim için çok uzun bir süre muamma olarak kaldı. İyi eğitimli insanların sıradan bir selamlaşmada bile son derece kibar davranmalarını "anlamam" da yıllar aldı. Utanıyordum bunca saygıyı hak etmiyordum, bana özel bir sempati beslediklerini sanıyordum. Sonra sonra, insanı sıkboğaz eden bir ilgiyle sorulan bu soruların, tebessümlerin ağzı kapalı yemek yemekten ya da usulca sümkürmekten farklı bir anlamı olmadığını kavradım."
09.12.2024

Soluksuz, karnıma ağrılar girerek okuduğum, otobiyografik olduğunu bitirdikten sonra öğrenip ufak çaplı bir şok yaşadığım kitap. Anlatılan "olay" zaten başlı başına cesaret isteyen bir konuyken, bu olayı otobiyografik olarak kaleme almak büyük bir cesaret örneği ve hatta adeta bir feminist manifesto.

Kullanılan dil ile ilgili söylemek istediklerimi yeterince güzel ifade edebilecek miyim bilmiyorum ama deneyeceğim: Başından geçen hiç de sıradan olmayan bu olayı bu kadar sade, ama vurucu hatta sarsıcı bir dille anlatmak gerçekten hayranlık duyulası bir başarı. İlk sayfalardan itibaren o nobel ödülünün asla boşa verilmediğini idrak ediyorsunuz.

"İnsanlar yasalara göre yargılanıyor ama yasalar yargılanmıyordu."