Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220

E-Dergi

Özge Tarafından Yapılan Yorumlar

20.05.2025

Bu kitap bana anlattığı hikayelerin, verdiği güzel mesajların yanısıra, benim hikayemi de dinledi. Yaşadıklarım, hissettiklerim, sayfalarına aldığım notlarımla, en sıkı dert ortağım oldu onu okuma sürecimde. O kadar ki, kitabı bitirdiğimde bir dostumu yitirmiş gibi hissettim. Benim onu okumamdan ziyade beni okuyan kitaptı sanki Hani. Bunu da en güzel Oruç Aruoba başarabilirdi zaten. Altını çizdiğim onca satırdan en özel olanları:

"Şimdi gene dışıma çıksam
gitsem, eski yerlerime baksam
kendimi bulamayınca korksam"***

“En iç, en içten, en içteki sesine bile aykırı düşebilir mi insan? Düşer...”
***
"Kendi olarak, sana gelen
sana gereksinimi olmadan, seni isteyen
Sensiz de olabilecekken, senin ile olmayı seçen
Kendi olmasını, senin ile olmaya bağlayan
O, işte..."
***
"Hayallerinde gerçekten direnen kişiye 'gerçekler' ne yapabilir ki?"
20.05.2025

Yaşar Kemal'in tüm eserleri gibi muhteşemdir. Oturduğunuz yerden sizi Çukurova'nın dağlarında, ovalarında, köylerinde gezdirir. Memet'le beraber umutlanır, Aşık Ali'nin türküleriyle dertlenir, Hösük'ün asabiyeti ve merhameti harmanlamasına şaşırır, en kötüsü Yusuf'la sıtmalanır, ve elbette Memet Çocuk'la koca boynuzlu öküzün hayalini kurarsınız. Sıcağa ve sivrisineklere meydan okur, kimi hor görülür, kimi de ağalar gibi ağırlanırsınız tereyağlı bulgur pilavı, bamya aşı ve ayran ile. Umudunuzu hüyükteki o kadim nar ağacına bağlarsınız. Böyle bir şeydir işte.

“Zengini kim olsa sever. İş fukarayı sevmekte.”
19.05.2025

Neyin gerçek neyin düş olduğunun ayrımının net olmadığı mistik bir Dostoyevksi uzun öyküsü. Kronolojik olarak Dostoyevksi'nin İnsancıklar ve Öteki'den sonra üçüncü eseridir. En can alıcı cümleleri:

"Hayatımı aşkına vermek isterdim, sevdiklerimize kul köle olmaktan tatlı bir şey mi var?
***
İç sıkıntısı insana zamanı uzun gösteriyor.

***
Ordınov, ölümü özlediği bir misafiri bekler gibi bekliyordu.
***
Düşünce, acıdan kederden gelir, keder doğurur. mutluluk istersen düşüncesiz yaşayacaksın.
***
Bilindiği gibi insanların, onları kırılışa uğrattığı halde canları çıkmadıkça vazgeçemedikleri huyları vardır."
28.04.2025

Birbirinden hüzünlü birden fazla hikayeyi bu kadar olumlu bir atmosfer ve üslupla anlatmak büyük bir başarı diye düşünüyorum. Bu kitabı Kitapyurdu sesli kitap uygulamasında dinledim ve dinlerken sanki bir Türk filmi izliyormuşum gibi sahneler gözümde canlandı. Sıradan insanın hikayesini kalbe dokunacak detaylarla besleyerek ve akıcı bir şekilde anlatmayı başarmış Mustafa Kutlu. Nedense hep mutlu sonla bitecek diye düşündüğümden sonu ise kalbimi acıttı.

"Kaderin yayı kurulu durur, vakti gelince boşalır denilmiş."
28.04.2025

Bu kitabı Kitapyurdu'nun sesli kitap uygulamasında dinledim ve kitapla en çok dikkatimi çeken şey dilinin basitliğine rağmen akıp giden hikâyesi oldu. Bunda diyalogların etkisinin çok büyük olduğunu düşünüyorum. Diyaloglar ne fazla uzun, ne fazla kısa ve çok gerçekçiydi. Hikâyenin Ankara'da geçiyor olması da bence bu eseri farklı ve önemli kılıyor. Batılılaşma sürecini toplumun farklı kesiminden karakterlerle çok gerçekçi bir şekilde anlatan bu eseri şaşırtıcı şekilde iyi buldum. Bitirdikten sonra günler geçmesine rağmen kendimi hâlâ karakterler üzerinde düşünüyor bulmam da kitabın etkileyici olduğunun göstergelerinden biri.

"Hani öküzü döverler ağlamaz da, tutup okşarlar, garipser, ağlar.."
***
“Ben çalışmak istemiyorum, hayat beni mecbur ediyor…”
***
"Sevmek, sevilmek de boş ! İnsan koca bir yalnızlık içindedir."
***
"İnsan sevmek ne demek olduğunu unutuyor da beni seviyorlar diye kendi kendini avutuyor!"