Bize Tahir Efendi kelp demiş
İltifatı bu sözde zahirdir
Maliki mezhebim benim zira
İtikadımca kelp tahirdir.
NEF’İ
Şimdi hayli sühanveran içre
Nef’i manendi var mı bir şair
Sözleri seba’i muallakadır
İmre’ül Kays kendidir kafir
Ş.YAHYA EFENDİ
Bana kafir demiş müftü efendi
Tutalım ben diyem ona müselman
Vardıkta yarın ruz-ı cezaya
İkimiz de çıkarız onda yalan
NEF’İ
Ey dil hele alemde bir adem yoğ imiş
Var ise de ehl-i dile mahrem yoğ imiş
Gam çekme hakikatte eğer arif isen
Farz eyle ki,el’an yine alem yoğ imiş...
NEF’İ
Kadım yaptı ayak yolu
Atıklar kalmasın tende
Dedi Nabiya tarihin
Sıçayım hayratına ben de...
NABİ
İşbu mana-yı bedihi görünen gün gibidir
Ömür bin yıl dahi olsa yine bir gün gibidir
ARİF
Avazeyi bu aleme Davud gibi Sal
Baki,kalan bu kubbede bir hoş sada imiş...
BAKİ
İlim kesbiyle paye-i rif’at
Bir hayal-i muhal imiş ancak
Aşk imiş her ne var alemde
İlim bir kiyl ü kal imiş ancak...
FUZULİ
“Şöyle muhkem tutayım,aşk ile dildar eteğin
Ya elim kat’edeler,ya keseler yar eteğin...”
NECATİ
“Şirler pençe-i elimde olurken lerzan
Beni bir ahu gözlüye zebun etti felek...
YAVUZ SULTAN SELİM
Bunlar gibi onlarca ölümsüz mısraya ulaşmak ve Osmanlı Türkçe’sinin güzelliklerini hissetmek için İskender Pala’nın Divan Edebiyatı dünyasından içeri girmelisiniz.