Toplam yorum: 3.285.218
Bu ayki yorum: 6.744

E-Dergi

Çepni55 Tarafından Yapılan Yorumlar

31.10.2024

Uzun bir inceleme yerine kısaca şunları yazayım.

Enver Paşa'nın eşi Naciye Sultan'ın Hatıraları 1950'lerin başlarında dönemin Vatan Gazetesi’nde “Hayatım - Naciye Enver Paşa'nın Hatıraları” adıyla tefrika edilmişti. Bu kitap o tefrikanın aileyi temsilen Burak Enver tarafından düzenlenmesi, içerisine aile albümünden fotolar konulmasıyla oluşmuş. Dönemin sosyal ve siyasi atmosferi, hanedan hayatı ve elbette Enver Paşa ile ilgili ilginç ve önemli şeylerden bahsediyor. Osmanlı hanedanının pek de öyle belli çevrelerce lanse edildiği gibi olmadığını görebiliyoruz. Naciye Sultan'ı vefakar bir eş ve candan bir anne olarak görüyoruz. Sevdim ve beğendim kitabı. Tavsiye ederim.
31.10.2024

Masallar ve Efsaneler’de Cengiz Aytmatov'un sekiz farklı anlatısı görülüyor. Üç Yoksul Kız Kardeş Masalı, Çantalı Maymun ve Akbara Türkiye Türkçesinde ilk defa yayımlanan anlatıları olurken, Parmak Çocuk, Karagul, Ana Geyik (Maral Ana), Mankurt ve Altı Kişi ve Yedincisi ise daha önceki yıllarda hemen her biri farklı romanlarının içerisinde yer alan birtakım masal ya da efsanelerdi.

Ben sıkı bir Aytmatov okuru olarak bu kitabı okurken hayli beğendim. İlk defa okuduğum üç anlatısının dışında diğerlerini okurken de bir yandan hafızamı tazelenmiş olup, bir yandan Aytmatov ustalığını yeniden hissetmiş oldum.
31.10.2024

Ömer Seyfettin hikayeleri tekrar tekrar okunuyor. Tasnif edilirken benim de aslında uzun yıllardır kafamda kurduğum bir sınıflandırmaya rastladım bir ara. Ömer Seyfettin’in “Balkanlarda geçen hikayeleri” adıyla altı tane hikayesi dile getiriliyordu. Bu kitabı yayına hazırlamadan önce bana sorulsaydı, ben de bir çırpıda bu altı hikayeyi sayabilirdim. Üstelik Ruzname ve hele de Nakarat öyküsünün tek kelimeyle hayranıydım. Söz gelimi Nakarat’ı, tarih derslerinde, Balkan Savaşları konusunu anlatırken mutlaka öğrencilerimle paylaşırdım. Nihayetinde Ömer Seyfettin'in Balkanlarda geçen bütün hikayeleri tek kapakta toplanmış.

Ruzname ya da Günlük… Bu eseri Balkan Savaşı Günlüğü adıyla bağımsız olarak basılmıştı. Ancak mekan olarak Balkanlarda geçen bütün hikayelerinin tek kapak altında toplandığı bir çalışmaya rastlayamamıştım.. İşte bu kitapta Ömer Seyfettin'in Balkan öykülerini bulabileceksiniz.
31.10.2024

Belgesel kitaplarında romancılık yönüyle ilgili bazı ipuçları sunan Erdoğan’ın üst seviye bir romana imza attığı açıkça görülüyor. Kurgu, diyaloglar, karakter oluşturma ve tahkiye etme gibi konularda bir hayli mahir olan Erdoğan, başrolüne Ahmet Muhtar karakterini oturttuğu romanında dönemin İstanbul ve Anadolu’sunda bulunan hemen her tipe de yer veriyor. Rum, Yahudi ve Ermeni tüccarlar, Türk savaş gazileri, İttihatçılar, Kuvvacılar, İngiliz subayları, Türk zabitleri, Kemal Paşa taraftarları, cami imamından berbere kadar mahalleli figürler, Beyaz Rus göçmenler, Pera’nın müdavimi Avrupalı ve Levantenler, şöhretli paşalar, hainler, kahramanlar…

Velhasıl, iyi bir tarihçinin iyi bir romancıya dönüştüğü Hain, okur için de liste başı olacak bir tarihi roman olacak.
31.10.2024

İddialı ama vasat...

Kitabın altı çizilecek doğru düzgün bir aforizması, edebi değeri olan birkaç cümlesini bulmakta zorlandım. Yani, roman edebiyat sanatıyla pek ilgili değildi. Onu baştan yazayım.

Tam bir Hollywood filmi senaryosu tadında, çok da yaratıcı olmayan bir ana fikre dayalı olduğunu düşünüyorum. Yılın kitabı seçilmesini ki, kim, nerede, hangi kriterlerle seçmiş, anlayabilmiş değilim.

Kader ve tercihler fikri üzerinden, Dün Aslında Bugündü ya da İlk Elli Öpücük filmleri gibi bir senaryo üretilmiş. Özetle, kapağında bu kadar iddialı şeyler yazan bir roman için bence hayli vasat bir kitaptı.