Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
myangie Tarafından Yapılan Yorumlar
keyifli bir kitap. içindeki egzersizleri yapmak da eğlendirici. bazıları bildiğiniz oyunlardan bazılarını da ilk defa duyacaksınız. insanların olaylara, kendilerine, insanlara başka açılardan bakmanın yollarını anlatıyor. ama bu tür kitapların arasından sıyrılmış bence. yine de bu tür kitapların ortak tek bir özelliği var: sadece kendinize inanıp değişmeye karar vermek. eğer bunu yapmazsanız okuduğunuz bu tür kitapların hiç yararı olmaz.
oldukça ilginç, sürükleyici ve güzel bir kitap. da vinci başta olmak üzere, gizli tarikatlar, hristiyanlık ve Hz. İsa üzerinde bayağı şaşırtıcı açıklamalar da yer alıyor. Roman deyip geçemiyorsunuz. her ne kadar Hz. İsa ile ilgili bence tuhaf ve inanması güç şeyler yazsa da, ( ve bu fikirlere katılmasam da ) güzel bir kitap. nefes almadan okuyorsunuz. kitabın kahramanları gibi şifreleri çözmeye bağlantıları kurmaya çalışıyorsunuz. kendinizi kaptırarak kitabın içine giriveriyorsunuz. zaten dışnda kalmanız imkansız. büyük bir bilgi birikimi, araştırma ve emekle yazıldığı belli. aylarca bestseller olmayı gerçekten haketmiş bir kitap.
'ortaçağ ingilteresi'nde yaşayan bir köylü kadının gündelik yaşamının anlatıldığı bu kitapta, kara kalem resimler de yer alıyor. ana tema köylü bir kadının gündelik yaşantısı da -eee diyorsunuz başka bir şey yok mu? heyecan yok, bir süre sonra karakterden ve kitaptan bir beklentiniz kalmıyor. kitaptaki yer ve kişi isimlerini değiştirin anadolu'nun herhangi bir köyünde yaşayan fatma nine'yi koyun, inanın hiç bir şey değişmez. üstelik bizim çok daha usta köy edebiyatı yapan yazarlarımızın yanında Ann Baer çok ama çok acemi kalıyor. okumasanız da olur.
kitabın isminden dolayı çok daha heyecanlı ve çarpıcı anılar bekliyorsunuz. ama normal bir anılar kitabıyla karşılaşıyorsunuz. yine de okuması keyifli bir kitap.
batıda kız kulesi aşıkları diye bilinen hero ve leandros'un öyküsünün çok farklı bir şekilde günümüze uyarlanmış hali. aslında bu tanımlama tam yerine oturmuyor. çünkü gerçekten tuhaf bir öykü. zaman kavramının, düş ile gerçeğin, mitoloji ve şimdinin birbirine girdiği bir kitap. belki de tarzım olmadığından beğenmedim. kitabın içinde tek beğendim şey ise şu söz oldu: aşk, kafeste büyütülen kuş gibidir. hergün beslemesen ölür.