Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899
E-Dergi
HüseyinKK Tarafından Yapılan Yorumlar
İblis tarih boyunca “Hak Dinler”i bozmak ve kavimleri “helak”a sürüklemek için elinden geleni arkasına koymamıştır. “Kadim Planı”nı işleten ve ademoğlunu cehenneme sürüklemek için intikam hırsıyla tutuşan İblis ve köleleri, son bir hamle daha yapmışlardır. İnsanlığın en son kurtuluş reçetesi olan Kur’an’a ve Kur’an’daki İslam’a, “şirk kanalları” açarak; “İslam potansiyeli”ni, bugünkü küresel çağdaş “New Age pis suları”nın “havuz”una kanalize ederek, dünyayı ele geçirmenin bir manivelası yapmak amacındadırlar
İslam’da kadının siyasi hakları ve kamu görevleri ile ilgili hususlar önemli bir tartışma konusudur. Tartışmalar, kadının siyasi/kamusal haklarıyla bağlantılı olarak devlet başkanlığı başta olmak üzere bakanlık ve hakimlik gibi görevleri üstlenip üstlenemeyeceği gibi konularda yoğunlaşmış ve birbirinden farklı değerlendirmeler ortaya çıkmıştır. Gerek fıkıh gerekse tefsir ve hadis kaynaklarında genel olarak kadının devlet başkanı olamayacağı konusunda görüş belirtilmiş, hakimlik gibi görevlerde ise farklı görüşler beyan edilmiştir. Bu durum kadının siyasi hakları konusunda lehte ve aleyhte ileri sürülen görüşlerin birinci derece kaynaklardan araştırılma ihtiyacını doğurmuştur.Bu kitapta kadının
Bu çalışmada yapılan, Kur’an-ı Kerim ile T.C. Anayasası arasında bir derecelendirme veya sıralama yapmak değildir. Yapılan, herhangi bir hususla ilgili olarak T.C. Anayasası’nda hangi hüküm var, Kur’an-ı Kerim’de hangi hüküm var, bunu belirlemektir. Kur’an-ı Kerim varken, Kur’an Düzeni varken, Kur’an hükümleri varken; bu vahiy hükümlerinin yerine geçmek üzere ne gibi hükümler ihdas edilmiş, bu tesbit edilmeye çalışılmıştır. T.C. Anayasası, hükümleriyle ve getirdiği düzenle birlikte Kur’an ölçeğine göre ele alınıp, Kur’ani bakış ile kritik edilmiştir. Yani Kur’an-ı Kerim, “T.C. Anayasası”nı ve “Anayasal Düzen”i ilahi hükümlere göre ele alıp mahiyetini ve niteliğini gözler önüne sermiştir.
2011 yılında Norveç’te gerçekleştirilen ve 77 masum insanın ölümüyle sonuçlanan kanlı terör saldırıları bazı gazeteler ve televizyonlar tarafından ilk anda köktendinci Müslümanlarla ilişkilendirildi. Fakat kısa süre içinde bu saldırıları aşırı sağcı, ırkçı ve beyaz bir Norveçli saldırganın düzenlediği ortaya çıktı. Bu gazeteleri ve televizyonları erkenden böyle hatalı bir yargıda bulunmaya iten neydi? İsviçre, ülkede sadece dört minare bulunmasına rağmen yeni minarelerin inşa edilmesini neden yasakladı? Aşağı Manhattan’da kurulması önerilen bir İslami kültür merkezi ABD’nin dört bir yanında hararetli bir siyasi tartışmanın fitilini neden ve nasıl ateşledi? Yüzyıllardır Yahudileri ve diğer dinsel veya azınlık grupları hedef alan kalıp yargılar ve korkular ile dünyada artan İslamofobi ve yabancı düşmanlığı arasında esaslı bir bağlantı var mı?
İslam yönetim anlayışının temelinin Şura olduğunu ve bir takım kavramların bunu şekillendirdiğini görmekteyiz. Kur'an'ın bir kısım ayetleri siyaset bilim ve onun temel, siyaset ve devlet düzenini kavram ve kurum olarak belirleyen ve çerçevesini bize veren anahtar kavramlarına ilişkindir. Kur'an'ın yüzde biri olan altmış civarında ayet siyasete taalluk etmektedir. Bunlar; Tevhid, itaat, hilafet, bey'at, şura, emri bil maruf ve nehyi anil münker, velayet, emanet, adalet, mülk ve hükümdür. Bu kavramların açılımı yapıldığında hemen hemen İslam'ın siyaset teorisi ortaya çıkarılmış olur.