Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

HüseyinKK Tarafından Yapılan Yorumlar

03.10.2018

Bağlılık ile bağımlılık arasında ne fark var?
Teknoloji bağımlılık yapar mı?
Eğlence, haz ve bağımlılık arasındaki sınır nedir?
Seks bağımlılığı gerçekten var mı yoksa bir fantezi mi?
Kadın Viagra’sı gerçekten var mı? Ne işe yarar?
Alışveriş bağımlısı mısınız?
Yeme bağımlılığı ile obezite arasındaki ilişki nedir?
Çikolata, kariyer ve egzersiz de bağımlılık yapar mı?
03.10.2018

Din hizmetleri bireylerin din ile ilgili işlerinin yürütüldüğü
bir alandır. Bireyin hayatını anlamlandırma sürecinde
önemli bir etkisi olduğu düşünülen din ile ilgili işlerin
ehil ellerde, belli yeterlik ve becerilerle donanık olarak
yürütülmesi gerekir. Din hizmetleri doğal olarak rehberlik
hizmetlerini çağrıştırmakla beraber bu alanda hizmet
veren profesyonellerin rehberlik alanında kendilerini
geliştirmiş olmaları ve aynı şekilde pek çok becerinin
yanı sıra iletişim becerilerinin de gelişmiş olması
beklenir.
23.09.2018

Hasan Aycın’ın çizgisiyle açılan dergide ilk sayfalarda Engin Koca’nın “Ne Kadar Romantiğiz”, İbrahim Ethem Ortaköy’ün “Hayal ve Düşünce Arasında Sanat, İsmail Süphandağı’nın “Özenti ve Anadolu” isimli denemeleri yer alıyor.
Dergimizin bu ayki ana söyleşinde Senem Gezeroğlu, öykü ve romanları üzerine Yasemin Karahüseyin’le konuşurken mini söyleşimizde Veysel Altuntaş, Ayşegül Genç’i ağırlıyor.
22.06.2018

Derdi olan okur, derdi olmayan okuyarak dert sahibi olur der usta yazar Rasim Özdenören. Biz de biraz derdimizden okuyoruz elbet, biraz da okudukça dertleniyoruz. Hem yazıp hem okuyup derdi olanın bir de dergisi olur diye de bir yola çıkıyoruz. Birtakım hayali şeyler söyleyip, birtakım ciddi meseleler üzerine düşünmek ilk amacımız. Bundan yıllar sonra sandalyeler kaldırılıp ışıklar söndürülünce bizden bir iz kalmışsa, Muhayyel, İz yayıncılığa yakışır bir söz söylemiş demektir.
22.06.2018

Bizi eyleme geçiren korkularımız, endişelerimizdir; ama genelde eylemimiz, endişemizin arkasında yatan hakiki nedenlerden başka yönlere sapar. Hayatımızı anlamlı kılmaya çalışırken, başarısızlıklarımızdan, zayıflıklarımızdan kendimizi sorumlu tutarız hep. Böylece de her şey iyiye gideceğine kötüye gider. Eğer biz mantıklı insanlarsak bunlar nasıl başımıza gelir? Neden bu gibi durumlarla başa çıkamayız? Bireyselleşme kaderimizse toplum içinde var olmaya nasıl devam edeceğiz?