Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899
E-Dergi
HüseyinKK Tarafından Yapılan Yorumlar
Yüce Kitab, her katı zengin ve ayrı idrak mertebelerine makes olan; hakkındaki malumat ve sezişler arttıkça, saklı hazinelerini her akıl ve anlayışa daha çok açan; cüz’i ve sınırlı öğrenme çabalarına bire on, bire yediyüz, hatta sonsuz (“gayra memnun”, “gayre meczuz”) ödüllerle karşılık veren seçkin bir ilahi Saray (Kasr-ı İlahi) ya da çok dalları olan bereketli bir ağaç (Şecere-i Tayyibe-Efnan) gibidir.
İslam dini kategorik olarak inanç, ibadet ve ahlak olmak üzere üç alandan oluşur. İman alanı temel alan olup, diğer ikisi bunun üzerine kurulur. Sorunlu bir iman alanı sağlıklı bir ibadet ve ahlak hayatı ortaya koyamaz. Kur´an-ı Kerim´in sıklıkla imana vurgu yapması, hemen her vesile ile uluhiyete dikkat çekmesi; kıyamet, ahiret, hesap, cennet ve cehennem gibi konulara göndermede bulunması bundan dolayıdır. Yüze Allah´ın iman edenlere seslenerek,
Gittikçe küreselleşen dünyamızda, ülkeler ve kültürler arasındaki sınırlar kalkmaktadır. Ekonomi, eğitim, spor ve turizm faaliyetleri gibi değişik faaliyetler çerçevesinde insanlar, bilerek veya bilmeyerek, farklı din ve kültürlerden insanlarla bir arada yaşamak ve “öteki”ni tanımak zorunda kalmaktadırlar. Bundan dolayı günümüzde Dinler Tarihi kültürüne ihtiyaç kendini daha çok hissettirmektedir.
Tecvid, Allah’ın kelamını harften, heceye; heceden kelimeye, kelimeden cümleye en sahih şekilde okunma kurallarını öğreten bilimdir. Bu bilim, kıraat ilmi içerisinde doğmuş, zamanla müstakilleşmiş, kendine ait devasa bir literatüre sahip olmuştur. Bu literatürü temelde ikiye ayırıyoruz: Birincisi, bu işin ilmini yapan literatür; ikincisi ise bu işi pratik olarak öğreten literatür.
Allah’ın sürekli müşâhede edilmesini öngören sûfîler, insanın çok ötesindeki bir Allah tasavvuru yerine insanın Allah karşısındaki durumunu ön plana çıkarmışlardır. Kabz-bast, vecd, cem’-fark, fenâ-bakâ, gaybet-huzur, tecellî, mükâşefe, müşâhede, kurb-bu’d, hakka’l-yakîn gibi kavramlarla bu anlayışı yansıtmışlardır. Tasavvuf ilminin hem hareket hem de vusûl noktasını kelime-i tevhîd olarak anlamak, tasavvuf ilmini “tasavvufî metod ve terbiye sistemi içinde bir tevhîd ilmi” olarak tarif etmek mümkün görünmektedir