Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
mklcarslan96 Tarafından Yapılan Yorumlar
Peyami Safa'nın Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'ndan sonra okuduğum ikinci kitabı oldu. O kitap gibi bu kitabı da oldukça beğendim. Neden daha önce Peyami Safa okumaya başlamadığım için kendi kendime hayıflanıyorum.
Bu kitapta Cumhuriyet sonrası Türkiye'sinde doğu-batı kültürel çatışması ele alınmış. Romanın başkahramanı Neriman, doğuyu temsil eden yedi yıllık nişanlısı Şinasi ile batılı yaşam tarzını temsil eden Macit arasında bir girdaba kapılıyor. Kitabın ele aldığı konuya yaklaşım biçimi kitabı bir çırpıda okumanıza vesile oluyor.
Peyami Safa'nın kullandığı dilin günümüz Türkçesinden biraz uzak oluşu kitabı okumada biraz zorlanmama neden olsa da kitabın tamamı göz önüne alındığında büyük bir anlaşmazlığa kapılmadım. Bu vesileyle Peyami Safa kendini okutturmaya devam edeceğe benziyor.
Bir coğrafyacı olarak mutlaka okunması gereken bir kitap diye düşünüyorum. Kitabın içeriğinde genel olarak eski insanların yerleşik hayata geçiş, tarımsal faaliyette bulunma ve hayvanları evcilleştirme sürecinden bahsediyor. İlk tarımsal faaliyetlerin ve hayvan evcilleştirmenin neden Avrasya kıtasında başladığını bilimsel açıklamalara ve tahminler ışığında aydınlatıyor. Aklımızı kurcalayan birçok soruya mantıklı cevaplar veriyor. Bazı bölümlerini sıkıcı bulsam da genel olarak çok beğendiğim bir eser oldu. Bu kitabın aynı isimle çekilmiş 3 bölümlük bir belgeseli de mevcut. İlgi duyanlar için onu da tavsiye ederim.
Peyami Safa'nın okuduğum ilk kitabıydı. Kitapta ayağındaki sakatlıktan muzdarip bir hastanın iç dünyasında yolculuğa çıkıyorsunuz. Yaşadığı felaketleri, hüzünleri ve de sevinçlerini beraber yaşıyorsunuz. Bu açıdan bakınca kitabı oldukça beğendim diyebilirim. Galiba Peyami Safa'nın başka kitaplarını daha çok okuyacağım.
Yazarın önceki kitapları Sapiens ve Homo Deus'u da okudum. Bu kitabı diğer ikisine göre daha düşük seviyede buldum. Kitapta 21 adet konu ele alınmış ve tek tek üzerine birşeyler yazılmış. Kitabın bazı bölümleri bilmediğim bir çok konuyu öğrenmeme yaradı ve bana çok faydası dokundu. Bazı kısımları ise yavan ve çok sıkıcı buldum. Ortalama olarak beğendiğimi söylemem biraz sor.
Adam Fawer'in bundan önceki iki muhteşem kitabı Olasılıksız ve Empati'yi okumuş ve hayran kalmıştım. Bu kitabı okumadan önce kitap hakkında yapılan yorumlara baktığımda yerden yere vurulmuştu kitap. Ama kitabı okuyunca yerden yere vurmalık bir durum göremedim. Kitabı yazarın önceki kitaplarıyla kıyaslayıp değerlendirmek yanlış bir tutum olur diye düşünüyorum. Çünkü o kitaplar ayrı bir kitap, bu kitap ayrı bir kitap. Birbirleriyle (aynı yazar tarafından yazılmaları dışında) bir bağlantıları yok. Bu açıdan bakınca Oz'u oldukça beğendim diyebilirim. Macera tadında, bilim kurgu da içeren, okuması zevkli bir kitaptı. Kitabın tek kusur sayabileceğim özelliği Dorothy'nin başından geçen olayların Oz Büyücüsü hikayesinden kopyalanması oldu. Bu noktada yazarın özgünlüğü eleştirilebilir bence.