Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
M Tiryaki Tarafından Yapılan Yorumlar
Dev gövdesinin korkutuculuğunun aksine son sürat ilerleyen kitap İsrail gizli servislerinin tarihini suikastları ön plana alarak anlatıyor. Ronen Bergman'ın kitabı aynı zamanda kaliteli bir Ortadoğu tarihçesi gözüyle de okunabilir. Mossad, Şin Bet, AMAN gibi gizli servisler ve IDF ordusunun Filistin'in legal ya da illegal örgütleriyle olan savaşımında teknolojinin, istihbaratın ve politikanın akılcı gelişimini de takip etmek mümkün. Öte yandan casusluk hikayelerini seven kurgu okurlarına da Frederick Forsyth romanlarından geri kalır yanı olmayan bir kitap okuma deneyimi sunuyor. Kalk ve Önce Sen Öldür, yıl içinde okuduğum en kapsamlı ve en harika kurgudışı kitaplardan biri oldu. Munich, Raid on Entebbe gibi harika filmleri de yeni bir gözle yeniden izleme isteği sundu.
Say Kitap'ın Casus ve Hain'in hemen peşine basıp zikrettiğim kitaptan aldığım müthiş lezzetin üzerine lezzet kattığı Sam Keane kitabı, geçen yüzyılın ilk yarısındaki nükleer silahlanma yarışını ve en nihayetinde bir atom silahı yapıp yazarın da deyişiyle atomla beraber dünyayı da parçalama girişimlerini, müttefik kuvvetlerin kurduğu bir casus ağı üzerinden anlatıyor. İkinci Savaş esnasında hız kazanan nükleer silahı kullanılabilir şekilde icat etme ve bir savaş sonlandırıcı fatih güç aracı olarak kullanma yarışında hem Alman fizikçilerinin hem Batılı fizikçilerin ve hem de fizikten hiç anlamayan ama bir şekilde Mihver'in bu silahı yapmamasını sağlamak için hayatını ortaya koyan sıradan ve sıradışı askerlerin macerası bu. İlk 100 sayfadaki fizik anlatımları meseleye uzak olan okurlar için Çince etkisi yapsa da bu bölüm geçtikten sonra serüven başlıyor ve harika bir okuma tecrübesine yer açılıyor.
20. yüzyıl casusluk vakalarıyla ilgili birçok kitap yazan Ben Macintyre'ın Oleg Gordievsky'nin yaşamını anlattığı kitabı. Geçtiğimiz perşembe akşama doğru Say Kitap'ın Cağaloğlu mağazasından hemen kapıp ilk satın alan ve ilk okuyanı olduğum kitaba karşı içgüdüsel bir güvenim vardı ve bunda da yanılmadım. Hatta yanılmamayı geçtim, açık ara farkla bu sene okuduğum en iyi kurgu-dışı kitabın keyfini çıkardım. Geçen yüzyılın casusluk kitapları arasında okuduklarımdan Stephen Kinzer'ın Şahın Bütün Adamları ile beraber en iyisi oldu. Zikrettiğim kitap bir casusun değil bir vakanın ve operasyonun hikayesi olduğundan tema farklılığı Casus ve Hain'i tek başına benim zirveme taşıdı diyebilirim. Ertesi gün 24 saat nöbet tutacak olmama rağmen gecenin ortasına kadar ha bir sayfa daha ha bir bölüm daha diye diye okuyup başından zor ayrıldım bu pageturner'ın. Şimdi ise Ben Macintyre'ın bu alandaki diğer kitaplarının çıkmasını dört gözle beklediğim bir sürece girdim.
Fevkalade değerli olan bu seride sona gelirken '70'li yılları anlatan ciltler arasında en durağanı bu kitaptı. İlk yarısı 1985'le 1979 sonu arasında git-gellerle geçerken ikinci yarısı ordunun yarı muhtıra mektubunun gereksiz olmayan fakat yüksek gereği de bulunmayan detaylarıyla sürüp gidiyor, geri kalanı ise Korutürk sonrası cumhurbaşkanı seçimlerinin nafile turlarının kulis çalışmalarıyla azıcık renkleniyor.
1952'de iki bölüm yazılıp 1968'de son halini alan Murtaza, şu ana kadar okuduğum 18 Orhan Kemal romanı arasında en iyisi ve benden tam puan alan kitabı oldu. Orhan Kemal'in otobiyografik Baba Evi üçlemesinde de kendine yer bulan ve Cemile'de ön karakterlerden biri haline gelen muhacir aile ve evin babasını yazar bu romanda yine kullanmış ama bu kez karakteri baştan sona yepyeni bir kimliğe bürüyerek.