Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Dr. Şerefettin Güler Tarafından Yapılan Yorumlar

çokça hüzün yüklü kısa hikayelerle Yavuz hoca güzel bir kitap kaleme almış. benim için her kitap bir çiçek. ve her kitap bir dünyanın birikimlerini size akıtır. siz tek başınıza bütün dünyayı anlayamazsınız ama sizinle beraber yaşayan nice insanlar var. işte o insanlardan yazarlar hayatı anladıkları şekliyle size de sunarlar ve siz içinden kendiniz için değerli olan şeyleri çıkarıp alırsınız. Mesela bir hikayesinde şöyle bir söz geçiyor "Yalan dünya hoştur amma, akıbet mevt olmasa" evet bu kitapta hoştur alıp okuyabilir okutabilisiniz.
Şimdi yazar nobelli olunca ister istemez çıta yükseliyor. Beklenti artıyor. Daha kitabı okumaya başlayınca bile tarzdan dolayı bir hayal kırıklığı yaşıyorsunuz. bu kadar kısa cümleler ve bu kadar basit bir anlatım. Belki de tarzı bu ama beklentiyi karşılamıyor. Sonra aceba çeviri olduğu için mi diyecem ama derinliği sağlayan mesela herman hesse nin kitapları da var. demekki çeviri de sorun yok. Tarz farklı tıpkı hemingway gibi kısa cümleler. Oysa kemal tahiri okumak, tanpınarı okumak, tarık buğrayı okumak daha çok zevk veriyor. belki biraz da kahramanın toyluğundan dolayı bu tarz ortaya çıkıyor. çünkü kahramanımız daha yeni 20 sine giriyor ve öğrenci. kendisinden 7 yaş büyük ve evli birine aşık oluyor. Bir yıllık bir sürede bir liman kentinde geçen olaylar anlatılıyor. Bu son ihtimal akla yatkın bütün olay kahramanın ağzından anlatıldığı için onun toyluğu olduğu gibi yazıma aktarılmı. Ama gene de hiç okumamaktansa okunabilir.
Mümtaz Hoca bence bu kitapta çok fazla savrulmuş. Bir kıyas yapmak gerekirse Hasan Cemal'in kimse kızmasın kendimi yazdım kitabı çok ama çok daha derli toplu. Hele sonlara doğru kitap çok savrulmuş. Ve bence sağ kesime hiç değinilmemiş. eksik kalmış kitap. gerçi darbe peşinde koşanlar solcular daq olsa o dönemin atmosferini yansıtmak açısından bence o cenahta incelenmeliydi. herşeye rağmen kitap okunabilir mi derseniz tabii ki okunabilir. Ama hoca bence biraz daha derli toplu olmalıydı. Mesela ben yüksek lisans tezi hazırlayıp jüriye girseydim ve hocanın yazdığı kitabı başlık ve içerik olarak sunsaydım daha en başından sondaki bölümler için ne alaka deyip çizerlerdi. velhasılı kelam dağınık da olsa okunabilir bir kitap.
bence oldukça güzel bir kitap. dili de oldukça güzel. çok güzel saptamalara yer verilmiş. Türkiye'nin kuruluşunu merak edenler ve 1993 yılına kadar yaşanan gelişmeler oldukça tarafsız bir dille dile getirilmiş. ancak kitabın bir yerinde çok vahim bir cümle var. kitabın 17. sayfasında dile getirilen bu cümle bence kitaba yakışmamış. şöyleki " artık seküler bir cumhuriyet kurmaya yetecek toplumsal temel vardı ve modernlik yönünde hızla ilerlemeyi ancak böyle bir rejim sağlayabilirdi." bu cümle kurtuluş savaşının kazanılmasından sonra kurulacak devlet biçiminin tartışılması bahsinde kullanılıyor. Ama bu seküler toplum ne zaman oluşmuştu. doğrusu çok ama çok iddialı bir cümle. Bugün bile toplumun seküler olduğunu idaa etmek oldukça iddialı görünürken henüz yeni yıkılmış bir Osmanlının enkazından seküler bir toplum çıkaran feroz ahmad bence yanlış bir çıkarıma ulaşmamış. ama kitab geneli bakımından okunabilir düzeyde ve kaliteli bir kitap bu cümle hariç.
Esasen bazı yazarları değil tüm yazarları biz kategorize ederiz. Roman yazan gözümüzde romancı, şiir yazan da şair dir. Bu düz mantığımız bizi farklı bir türle karşılaştığında yarı yolda bırakıyor. İyi tanıdığınız bir şairin bir romanını okusanız muhtemelen olmamış,şiirde daha iyi dersiniz. doğrudur çünkü biz ona şiir dünyasında güzel bir yer ayırmışız. öyle hemen de romancı yapmayız. Maaluf da esasen çok kötü olmasa da denemeleriyle de karşımızda ve bence çok güzel tespitleri de var. İkinci bölümde arap israil savaşı ve nasırı anlatışı, göç ve göçmenin çifte kişiliği ve birlikta yaşamak üzerine güzel denemeler kaleme almış. Ama bu ama da gösteriyor ki yazarımız aslında iyi bir romancı.