Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Dr. Şerefettin Güler Tarafından Yapılan Yorumlar
Yıllar sonra öğrencilik günlerimi tazelemek ve bilgiyi de tazelemek için alıp okuduğum bir kitap. öncelikle dili sade yani sıkılmak yok. ikincisi derinlemesine tahliller yok ama giriş babından sayılmak kaydıyla çok güzel bir kitap. Kitapta bayağı bir yerin altını çizdim doğrusu. hala okumadıysanız ve siyasete ilgi duyuyorsanız giriş babından tavsiye edilir. örneğin kitabın bir bölümü de siyasal partiler. Ama biz talebeyken 540 sayfalık bir kitap okumuştuk sırf siyasal partilerle ilgili. neyse ilginiz varsa kesinlikle pişman olmayacağınız kitaplardan biri. ha bu arada karizma nedir sorusuna çok enteresan bir cevap verilmiş okuyun bilgilenin.
Kitap aslında israil devletinin kuruluş hikayesini ve filistin direnişini anlatıyor. tabii bu arada iki ayrı savaşta arapların nasıl 6 saat içinde tarumar olduğunu da anlatıyor. bana kalırsa siyonizim ikinci dünya savaşında yaşanan veya planlı yaşatılan yahudi soykırımını iyi kullandı. bir başka ifade ile avrupadaki bir çok yahudi için gemiler yanmıştı ve tek vatan vardı israil ve onun için herşeyi yaptılar ölümüne. çünkü gidecek başka bir yerleri yoktu. ha arkada akdeniz vardı. tıpkı kitabın içinde arapların dediği gibi sizi denize dökeceğiz. ama maalesef yahudiler bugün bütün filistini ele geçirmiş durumdalar ve kaybetmemek için galiba herşeyi yapacaklar. bu saatten sonra arapların da bir şey yapmaları imkansız. kitap aslında iki ayrı aile hikyesinde iki tairihi anlatıyor. fena değil. çok sıkıcı da değil. bence okunabilir. ancak bir şey tam netliğe kavuşturulmamış. kitabın filistinli erkek kahramanı beşir kimdir ne yapmıştır tam net değil. ama yine de bugünkü israil ve filistini merak edenler için dün ve önceki günkü israil ve filistini okuyabilirler.
Kitabın adı çok iddialı ama içerik bence biraz satıhta kalmış. Yinede Mesela erzurum kongresinde alınan bir çok kararın bugüne yansımadığı veya nutuk tam da istenildiği gibi yazıldığı yahut atatürk'ün gözünden yaralanması gibi bir çok olaya yüzeysel de olsa değiniliyor. ancak çok fazla dilbilgisi yani yazım yanlışı var. dil akıcı sondan bir önceki yazarın dili hariç çok farklı bir tarzı var onun. ama herşeye rağmen alınıp okunabilir bir kitap.
enteresan bir kitap. bu dönemi merak edenler için sınırlı da olsa tahliller içeriyor. ittihad ve terakinin ülkeyi neden bir bataklığa sürüklediği de satır aralarında ortaya çıkıyor. bulgarlar ve sırplar hakkında da enteresan bilgiler var. Ama benim için en önemli satırlardan biri bismarkın istanbul için sarfettiğ söz. hakikaten ilginç. hem de yüzyıl önce söylenmiş ama bugün hala geçerliliğini koruyan bir söz. Merak edenler kitabın 76. sayfasına bakabilirler. dergah yayınları iyi bir iş çıkarmış. bence mutlaka alınıp okunabilir bir kitap.
ölüm mü İŞKENCE Mİ? herhalde herkes ölümü tercih eder. hep kulaktan kulağa duyduğumuz diyarbakır cezaevi işkencelerini yaşayan birinden dinlemek daha farklı oluyor. Hasan Cemal de kürtler kitabının girişinde anlatmıştı. yaşlı genç suçlu suçsuz binlerce insana işkenceyi sistematik bir şekilde uygulayan bu rütbeliler ve erler mutlaka yargılanmalı. çünkü yargılanmazsa yarın aynı şey bizim de başımıza gelebilir. sizin başınıza gelebilir. herkes adalete hesap verirse kanunun dışına çıkmak zorlaşır. yoksa herkes adaleti kendisi sağlamaya çalışır. ha bir de amerikanın ırakta yaptığı işkencelere bakıp vah vah diyoruz. kendi pisliğimize baksak herhalde insan içine çıkamayız.
artı bu işkencecilerin çoğu da er. hani tertipcilikten şikayet edip sıra kendilerine gelince aynısını yapan cinsler. asıl bunlar utanmalı. asıl bunları bulup yargılamalı.
velhasıl faili meçhul cinayetleri merak ediyorsanız ve diyarbakır cezaevinde aslında ne oldu bilmek istiyorsanız alın okuyun. değer doğrusu.